Vurulmuşum,
Düşmüşüm,
Alnımda kan,
O benim gülüşüm
Düştüğüm yerden kalkmışım,
Seviyordum, seviyordun,
Bunu biliyordum, biliyordun,
Yine de arada bir gidiyordun...
Dönüp, dolaşıp,
Yine geliyordun...
Başkalarının hayatı yok sayılıyordu,
Herkesin hayatı gözlenebiliyor,
Hayatlar her an karartılıyordu.
Onca yıkıntı arasında gözler ve eller,
Tutunacak bir dal ve sığınacak bir liman arıyorken,
Yarısı diğer zamanlı bir acı
Yarısı o an yaşanan kesif bir sancı
Acıyan taraflarımız
Sürekli yarım kalır
Mola verdiğimiz zamanlar,
Hayattan artakalan zamanlardır,
Geceler hayatın en büyük molasıdır,
Yalnız karanlık, ölümünde bir parçasıdır.
Belkide bu sebeple korkuttuğu için,
Özgürlük bir paranteze asla sığmaz,
Paranteze alınacak olan
Özgürlüğü kısıtlama niyetidir
Küresel ihanet ihalesini kazananlar,
Verdikleri ödünlerin bedelini bize ödetemezler.
Yaptıklarımızı pişman olmak için yapmayız ki
İnsanın insana pişman olacak niyetle yaptıklarına pişman olduğu anı, görmemiş olduğumuza bu dünyadan pişman gideriz.
Pişman olup pişmeyen insan yoktur,
Ne olduğumuzu, neler olduğunu biz değil,
Bizden sonraki kuşaklar anlayacak ve anlatacaklar
Dışı kabuk, içi oyuk,
Sesi çok etkisi yok,
Ne ararsan kendinde ara,
Sende de mi yok?
Ne yer ne de gök,
Gemi hepimizin
Kaptanlığı ne derece olduğu bilinmeyen
Birine teslim edileli
Kifayetsiz bir sağduyu sürüklüyor bizi
İpliği ta baştan pazara çıkmış
Kendini ayrıcalıklı gören kapital
Eşitsizliği üreten sistemin başlangıcı
Üretim araçlarının ürettiklerinin
Tamamına yakınını cebe indirenlere verilen ad
En büyük çelişkisi emeğe saygısızlığı,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!