Üzerimize doğru geliyordu dünya,
Kendini mahmuzlayanların intikamıydı bu.
Akıl ve vicdan insana
Geçmişi anımsasın, geleceği kurgulasın
Gelmeyeceğini bile bile bekliyorum işte,
Beklemekten vazgeçer geri dönerim bu gidişle
Gittiğinden beri
Sol yanımda ve soluğum da kaldın,
Seni geri veririm diye soluk alıp veremedim.
Ne kötü bir arkadaştı nefsim
Doymadı hiçbir mevsim
Son duruşmayı beklemeden
Yargılayalım kendimizi
Hangi ateşin aleviyim ki ben sürekli yanıyorum
Zamanın söndüremediği son yangındır Madımak
Ateş utandı yeryüzü çetesinin soyu utanmadı can yakmaktan
Metin Altıok'a sordular
Odunlar çürümüş olmalı
Dam üstümüze çöküyor
Renkli yıkımın çekilen röntgenin de
Doktorun yorumu sonuçla tutmuyor,
Hasta can çekişiyor
Beykoz'da
İstanbul boğazına bakardı odam
Sırtım dönük
Martıların havada kalan açlıklarının
Resmini şiirlere çizerdim...
İyi oynayan kötülerin dünyasında yaşıyorlardı,
Hainlerin iğvasına kapılmış,
Edepsiz bir yıkıntı gibi,
Ekmeğin dilimini küçültüyordu.
Şehirlerin pencerelerini mavi renk boyuyorlardı,
Yoklamayı ilk Cemal Süreya almıştı,
Mutluluktan ses çıkmamıştı.
Hala mutluluğa yoklama alanları görünce,
Mutluluk yoklamada
Buradayım diyemiyordu
Fütursuzca konuşan gözleri vardı,
Derinlerde büyük bir kıvılcım yakardı,
Görmüş geçirmiş olmasına rağmen yine de bakardı.
Ununu eleyip duvara asmış
Demelerine bakmayın,
Küskünlüğü başlatma
Hüznün bakiyesi de hüzündür bilirsin
Gidersin geride kalır gözlerin
Sonra özledim dersin
Nasıl soluk alıp verir, nefeslenirim




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!