'hal' ve 'halel' kelimeleriyle aynı kökten 'halel' 'hâl'e zarar vermek, 'hâl' in durumunu menfî anlamda değiştirmek anlamına gelmektedir.. eh.. ihtilâl kelimesini açıklamaya bilmem gerek var mı. yinede söyleyelim 'ihtilâl' bir makâmı zorla ele geçirmek, eski hâlini değiştirmek manasına gelir arapçada..
'Ankara Gençlik Grubu ' olarak ismimizi yazdırıp oyuna çağırılınca ortadan kaybolduğumuz da bizimle - Ne oldu Ankara Çocuk Korosuna dönüştünüz birden diyen, ağzı laf yapan fırlama kişilikler işte..
'buna-mak' tır kökeni.. 'bun' ise eski türkçede sıkıntı, dert, hastalık anlamlarına gelmekte.. yani 'bunalmak'ın köken mânâsı (saçmalamak) tır.. dolayısıyla insan saçmalıyorsa anlayın ki bunalmıştır ve bunalmışsa birazdan saçmalamaya başlayacaktır; ona göre tedbir alın..
'sâkin' ve 'sükûn' kelimeleriyle aynı kökten 'sükûn' arapçada (yerinde duran, fakîr) anlamlarına gelirken 'miskîn' (çok fazla yerinde duran :) ve çok fakir) anlamlarına gelmektedir..
Aslında çabuk sarhoş olanların ayık halleri çok enteresan geliyor bana.. sarhoşların çoğu yufka yürekli insanlar..(şahsî tesbit) bu yüzden kendilerini çok çabuk içkiye teslim ediyorlar.. ayık iken yapamadıklarını yapıp iyice zıvanadan çıkıyorlar.. hâl böyle iken kahrı çekilmiyor tabi, en yakın dereye atıp, kafasını soğuk sulara sokup sokup çıkartmak önerilen metodlardandır..
'hal' ve 'halel' kelimeleriyle aynı kökten
'halel' 'hâl'e zarar vermek, 'hâl' in durumunu menfî anlamda değiştirmek
anlamına gelmektedir..
eh..
ihtilâl kelimesini açıklamaya bilmem gerek var mı.
yinede söyleyelim
'ihtilâl' bir makâmı zorla ele geçirmek,
eski hâlini değiştirmek
manasına gelir arapçada..
'dîde' (bakmak, görmek,düşünmek)
'endîden' (derin düşünmek, kaygılanmak)
'endîşe' (kaygı, derin düşünce)
kelime farsça..
Adın çıkacağına canın çıksın derler ya
bizim mahallede bir amcamız var
birilerine kızınca ağzından çıkan kelimeler aynen şöyle
-faşist bunların hepsi!
-ya amca ne alaka
-solcu komünistler
-adam solcu değil ki
-kafir masonlar!
-:Ss
'Ankara Gençlik Grubu ' olarak ismimizi yazdırıp
oyuna çağırılınca ortadan kaybolduğumuz da
bizimle
- Ne oldu Ankara Çocuk Korosuna dönüştünüz birden
diyen, ağzı laf yapan fırlama kişilikler işte..
para kazanmam, çalışmam için önce keyfimin olması gerekir.
keyfimin yerinde olması için de param olması..
böyle bir fasit dâire işte..
'buna-mak' tır kökeni..
'bun' ise eski türkçede sıkıntı, dert, hastalık anlamlarına gelmekte..
yani
'bunalmak'ın köken mânâsı (saçmalamak) tır..
dolayısıyla
insan
saçmalıyorsa anlayın ki bunalmıştır
ve
bunalmışsa birazdan saçmalamaya başlayacaktır; ona göre tedbir alın..
'hargele' farsçada (yaban eşeği) anlamına gelir
'har' = eşek..
'sâkin' ve 'sükûn' kelimeleriyle aynı kökten
'sükûn' arapçada (yerinde duran, fakîr) anlamlarına gelirken
'miskîn' (çok fazla yerinde duran :) ve çok fakir) anlamlarına gelmektedir..
Aslında çabuk sarhoş olanların ayık halleri çok enteresan geliyor bana..
sarhoşların çoğu
yufka yürekli insanlar..(şahsî tesbit)
bu yüzden kendilerini çok çabuk içkiye teslim ediyorlar..
ayık iken yapamadıklarını yapıp
iyice zıvanadan çıkıyorlar..
hâl böyle iken kahrı çekilmiyor tabi, en yakın dereye atıp, kafasını soğuk sulara sokup sokup çıkartmak önerilen metodlardandır..
Orijinal yazılışı 'ığ-lamak'..
'ığ/ağ' seslerinden türemiş bir fiil..
ah-layıp vah-lamak ın
ığ ve ağ versiyonu..