Bütün gün kırlarda,
Deniz kenarında dolaştım,
Güneş hayale izin vermeyecek aydınlıktaydı
Dünyanın tüm güzelliğini,
Gözlerimle sözlerime çektim
Yurdumun insanı meraktan soruyor işte
Nerelisin?
Gönlümün sağ üst köşesinden diyorum,
Orası neresi
Ne gariptir insan,
Güçsüze vurana hayran kalıyor
Zalime alkış oluyor
Nedense karakteri sağlam insanların,
Yüreği ve ruhu yaralarla doludur
Misyonerlik maskesi
Din sosu
Haçlının hükmünü yaymak
Dinler arası diyalog safsatası
Aynı sepete konulanlar ezilirdi
Segmentlere ayrıldı ezilecekler
Müşteri diyorlardı en kabasından
Cebini boşalttıkları herkesi
Karanlık localarda eziyorlardı
Eylül!
Yazması yaşamak kadar zor
Namlunun ucunda
Dokuz yaşında çocukluğum
Her düşünce otlağında topaldır
Yaralı çıkmasa bile yola dikenli ayakları yaradır
Gelecek şafaklara doğru kendini yürütürken
Kafilenin tam önünde giden o fikir
Bayrağını taşıyan koldur
Hayatında ne yaşıyorsa insan,
Genelde kendi seçimidir.
Kendi seçimi olmayan yaşadıkları,
İnsan yüreğinde eğer
Bir dayatmaya dönüşmüşse yaradır.
Deniz dinlendiği zamanlarda sahildeki kayalıklar nefes alır.
Yalnızlık büyük bir kalabalığın hazırlığıdır.
Satırların arasında hep tedirginlik dolaştırır her koşuk
Çünkü kaygıdır yır
Okur olmak meraklı ve haz dolu bir bekleyişi tercih etmektir.
Mevlana bir sözünde diyor ki;
✓ Kalp deniz dil kıyıdır. Kalpte ne varsa dile o vurur.
Ayrılığımızın çok uzun sürdü arası,
Yalnızlık öğretti sebebini bize uzaklığın nedeniydi dil yasası!




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!