... içimde işler çok karışık yine bir kapı.. ben o kapının maliki ama aynı zamanda kendi kapımın bendesi, kulu, kölesi.. mahkemeler kuruyor, kendimi yargılıyor, kurbanlar veriyorum kendime.. hükmünü ben veriyorum her suçumun, suçum da kendime karşı üstelik.. cellat ben, kurban ben. bir unutuluşa mahkum ediyorum ki kendimi unutan da benim üstelik.. kaçıyorum kendimden, kayboluyorum kendimde başım dönüyor nefes nefes kalıyorum yine dar sokaklarımda mevsimler değişiyor her an, üşüyorum, çok üşüyorum sonra bir fırtınaya tutuluyorum yine her yer darmadağınık.. düşüyorum dizlerim üzerine "nasıl toparlayacağım ben şimdi içimi tekrar.. " yetişemiyorum da zaten kendime ha gayret diyorum son bir köşe başı ellerimi güneşe siper edip koşuyorum ciğerlerimdeki son solukla oradayım işte orada yakalanıyorum yine kendime gülümserken aynadaki cesedime.. kızıyorum, tutup omuzlarımdan silkeliyorum kendimi bak gözlerime diyorum, bak kendinin içine gözlerim cehennemden birer çukur kendime.. bir ağlamak tutuyor beni, hıçkıra hıçkıra üstüm başım gözyaşı.. gömdüğüm her kendim dirilir gibi kalkıyor her biri yerinden, üstüm başım toz, ben perişan.. burası gittikçe kalabalıklaşıyor, içimde mahşer tüm bakışlar üzerimde görmezden geldiğim, yok saydığım, kurban verdiğim her ben yürüyorlar üzerime üzerime izin verin soluklanayım n'olur hesap veremem ki ben her birinize tamam ben esirgedim sizden ama siz esirgemeyin merhameti benden.. duyuramıyorum, kalabalık yutuyor sesimi onlarca el uzanıyor üzerime kalbim yerinden ha çıktı ha çıkacak bağı çözülüyor dizlerimin bir el yakalıyor beni omuzumdan bir el sarsıyor beni tüm gücüyle
"uyan, uyan kabus görüyorsun! "
aydınlığa açıyorum gözlerimi derin bir "ohh" yine kurtuldum kendimden..
...henüz ilkokuldayken iyi resim çiziyorum diye gönderildiğim okullar arası resim yarışmasında, sadece keyif aldığım için yaptığım bir şeyi başkaları ile yarıştırma hakkını -rızam alınmaksızın - kendisinde gören otoriteye yarışmada çizebileceğim en kötü resmi çizerek karşılık vermem bir pasif direnişti galiba..
o mavi önlüğün içindeki çelimsiz kızın kendisi olma çabasıyla titreyen kalbinden öpüyorum..
... nitelikli bir ağır çekim intihar için bazı önerilerim olabilirdi ancak inancımız, kâtil ile maktûlün aynı kişi olmasını doğru bulmuyor.. böyle bir yasağın çiğnenmesine sebep olmamak adına tavsiyelerimi kadîm bir sırrı saklar gibi kendime saklayacağım..
... içimde işler çok karışık yine
bir kapı.. ben o kapının maliki
ama aynı zamanda kendi kapımın bendesi,
kulu, kölesi..
mahkemeler kuruyor, kendimi yargılıyor,
kurbanlar veriyorum kendime..
hükmünü ben veriyorum her suçumun,
suçum da kendime karşı üstelik..
cellat ben, kurban ben.
bir unutuluşa mahkum ediyorum ki kendimi
unutan da benim üstelik..
kaçıyorum kendimden,
kayboluyorum kendimde
başım dönüyor
nefes nefes kalıyorum yine dar sokaklarımda
mevsimler değişiyor her an,
üşüyorum, çok üşüyorum sonra bir fırtınaya tutuluyorum
yine her yer darmadağınık..
düşüyorum dizlerim üzerine
"nasıl toparlayacağım ben şimdi içimi tekrar.. "
yetişemiyorum da zaten kendime
ha gayret diyorum son bir köşe başı
ellerimi güneşe siper edip
koşuyorum ciğerlerimdeki son solukla
oradayım işte orada
yakalanıyorum yine kendime
gülümserken aynadaki cesedime..
kızıyorum, tutup omuzlarımdan silkeliyorum kendimi
bak gözlerime diyorum, bak kendinin içine
gözlerim cehennemden birer çukur kendime..
bir ağlamak tutuyor beni, hıçkıra hıçkıra
üstüm başım gözyaşı..
gömdüğüm her kendim dirilir gibi kalkıyor her biri yerinden,
üstüm başım toz, ben perişan..
burası gittikçe kalabalıklaşıyor, içimde mahşer
tüm bakışlar üzerimde
görmezden geldiğim, yok saydığım, kurban verdiğim her ben
yürüyorlar üzerime üzerime
izin verin soluklanayım n'olur
hesap veremem ki ben her birinize
tamam ben esirgedim sizden
ama siz esirgemeyin merhameti benden..
duyuramıyorum, kalabalık yutuyor sesimi
onlarca el uzanıyor üzerime
kalbim yerinden ha çıktı ha çıkacak
bağı çözülüyor dizlerimin
bir el yakalıyor beni omuzumdan
bir el sarsıyor beni tüm gücüyle
"uyan, uyan kabus görüyorsun! "
aydınlığa açıyorum gözlerimi
derin bir "ohh"
yine kurtuldum
kendimden..
... " hayırsızın biriydi fikrimce
güldü mü cenazeye benzerdi.. "
kimse zahmet edip bir dörtlük bile yazmamış,
yazıklar olsun
tüm edebiyat câmiasına..
... "Alnınızdan Nil geçiyor.
Demek ki alnınızdan ceylanlar su içiyor. "
... duvarıma alıntıladığım
"tanımak yerine tanımladığınız pasaklı kalbimden
çekin küfürlü ellerinizi "
sözüne biâen eklenmiş bir terim..
merak etmekte epey gecikmiş olsam da
kimdin acaba "İjn Bhu"..
... yaşayışta sadelik,
düşüncede ihtişâm..
... 10 yaşında kız çocuğu : bugün okulda beni gıcık eden birine,
" sen, besinlerin oksitlenmiş kalıntısısın " dedim
- ha ha.. ayıp etmemiş misin biraz..
- boşver, bir şey anlamadı zaten..
...henüz ilkokuldayken
iyi resim çiziyorum diye gönderildiğim okullar arası resim yarışmasında,
sadece keyif aldığım için yaptığım bir şeyi
başkaları ile yarıştırma hakkını -rızam alınmaksızın - kendisinde gören otoriteye
yarışmada çizebileceğim en kötü resmi çizerek
karşılık vermem
bir pasif direnişti galiba..
o mavi önlüğün içindeki çelimsiz kızın
kendisi olma çabasıyla titreyen
kalbinden öpüyorum..
... - anlatsan, anlardım..
- anlatsam, herkes anlardı!
... nitelikli bir ağır çekim intihar için
bazı önerilerim olabilirdi ancak
inancımız, kâtil ile maktûlün aynı kişi olmasını doğru bulmuyor..
böyle bir yasağın çiğnenmesine sebep olmamak adına tavsiyelerimi
kadîm bir sırrı saklar gibi
kendime saklayacağım..
... "inandım: biriktirdiğim nal sesleri ezel
inandım: her şey ben gittikten sonra güzel.. "