Kültür Sanat Edebiyat Şiir

  • Piraye25.06.2007 - 21:05

    Nazım'ın kalbinin kızıl saçlı bacısı...

  • sylvia plath24.06.2007 - 22:35

    1932 yılında doğan Sylvia Plath ilk şiirini 8 yaşında iken yazdı. Massachusetts'deki Smith College'dan mezun oldu. 1953 yılında Sırça
    Fanus (Bell Jar) 'da ilk intihar girişimini, bunalımlarını ve gördüğü tedavileri anlatır. Cam Fanus onun ve diğer kadınların hapis olduğu, ters çevrilmiş bir kavonozdur. 1956 yılında İngiliz şair Ted Hughes ile evlendi. 1962 yılında Hughes' un Assia Gutman ile olan birlikteliğini öğrenen Plath çok acı çeker. 1963 yılında uzun yıllardır peşinde dolaştığı ölüme kavuşur.

    Kendisinin intihar konusunda uzman olduğunu düşünür. Adeta övünür bu
    özelliğiyle:

    Ölmek,
    Herşey gibi bir sanattır,
    Bu konuda yoktur üstüme.

  • nilgün marmara24.06.2007 - 22:29

    1958 yılında İstanbul'da doğdu. Ortaokul ve liseyi Kadıköy Maarif Koleji'nde bitirip, yüksek öğrenimini Boğaziçi Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü'nde tamamladı.

    Sylvia Plath üzerine incelemeler yaptı. Plath'ın bireyin yalnızlığına ve varoluş sorununa bakışı genç şairi etkiledi. Nilgün Marmara, şiirlerinde çoğunlukla, 1. tekil kişinin düşle gerçek arasında gidip gelen, kırılgan izleklerini kullandı.

    Çeşitli dergilerde şiirleri yayımlandı. Küçük İskender, Lale Müldür, Orhan Alkaya, Cezmi Ersöz, Ece Ayhan, Gülseli İnal ve Serdar Aydın gibi şairleri derinden etkiledi.

    Sylvia Plath sevgisi, Marmara'yı ölümde de sevdiği şairin yazgısıyla birleştirdi. 13 Ekim 1987'de henüz 29 yaşındayken 'yaşama karşı ölüm' dedi ve intihar etti.



    GÖKKUŞAĞINDAN DARAĞACI


    Şimdi'nin bedeni yok,
    Yontuyor geçmiş bilgisiyle
    gelecek belki olur diye taşı,
    taşını kokluyor
    yontu dağılıyor...


    Şimdi'si yitik
    bundan boyuyor
    boyuyor evine aldığı
    ağacın üzerine tüneyip
    duvarını, tavanını, geçmişi
    ve geleceği ve her yanını;
    dal kırılıyor...


    Şimdi'si yitik
    diziyor diziyor notalarını,
    göğe ışık üzerine boncuklarını,
    ucuza getiriyor varlığını
    sonsuzun sessizliğiyle
    sonlunun gürültüsü arasında,
    O bitirince kıyısında gezindiği
    yol çöküyor...

    Şimdi'si yitik
    bundan yazıyor
    yazıyor enine boyuna
    içini ve dışını ve yeri
    ve göğü ve suyu,
    bindiği kadırga
    o inince batıyor





    Ağustos 87





    Nilgün MARMARA

  • sivas katliamı24.06.2007 - 22:24

    Katliamın 14. yılında, “ Madımak müze olursa birlik ve beraberliğimiz bozulur” demecinden, katliamcıları aklamak, siyasi irade ve idare makamlarının katliamcı anlayışa taraf olduğu anlamı çıkar.
    SİVAS VALİSİ SAYIN VEYSEL DALMAZ DERHAL İSTİFA ETMELİDİR YA DA GÖREVDEN ALINMALIDIR!
    MADIMAK KATLİAMI UNUTMAYI DEĞİL, YÜZLEŞMEYİ ZORUNLU KILAR!
    35 İNSANIN DİRİ DİRİ YAKILDIĞI OTEL, KEBAP SALONU YAPILARAK BİRLİK VE BERABERLİK SAĞLANMAZ.
    BİRLİK VE BERABERLİĞİN YOLU, MADIMAK OTELİNİN DOSTLUK VE BARIŞ MÜZESİ OLMASINDAN GEÇER.

  • mehmed uzun23.06.2007 - 14:28

    'Böcek böcek hatun böceği
    Şıpıdık terliklerinle
    Simli elbiselerinle
    Nereye gidersin böyle'

  • Kürt Edebiyatı23.06.2007 - 14:18

    “Bu görkemLi başLangıçtan sonra, bu Mezepotamya’nın yaşayan en eski zengin diLinden büyük bir edebiyat, özeLLikLe büyük romanLar çıkacaktır”....!
    Yaşar KemaL