Hayatta ne gördüysek,
Ne gösterildiyse hepsi gösterişti.
Hukuksuzluğa örülmüştü duvarlar,
Şişmiş ezikliğin egoya dönüşmüş hali
Dökülüyordu duvarda sıvalar
Hasretin gibi çarpıyorum sözlerimi hesabına,
Benim gibi yerinde duramayan, içimi kurcalayan,
Çilemi içimden çıkarıp atıyorum senin adına
Doymadım sana olan sevgimin tadına.
Geceler su gibi dökülüyor gözümden
İnsanlığın ilk fizikçileri
Fiziğin dışında da konular bulmuşlar,
Varoluş, varlık, evrensel iletişim,
Uzay ve zaman gibi
Zaman; zamanla fiziğin konusu olmaya başlayınca,
Her insanın kendi hayatına bir roman,
Kendisi de o romana kahramandı.
Hayatını kazanmak için harcadığı,
….ve asla geri alamayacağı zamandı.
İnsan her istediğini anlatamaz ki,
Korku bilmez şairler,
Mirasları da korkusuzdur,
Dizelerinde, sözlerinde direnişi aşılarlar.
Korku hesaplı bir seçim olduğu için,
Şairlere göre korku kaypaklıktır
En çok bolluk alın teri yağmurları ile olurdu,
Ne zaman ki alın teri içenler çoğalmaya başladı,
Kuraklık mevsim oldu.
Alın teri dökmeyi bilmeyenler,
İçmeyi biliyordu
Dünyada ilk kez
Canlı helak yaşandı
İnatçı içi boş yapraklar
Dalında donup kaldı
Kült yapılar dikiliyordu etrafımıza
Ağalar dikiyordu bu yapıları
Yeşilin üzerine, gökyüzüne..
Kabul görmemişlik inşa ediliyordu üzerimize
Toprak ağalığı sürükleyip getirmişti
Affedecek kadar olgunlaştım,
Tekrar güvenmeyecek kadar da
Affedecekkerimden uzaklaştım
Sevmek görsel güzelliğe tutkuyla bağlanmak değil ki;
Beklemediğin bir anda kendimi bulduğum bir bakışdın.
Nefsimle içtim badeyi mahşerde,
Tamah belasına düşmüş zalimlerin,
Her biri canlı öldü bir başka yerde,
Cehennemleri geldi dünyalarına,
Çekecekler cezalarını her nefeslerinde.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!