Musiki neslinin bitişi çok oldu,
Saflık derecesinde bir iyimserlik neyi çözer ki
Kısır çalı fidanlar misali kalemler heykelden şiire kadar edebiyatımız felce uğrattı
Safdillilik tıbbın konusu olsa gerek,
Aynı nağmeleri gevelemek nasıl bir niyetti
Bir gün dahi aşksız geçmişse hayat beyhudedir,
Aşkta ayrıma gerek yok
Önemli olan aşkla bağlanabilmektir
Hayata ve hayattan gidişe
Aşkın tarifede ihtiyacı yok
Sabır dermandır,
Yaraları zamana sarar.
Mahallenin hamisi
Israrlı olan Eşref’in,
Dağlar kızı Reyhan sevdasıydı
Hangi yönden bakarsak bakalım
İnsanın yanlış yaptığını zehabıyla titreten
Bir tehdit var
.........Gözlerinde
Gördüğü karşısında belli ki görenin gücü yok
Boynu eğik bir telaş içerisinde
Sırtımızı dönmüştük birbirimize,
Ayrılığın kollarında kaldık birden bire,
Tekrar kavuşmak istesek bile,
Yalnızlık kendine çekti bizi ha bire
İki boynu bükük (!) benziyorduk güle,
Hayatın kıyısında tuttum bu notları,
Yaşadıklarımın karşılığına denk gelen
Küçük tecrübelerimin şerhleri,
Her kelime, her cümle, her harf
Bir yaraya parmak bassın istedim,
Vasiyetimi de zula ettim;
Kimin getirdiği belli olmayan
Bir hüzün bürümüştü yüzünü,
Çıplak bir davet uzatırdı
Şaşkın tebessümünü
Gözlerinde sürekli insan suretleri çizer
Kozmos güzeldi,
İnsan gibi bir hastalığı olmasaydı...
Sağ tarafımız almıyor yaralı taraflarımızı,
İnsan görünümlü çakal devrinde..
Artık çekmiyorsan nefesini
O zaman çek üzerine gecenin rengini
Toprakta buldun aradığın dengini
Ve bu sefer büyük kapattın gözlerini
Ölüm dediğin uzun bir uyku,
Günleri sayılıydı
Haddi zatında ham ervah biriydi
İçi çıfıt çarşısı gibi
Her gittiği yeri,
Dingonun ahırına çeviriyordu




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!