Kültür Sanat Edebiyat Şiir

Erinç Türk
Erinç Türk

Yaşam , yaşamak içindir yaşlanmak için değil.

  • serbest kürsü07.08.2017 - 12:27

    serbest kürsü :
    özgürlüğün yasası
    dilin suskun
    gözün bakışı
    ruhun haykırışı
    ve bir dilenci olmamak
    efes//35

  • serbest kürsü06.08.2017 - 15:25

    Sen yoksun
    Acı acı öttü gene Karşıyaka vapuru
    Gözlerim acil çıkış kapısına dayalı
    Umutlar sönmek üzre
    Düştü düşecek başım
    Körfezin kara suyuna

    Bitti işte , son yolcu da indi
    Sen yoksun.. yoksun işte
    İçim kükredi
    Akıl pençelerini açtı
    Bin bir soru ile saldırıda

    Soldu kıyıya vurmuş çipari gibi
    Yüreğim mahzun hüzünler içinde
    Döndüm bilmem hangi yöne
    Yürürdüm yürüdüm
    Diz çöktüm saat kulesinde
    Sen yoksun yoksun işte
    Efes//35

  • serbest kürsü03.08.2017 - 16:29

    şimdi susmuş ;
    özenle sakladığın anları
    çıkarıyorsun ..
    serip serpiştiriyorsun
    yeşil dağ eteğine kurulmuş
    kır damları önüne.

    derin bir nefes çekiyorsun
    ciğerlerin patlayacak neredeyse
    oksijen sarhoşluğu var beyninde
    ellerin uzanıyor gök yüzü merkezine
    yıldızları okşuyorsun..
    kıskanıyor zamana anlam katan
    yavru kuş çığlığı dalgalar.

    artık dur deme zamanı geldi
    aç kulaklarını iyice dinle
    yalnızlığı sileceğim
    ruhunun çiçek bahçelerinden

    huzur ve mutluluk
    göbek adın olacak bundan böyle
    uçacaksın kanatsız kelebek
    konup kalkacaksın
    her an ve daima
    ruhumun kuytu köşelerine.

    kutsanmış seviyi
    sunacağız birlikte
    tanrıların huzurunda
    sunağa serilen güzelliklerle.
    efes//35.....3 ağus 2017

  • serbest kürsü31.07.2017 - 15:25

    bir kadehin dolu yanı
    şarkılara hükmeden ses ve söz
    ruha akan umut ışığı
    bakışların kurbanına
    medet eyleyen
    güzel kız..
    kızların şahı.

    bilirsin insan
    anda var olan sevinin
    gözdesi..
    şahsultanı.
    ruha gem vuran sevdası
    olmuşsa eğer
    9.9 işddetli
    bir sevdanın eseridir.
    efes//35

  • serbest kürsü31.07.2017 - 01:14

    Düş mü görür sırrına eremediğim
    Yüceler yücesi ruhum
    Güneşe düşmez göz ışığım
    Ruhuma yol olur sevdiğim

    Al al açmış bahar gülleri
    Nisbet eyler çiçek tarlalarına
    Ne anlar alıklar sevi ile sevdadan
    Ruhuma ateş yağar derinden

    Şafak söker kurtulmaz
    Ruhum azaptan
    Sevdaya düşmüş yüreğim
    Gün ışığına hasret kalmışım
    Efes//35

  • serbest kürsü25.07.2017 - 18:35

    ne düşkün ne de düştedir ruh
    öznesine bağlı benliğe nakıştır sevisi
    nice yıldızlar pervanesidir
    şemsi aşmış ruh merkezidir
    efes//35

  • serbest kürsü24.07.2017 - 16:03

    kürsüye dokundu sözcükler
    taze mi bayat mı fikirler düşler
    lazım olan her neyse
    onu çekiyor atm den

  • serbest kürsü22.07.2017 - 12:52

    dalgalanır ıssız koylar
    koyun mavisi
    kaybolup gitmiş düşlerde
    yangınlar var şimdi
    vadinin koyağında

    mahrem algılar
    yıkıcıdır öze vurduğu an
    prangalar takılı çağ içi
    seviye sevdaya
    bencillik yapıştığında

    ben .. kim , kimdir ben
    bir noktacık cazibe mi
    tatmin edilmeyen duygular mı
    yoksa esaretin kolları mı

    hepsi yaz hemde çok çok yaz
    unutulmaz umutlar sen ve ben
    nakşedilmiş güzellikler
    gelinlik tacıdır
    sevdanın koca saltanatında
    efes//35

  • serbest kürsü28.06.2017 - 01:17


    Öyle bir zaman dı
    Meltem çok sert esiyordu sidede
    Boz bulanık dalgalar üşütüyordu
    Teni bedeni .
    Sustu tüm uzuvlar mevzular
    Baş yitirmiş ufuk çizgisinde güneş
    Akıl mantık dışı bütün varsıllar
    Narin parmaklar arasında ak kağıt
    Karaca bir kalem ..
    Gözlerinde baygın kaygan ışıklar
    Çağrıların kutsiyet gidiş azamet.
    Batı kumsal da bir akşam
    Söz düşmez zamana engeli çok.
    Bir tabak.. basitce un ufak
    Baldan tatlı kaymaktan beyaz
    Gözlerden yaratana bin niyaz.
    Kapılandım tüm arzumla arzuna
    Ressam olmalısın ressam deyip
    Tutuşturdun kağıt ile kalemi.
    Ermiş ile eylemledin dervişi..
    Öylesine , öylesine çizdim ki
    Silinmez görülmez erilmez
    Çizgisi ile rengi..
    Zaman maddeyi siler süpürür
    Lakin benim eserimi asla.
    Hala siyah saçların , al yanakların
    Çekişim durağında kaş ile gözlerin
    Kokusu sinmiş çizgiye tenin bedenin
    İhtişamını sürer eserim.
    Maddeni yok edip manevini nakşeyledim
    Manevim ile sırdaş ederek ezelden ebede
    Ne aya güneşe ne yağmura kara
    Ne bahara ne yaza niyaza
    İhtiyacı kalmadı zamanda pişenin
    Sen ki ey nazendem
    Canım cananım ermişim
    Garip derviş çizgideyim.
    Efes//35…28 haziran 2017

  • Birine Seslenin11.06.2017 - 02:25

    Sade bir nefestin mavilikte
    Nemli akşamların ılık yeliydi
    Dolunay altı palmiye gölgesi
    Coşkun ve sevecen yürüyüşün

    Bıkmadım bıkamazdım
    Ruhum ruhuna yakınlık hissederken
    Gözlerin karanlığa manşet
    Ellerin güneş yanığı farkedilmeyen
    Dilin gülşende bir çiçek kokusu
    Ve biz ruhsal sevdalıyız.
    Efes // 35… 11 haziran 2017