Aşka düşürdün,
Cefasını benimle birlikte,
Çekmeden gittin.
İçime ağlar oldum,
Gözyaşlarım peşinde kurudu,
Kendi bahçesine çöp bile olamayanlar
Bizim bahçemizde çiçek olmaya çalıştılar.
Birde kalkıp bizim çiçeklerimizi beğenmeyip
Dağdan gelip bağdakini kovmaya kalktılar.
Yardan kaldı bu eski yara,
Kanıyor ikide bir, dar geliyor kabuklara,
Biçimsiz bir cücenin uyanışı gibi devdi,
Eski yarın aşkı içimde hele bir uyana
Yoldum, yolcuda,
Yürek şeklindedir
Ihlamur ağaçlarının yaprakları
Yürekli her ağaç gibi
Biraz çarpık, kenarları tırtıklı
Dişli ve uzun saplıdır
Kurtuluşu başka yerden beklemeyi öğretmişlerdi
Kendi kendini kurtarabileceğini hiç düşünemedi
Kendini kurtarabileceği bir hali kalmadı
....ve öldü!
Dilinde sözü,
Omzunda bir sazı vardı,
Sanki yüreğinde ve omzunda,
Dünyayı taşıyordu
Önder Karaçay
Aklını ve vicdanını kullanmayan toplumların
Tepesine kendi pisliği yağar
Ağıt toplumu olmalarının
Yaslarının hiç bitmeme sebebidir
Devrimi yarım bırakanlar
Hayat üç boyutlu bir süreç
Dün geçti,
Sınırdayız
Gelecek yarın da
Dün öldü, tecrübeydi
'Ve' ve 'da' ayrı yazılır...
Ayrılmasınlar diye 'veda' yazılır,
Yine de insanlar ayrılır...
Kendinizi suçlu hissedersiniz ve/da yazdınız diye!
Hiyerarşi merdiveninde çalışıyordu,
Darağacı ustası
Uyuşuk eşekler kımıldamıyordu yerinden
Omzuna basana yer açmaktan




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!