Konumlandırma ve koşullandırma,
Toplum hastalıkları adına ihtisas yaptığım,
İki ders konum
İnsanlık tarihinin iki belası
Koşullandırılması gerekenlerin bilinçaltına,
Gökyüzü rengini denizlerde vuruyordu yüze,
Bu asil mavinin içinde insan
Karanlıkta kaldı çıkamadı bir türlü düze.
Doğa ayırmış hepimizi,
Rengimizi, dilimizi,
Göze geliriz korkusuyla,
Göz göze gelemiyorduk
İnsanlığın derin geleneği temaşanın,
Tefekkür ve farkında olmak olduğunu
Geç anladık.
Görmek için yüz gözü olduğuna inanılan mitolojik kahraman argus olmaya gerek yok ki!
Akıl ve yürek gözü kapalı olanların hedef ve yolları aynı iken at izi it izine karıştı.
Mevzi ve menzilleri aynı olanlar besledi birbirlerini!
Geçmişe çengel atanlar iniltileri suymak yerine mırıldanıyor şimdi.
Daha çok küçüksün,
Gözlerimde bir büyü
Senin büyüdüğüne inanmadan,
Sen kendini büyüdüm sanırsın.
Büyüle beni küçüğüm
Eylül!
Yazması yaşamak kadar zor
Namlunun ucunda
Dokuz yaşında çocukluğum
Aynı sepete konulanlar ezilirdi
Segmentlere ayrıldı ezilecekler
Müşteri diyorlardı en kabasından
Cebini boşalttıkları herkesi
Karanlık localarda eziyorlardı
Misyonerlik maskesi
Din sosu
Haçlının hükmünü yaymak
Dinler arası diyalog safsatası
Bütün gün kırlarda,
Deniz kenarında dolaştım,
Güneş hayale izin vermeyecek aydınlıktaydı
Dünyanın tüm güzelliğini,
Gözlerimle sözlerime çektim
Yurdumun insanı meraktan soruyor işte
Nerelisin?
Gönlümün sağ üst köşesinden diyorum,
Orası neresi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!