Felekten bir gün çalmak istedim,
Bana hırsız demeye kalktılar,
Gerçek hırsızları gösterdim,
Çok tahammülsüzsün dediler.
Önder Karaçay
Aydınlık vicdan uykusuna yatmış uykudaydı
Gece zifiri perdesini iyice çekmişti üzerine,
Küskün ağaçların dalları aşağıya sarkıyordu,
Bu karanlık gecenin sonu aydınlığa gebeydi.
Denizde dalgalar dinlenmeye çekilmişti,
Takmasa ağanın baskısı, ekmek sıkıntısı
Taksa boğuyor haltası
Modern köle tasması
Boyun bağı
İki yakası bir araya gelmeyenlerin düğmesi
Fanustan sızan fısıltı değil ki
Bir kere ahlak ayağa düşmeye görsün
Kötülük içinde yolunu şaşırmış birine,
Acaba yaratanın lütfu uğrar mı dersin?
Yaptıklarımızı pişman olmak için yapmayız ki
İnsanın insana pişman olacak niyetle yaptıklarına pişman olduğu anı, görmemiş olduğumuza bu dünyadan pişman gideriz.
Pişman olup pişmeyen insan yoktur,
Ne olduğumuzu, neler olduğunu biz değil,
Bizden sonraki kuşaklar anlayacak ve anlatacaklar
Yarısı diğer zamanlı bir acı
Yarısı o an yaşanan kesif bir sancı
Acıyan taraflarımız
Sürekli yarım kalır
Özgürlükler reklam arası bir paranteze asla sığmaz, paranteze alınacak olan özgürlüğü kısıtlama niyetidir
Küresel ihanet ihalesini kazananlar, verdikleri ödünlerin bedelini bize ödetmeye kalktılar
Gömlek değiştirenlerin gömlekleri bize yakışmaz, utanmayan her çıkarcı işbirlikçiye yakışıyor
Liberal cilası çizilmişlerin yaması olamayız.
Kinine hizmet adına ateş püskürenler, Ortadoğu bataklığında kan ateşi yakanlardı.
Parantezin yayını kirli işbirlikçileri ile bükmeye çalışanların bileklerinin gücü yetmeyeceği gibi,
Seviyordum, seviyordun,
Bunu biliyordum, biliyordun,
Yine de arada bir gidiyordun...
Dönüp, dolaşıp,
Yine geliyordun...
Mola verdiğimiz zamanlar,
Hayattan artakalan zamanlardır,
Geceler hayatın en büyük molasıdır,
Yalnız karanlık, ölümünde bir parçasıdır.
Belkide bu sebeple korkuttuğu için,
Parayı en bulmak için,
Köşeyi dönmek putlaştı.
Bağımlılığı artırmak için,
Teknoloji putlaştı.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!