Ne gariptir insan,
Güçsüze vurana hayran kalıyor
Zalime alkış oluyor
Nedense karakteri sağlam insanların,
Yüreği ve ruhu yaralarla doludur
Misyonerlik maskesi
Din sosu
Haçlının hükmünü yaymak
Dinler arası diyalog safsatası
Aynı sepete konulanlar ezilirdi
Segmentlere ayrıldı ezilecekler
Müşteri diyorlardı en kabasından
Cebini boşalttıkları herkesi
Karanlık localarda eziyorlardı
Eylül!
Yazması yaşamak kadar zor
Namlunun ucunda
Dokuz yaşında çocukluğum
Her düşünce otlağında topaldır
Yaralı çıkmasa bile yola dikenli ayakları yaradır
Gelecek şafaklara doğru kendini yürütürken
Kafilenin tam önünde giden o fikir
Bayrağını taşıyan koldur
Göze geliriz korkusuyla,
Göz göze gelemiyorduk
İnsanlığın derin geleneği temaşanın,
Tefekkür ve farkında olmak olduğunu
Geç anladık.
İlk insandan bu yana değişmeyen
Tek vahşet rüşvettir,
Saray dışı düşünür ve felsefeci şair
Fuzuli saraya yazdığı,
Şikayetname de;
Ağrı başını mengene gibi sıkıyordu,
Acılara kafa tutmanın bedeliydi belki
Hayatını düsturla biçimlendirmeyi severdi
Elleriyle tutarak öptüğü dudakların izi,
Takatsiz avuçlarında bir sızı
Parlak anı ve tecrübeler
Dünyayı kendi zamanlarında döndürür.
Dayatılan kuralları sarsmak isterken,
Kural dışı tutumları yargılananlar,
Hayat mıknatıs gibi bir zıtlıktır
İnsan ve toplumlar
Geçmişte sorunsuz olmadı,
Gelecekte de olmayacaklar




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!