Biri tamamlanmamış dört opera yazan Rahmaninov, tek perdelik Aleko Operası'nı Puşkin'in 'Çingeneler' şiirinden yararlanan Nemiroviç-Dançenko'nun librettosu üzerine 1892'de bestelemiştir... İlk kez 9 Mayıs 1893'de Moskova'da sahnelenen opera, Çaykovski ile Borodin'in müziklerinin ilginç bir karışımı gibidir... Genç ve güzel Zemfira'ya olan aşkı nedeniyle çingenelere katılan Aleko, onun kendisini aldattığını görüp kızı ve sevgilisini bıçaklayınca kabileden kovulur... Yer yer etkili korolar, erkek ve kadın çingenelerin ateşli danslarıyla süslenen operanın en sevilen aryası ünlü bas Feodor Şalyapin'in konserlerinde sık sık yer verdiği Aleko'nun 'Ves tibor spit' (Tüm kamp uyuyor... Ay gökyüzünde yükselmiş...) diye başlayan Cavatina'sıdır...
Mızrabı bırak zülfünü sinemde gezindir Bir kerre de gel gönlümü çal bak ne hazindir Kalbimdeki son hiss-i emel nev-eserindir Bir kerre de gel gönlümü çal bak ne hazindir...
Üçü yarım kalmış altı opera yanında koro eserleri de yazan Rus besteci Modest Mussorgski, genellikle Rus şairlerin şiirleri üzerine bestelemesine karşın, çağın büyük Alman şairi Goethe'yi de değerlendirmiştir... Onun Faust'undan bir konuyu ilginç bir şarkıda kullanarak, 1879'da A. Strugovçikov'un Rusça'ya çevirdiği sözler üzerine Mefisto'nun şarkısını yazmıştır... 'Pire Şarkısı' olarak tanınan ve pirenin sıçrayışlarını da canlandıran, 'Bir zamanlar bir kral vardı' diye başlayan bu eğlenceli ve ilginç şarkı, büyük bas Feodor Şalyapin'in de (1873-1938) bis parçalarının başında geliyordu...
Haykırsan dünyaya anlamazlar derdini Yaşamak güzel deyip de aldatma kendini Seni hiç arayıp sormasa sevginin farkına varmasa Başkalarının gözüne daha tatlı bakıyorsa Bak bakalım o zaman neşeli geçiyor mu zaman Yoksa kırılıp bu hayata küser mi hemen insan
Ne dersin Aşkın gözü kör mü acaba uyan artık bitti bu rüya Seviyor sevilmiyorsun boşver aldırma
Haykırsan dünyaya anlamazlar derdini Seviyor beni deyip de aldatma kendini Yanına geldiği anda kalbi bir başkasındaysa Bir de sevdiği kıza taptığını sana anlatsa Bak bakalım o zaman neşeli geçiyor mu zaman Yoksa kırılıp bu hayata küser mi hemen insan
Ne dersin Aşkın gözü kör mü acaba uyan artık bitti bu rüya Seviyor sevilmiyorsun boşver aldırma...
'Gelişmiş' kapitalizmin gündelik hayatını eleştirisiyle, doğrudan politik eleştirinin içiçe geçtiği bu filmde, Fransız burjuvazisinin bir hafta sonu tatilinden hareketle, toplumun çürümüşlüğü ve kokuşmuşluğu sergilenir... Mayıs 68'in şu duvar yazısı Godard'ın bu filmini belki en iyi anlatan saptamadır: 'İhtilâlci olmayan tek bir hafta sonu, sürekli devrimin bir ayından çok daha kanlıdır.'
Biri tamamlanmamış dört opera yazan Rahmaninov, tek perdelik Aleko Operası'nı Puşkin'in 'Çingeneler' şiirinden yararlanan Nemiroviç-Dançenko'nun librettosu üzerine 1892'de bestelemiştir... İlk kez 9 Mayıs 1893'de Moskova'da sahnelenen opera, Çaykovski ile Borodin'in müziklerinin ilginç bir karışımı gibidir... Genç ve güzel Zemfira'ya olan aşkı nedeniyle çingenelere katılan Aleko, onun kendisini aldattığını görüp kızı ve sevgilisini bıçaklayınca kabileden kovulur... Yer yer etkili korolar, erkek ve kadın çingenelerin ateşli danslarıyla süslenen operanın en sevilen aryası ünlü bas Feodor Şalyapin'in konserlerinde sık sık yer verdiği Aleko'nun 'Ves tibor spit' (Tüm kamp uyuyor... Ay gökyüzünde yükselmiş...) diye başlayan Cavatina'sıdır...
Mızrabı bırak zülfünü sinemde gezindir
Bir kerre de gel gönlümü çal bak ne hazindir
Kalbimdeki son hiss-i emel nev-eserindir
Bir kerre de gel gönlümü çal bak ne hazindir...
Mr. Moonlight...
Üçü yarım kalmış altı opera yanında koro eserleri de yazan Rus besteci Modest Mussorgski, genellikle Rus şairlerin şiirleri üzerine bestelemesine karşın, çağın büyük Alman şairi Goethe'yi de değerlendirmiştir... Onun Faust'undan bir konuyu ilginç bir şarkıda kullanarak, 1879'da A. Strugovçikov'un Rusça'ya çevirdiği sözler üzerine Mefisto'nun şarkısını yazmıştır... 'Pire Şarkısı' olarak tanınan ve pirenin sıçrayışlarını da canlandıran, 'Bir zamanlar bir kral vardı' diye başlayan bu eğlenceli ve ilginç şarkı, büyük bas Feodor Şalyapin'in de (1873-1938) bis parçalarının başında geliyordu...
'Frau im Mond' (1929)
Fritz Lang
Tina Charles - I Love To Love...
Haykırsan dünyaya anlamazlar derdini
Yaşamak güzel deyip de aldatma kendini
Seni hiç arayıp sormasa sevginin farkına varmasa
Başkalarının gözüne daha tatlı bakıyorsa
Bak bakalım o zaman neşeli geçiyor mu zaman
Yoksa kırılıp bu hayata küser mi hemen insan
Ne dersin
Aşkın gözü kör mü acaba uyan artık bitti bu rüya
Seviyor sevilmiyorsun boşver aldırma
Haykırsan dünyaya anlamazlar derdini
Seviyor beni deyip de aldatma kendini
Yanına geldiği anda kalbi bir başkasındaysa
Bir de sevdiği kıza taptığını sana anlatsa
Bak bakalım o zaman neşeli geçiyor mu zaman
Yoksa kırılıp bu hayata küser mi hemen insan
Ne dersin
Aşkın gözü kör mü acaba uyan artık bitti bu rüya
Seviyor sevilmiyorsun boşver aldırma...
Happiness is a Warm Gun...
Bir su gibi süzül ak
Baygın baygın yan yan bak
Her gün ayrı canlar yak
Kalplere vur bir zımba
Rumba da rumba rumba
Al bir salon gelini
Koy kalbine elini
Sevdim tatlı dilini
Kalplere vur bir zımba
Rumba da rumba rumba
Al bir Istanbul kızı
Yanakları kırmızı
Sandım sabah yıldızı
Kalplere vur bir zımba
Rumba da rumba rumba...
...
'Gelişmiş' kapitalizmin gündelik hayatını eleştirisiyle, doğrudan politik eleştirinin içiçe geçtiği bu filmde, Fransız burjuvazisinin bir hafta sonu tatilinden hareketle, toplumun çürümüşlüğü ve kokuşmuşluğu sergilenir... Mayıs 68'in şu duvar yazısı Godard'ın bu filmini belki en iyi anlatan saptamadır: 'İhtilâlci olmayan tek bir hafta sonu, sürekli devrimin bir ayından çok daha kanlıdır.'
...