İyi oynayan kötülerin dünyasında yaşıyorlardı,
Hainlerin iğvasına kapılmış,
Edepsiz bir yıkıntı gibi,
Ekmeğin dilimini küçültüyordu.
Şehirlerin pencerelerini mavi renk boyuyorlardı,
Fütursuzca konuşan gözleri vardı,
Derinlerde büyük bir kıvılcım yakardı,
Görmüş geçirmiş olmasına rağmen yine de bakardı.
Ununu eleyip duvara asmış
Demelerine bakmayın,
Küskünlüğü başlatma
Hüznün bakiyesi de hüzündür bilirsin
Gidersin geride kalır gözlerin
Sonra özledim dersin
Nasıl soluk alıp verir, nefeslenirim
Yoklamayı ilk Cemal Süreya almıştı,
Mutluluktan ses çıkmamıştı.
Hala mutluluğa yoklama alanları görünce,
Mutluluk yoklamada
Buradayım diyemiyordu
Başlar ayak ayaklar baş oldu,
Dünyamız tersine döndü,
Çürüdü insanlık
Yozlaşmak ikram buldu
Asr-ı saadet biteli
Ne kötü bir arkadaştı nefsim
Doymadı hiçbir mevsim
Son duruşmayı beklemeden
Yargılayalım kendimizi
Doğumdan ölüme seferberliktir hayat,
İnsan önüne çıkan her menzile bir ad verir
Nefsini bu menzillerden geçirmek,
Hak aşkına ulaşması içindir.
Vazgeçmeden yolculuğun her an,
Ağrı başını mengene gibi sıkıyordu,
Acılara kafa tutmanın bedeliydi belki
Hayatını düsturla biçimlendirmeyi severdi
Elleriyle tutarak öptüğü dudakların izi,
Takatsiz avuçlarında bir sızı
İlk insandan bu yana değişmeyen
Tek vahşet rüşvettir,
Saray dışı düşünür ve felsefeci şair
Fuzuli saraya yazdığı,
Şikayetname de;
Parlak anı ve tecrübeler
Dünyayı kendi zamanlarında döndürür.
Dayatılan kuralları sarsmak isterken,
Kural dışı tutumları yargılananlar,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!