Don vurmuş ruhların resmi saklı ruhumun bir yerinde,
Hayatın sitemi konusunda bir görev insanı mıyım?
İlk gözden düşenlerin acıyarak bakışları arasında,
Yüreğime sığmayan duygular çok derinde!
Güç ve merhametsizliği sınama ihtiyacı,
Zamanın burcunda geziniyor bakışların,
Geçitsiz kıl ki her şeyi,
Nasıl olsa dönecek gün kendince
Kederlere karışmadan,
Unutarak sil olup bitenleri.
Eylül!
Yazması yaşamak kadar zor
Namlunun ucunda
Dokuz yaşında çocukluğum
Aynı sepete konulanlar ezilirdi
Segmentlere ayrıldı ezilecekler
Müşteri diyorlardı en kabasından
Cebini boşalttıkları herkesi
Karanlık localarda eziyorlardı
Misyonerlik maskesi
Din sosu
Haçlının hükmünü yaymak
Dinler arası diyalog safsatası
Bütün gün kırlarda,
Deniz kenarında dolaştım,
Güneş hayale izin vermeyecek aydınlıktaydı
Dünyanın tüm güzelliğini,
Gözlerimle sözlerime çektim
Yurdumun insanı meraktan soruyor işte
Nerelisin?
Gönlümün sağ üst köşesinden diyorum,
Orası neresi
Her düşünce otlağında topaldır
Yaralı çıkmasa bile yola dikenli ayakları yaradır
Gelecek şafaklara doğru kendini yürütürken
Kafilenin tam önünde giden o fikir
Bayrağını taşıyan koldur
Hayatında ne yaşıyorsa insan,
Genelde kendi seçimidir.
Kendi seçimi olmayan yaşadıkları,
İnsan yüreğinde eğer
Bir dayatmaya dönüşmüşse yaradır.
Deniz dinlendiği zamanlarda sahildeki kayalıklar nefes alır.
Yalnızlık büyük bir kalabalığın hazırlığıdır.
Satırların arasında hep tedirginlik dolaştırır her koşuk
Çünkü kaygıdır yır
Okur olmak meraklı ve haz dolu bir bekleyişi tercih etmektir.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!