Deniz dinlendiği zamanlarda sahildeki kayalıklar nefes alır.
Yalnızlık büyük bir kalabalığın hazırlığıdır.
Satırların arasında hep tedirginlik dolaştırır her koşuk
Çünkü kaygıdır yır
Okur olmak meraklı ve haz dolu bir bekleyişi tercih etmektir.
Lodosun okyanusla savaşı gibi cebelleşiyor,
Bencil çıkarları için gözü kimseyi görmüyordu,
Şimdi canımın içinde özü bir çiçek kökü gibi çürüdü
Gözyaşları ne işe yarar,
Okyanusların suyunu boşa harcadıktan sonra,
Hasretin diken oldu yüreğime batıyorsun...
Belki sen de beni düşünüyor,
Gözleri açık mı yatıyorsun
Aşkımız budandıkça zamana yarıyordu,
Sevmeyecekse gözlerin,
Mevlana bir sözünde diyor ki;
✓ Kalp deniz dil kıyıdır. Kalpte ne varsa dile o vurur.
Ayrılığımızın çok uzun sürdü arası,
Yalnızlık öğretti sebebini bize uzaklığın nedeniydi dil yasası!
Kaygan taşlar gibi,
Zaman aşındırıyor bizi
Yatak değiştiren sular benzeri,
İnsanda mekandan mekana akıyor,
Ferahlığı tebdil-i mekanda arıyor.
Ürkütücü acayipliklerin dahli olanlar,
Savaş nidası ‘Tekbiri’ şiddetin şifresi yaptılar.
Her daim saldırganlık yolunda bir zindelik,
Ezen mağrurlar karşısında olması gerekirken,
Ezenlerin diline dolandı tekbir.
Dile sığmıyor sözler
Aynı kumaştan dokunmuş
Atacağım taşlar
Kusursuzdu fırıldaklar
Şeytanı kötülüklerle aklıyor
Sen hep konuştuklarımı duyuyorsun,
Ya sustuklarım
İçinden geçenleri dışından geçenlere göstermek,
Ne kadar zor
Bir yazan bilir, birde susmasını bilen...
Bahar her sabah göklerden gelen paslı seslerin,
Gıcırtısı ile dalardı kulaklarımıza
Yüzlerce çelik ağızlı makaslar kesiyordu,
Göklerin mavisini
Havada cehennem gibi bir gürültü şakırdıyordu
Hayatta ciddiyeti
Bir tek ölüm bozar.
Toprağın altı da üstü gibi,
Kendini vazgeçilmez sananlarla doludur,
Benzerliği her iki tarafta olanların




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!