Korku bilmez şairler,
Mirasları da korkusuzdur,
Dizelerinde, sözlerinde direnişi aşılarlar.
Korku hesaplı bir seçim olduğu için,
Şairlere göre korku kaypaklıktır
En çok bolluk alın teri yağmurları ile olurdu,
Ne zaman ki alın teri içenler çoğalmaya başladı,
Kuraklık mevsim oldu.
Alın teri dökmeyi bilmeyenler,
İçmeyi biliyordu
Her insanın kendi hayatına bir roman,
Kendisi de o romana kahramandı.
Hayatını kazanmak için harcadığı,
….ve asla geri alamayacağı zamandı.
İnsan her istediğini anlatamaz ki,
İnsanlığın ilk fizikçileri
Fiziğin dışında da konular bulmuşlar,
Varoluş, varlık, evrensel iletişim,
Uzay ve zaman gibi
Zaman; zamanla fiziğin konusu olmaya başlayınca,
Kült yapılar dikiliyordu etrafımıza
Ağalar dikiyordu bu yapıları
Yeşilin üzerine, gökyüzüne..
Kabul görmemişlik inşa ediliyordu üzerimize
Toprak ağalığı sürükleyip getirmişti
Affedecek kadar olgunlaştım,
Tekrar güvenmeyecek kadar da
Affedecekkerimden uzaklaştım
Sevmek görsel güzelliğe tutkuyla bağlanmak değil ki;
Beklemediğin bir anda kendimi bulduğum bir bakışdın.
Ar gibi yürü hayatta,
Cenaze gibi kimseye yük olma,
Kendi yükünü kendine yükle
Cebri sakın kimseye dayatma.
Sapsarı yüzlere, kupkuru dudaklara sor,
Zembereği boşaldı zamanın
Timsah gözyaşları akarken,
Bir çağrı gibi siniyor gözlerime,
Gözlerinden yansıyan ize isyanım
Geçen zamanı hatırlama yolculuğunda,
Sokaklar bir gölgenin üzerine ağ gibi düşmesini,
Yaşamlar üzerlerinde ki gölgeni gitmesini
Bekleyenlerle dolu
Ağa her düşenin başına
Fırtına kopsa hiç bir şey düşmüyordu,
Görmek için yüz gözü olduğuna inanılan mitolojik kahraman argus olmaya gerek yok ki!
Akıl ve yürek gözü kapalı olanların hedef ve yolları aynı iken at izi it izine karıştı.
Mevzi ve menzilleri aynı olanlar besledi birbirlerini!
Geçmişe çengel atanlar iniltileri suymak yerine mırıldanıyor şimdi.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!