Gelmeyeceğini bile bile bekliyorum işte,
Beklemekten vazgeçer geri dönerim bu gidişle
Gittiğinden beri
Sol yanımda ve soluğum da kaldın,
Seni geri veririm diye soluk alıp veremedim.
Parlak anı ve tecrübeler
Dünyayı kendi zamanlarında döndürür.
Dayatılan kuralları sarsmak isterken,
Kural dışı tutumları yargılananlar,
Ağrı başını mengene gibi sıkıyordu,
Acılara kafa tutmanın bedeliydi belki
Hayatını düsturla biçimlendirmeyi severdi
Elleriyle tutarak öptüğü dudakların izi,
Takatsiz avuçlarında bir sızı
İlk insandan bu yana değişmeyen
Tek vahşet rüşvettir,
Saray dışı düşünür ve felsefeci şair
Fuzuli saraya yazdığı,
Şikayetname de;
Hayat mıknatıs gibi bir zıtlıktır
İnsan ve toplumlar
Geçmişte sorunsuz olmadı,
Gelecekte de olmayacaklar
Konumlandırma ve koşullandırma,
Toplum hastalıkları adına ihtisas yaptığım,
İki ders konum
İnsanlık tarihinin iki belası
Koşullandırılması gerekenlerin bilinçaltına,
Gökyüzü rengini denizlerde vuruyordu yüze,
Bu asil mavinin içinde insan
Karanlıkta kaldı çıkamadı bir türlü düze.
Doğa ayırmış hepimizi,
Rengimizi, dilimizi,
Göze geliriz korkusuyla,
Göz göze gelemiyorduk
İnsanlığın derin geleneği temaşanın,
Tefekkür ve farkında olmak olduğunu
Geç anladık.
Başlar ayak ayaklar baş oldu,
Dünyamız tersine döndü,
Çürüdü insanlık
Yozlaşmak ikram buldu
Asr-ı saadet biteli
Ne kötü bir arkadaştı nefsim
Doymadı hiçbir mevsim
Son duruşmayı beklemeden
Yargılayalım kendimizi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!