... ilacın neydi bilirdim, zulamda ekmek, su, gözümün göğünde kuşlar, yüzümün kuzeyinde bir tebessüm.. ama kavmimden öğrendiğim kadim bir bilgiydi iyileşmek muhakkak ki unutmak demekti.. kanayan bir yara bile olsam unutma istedim beni
... derdi tasası olanın işi değil miydi bu yolculuk..
"mâzursun" şiirinin öznesi olan ben, kimin yerine bu gece vardiyasına çağrılıyorum yahu, gelsin baksın işine.. yine dünyanın gamını yüklendim, yok yere telef ediyorum gecelerimi..
bir şarkılık mesâîm kaldı, daha da kalmam buralarda..
... beni bir durakta, bankın üzerine çökmüş bekler görürseniz muhtemeldir ki kısır, börek partisinden henüz ayrılmış, hazımsızlık yaşayan biri olduğuma kanaat getirirsiniz, dizlerimi kavrayışımı eski bir ağrıya verirsiniz.. oysa hazmedemediğim koca bir dünya.. gözümden, kulağımdan dolup yer bulamayan ne varsa şişirdi içimi, ruhumun tam ortasında adı konmamış bir sancı, yutkunamıyorum.. beni biraz uzağa, dünyadan biraz uzağa götürecek bir otobüsü beklerken saçlarım değil bekleyişim ağardı.. bir gidiş ihtimâliyle eksildim yavaş yavaş giderken bile değil..
beni bir durakta, bankın üzerine çökmüş bekler görürseniz muhtemeldir ki beni görmezsiniz, gördüğünüz çoktan karar verdiğiniz şeydir..
... ilacın neydi bilirdim,
zulamda
ekmek, su,
gözümün göğünde kuşlar,
yüzümün kuzeyinde bir tebessüm..
ama kavmimden öğrendiğim kadim bir bilgiydi
iyileşmek muhakkak ki unutmak demekti..
kanayan bir yara bile olsam
unutma istedim beni
unutma beni
unutma beni..
... "En kuytu vahaları dolaşıyorum
Hangi vahaya gitsem çadırlar sökülmüş Sitare.. "
... bazen evim
bazen gurbetim
bazen inancım
bazen yanılgım
bazen umudum
bazen yenilgim..
... "gül kurusundan
cennet düşü devşirir gibi.. "
... derdi tasası olanın işi değil miydi
bu yolculuk..
"mâzursun" şiirinin öznesi olan ben,
kimin yerine bu gece vardiyasına çağrılıyorum yahu,
gelsin baksın işine..
yine dünyanın gamını yüklendim,
yok yere telef ediyorum gecelerimi..
bir şarkılık mesâîm kaldı,
daha da kalmam buralarda..
sabah olmadan çıkar giderim..
... "Êdî Rabın" ismimle
buraya yazılmaya lâyık görülmüşüm
yıllar evvel..
ben biraz
duygulanmaya gidiyorum
müsâadenizle..
... herkesten önce uyanılmış
misafir bir evde
ses çıkarmamak için parmaklarım üzerinde
geziniyorum..
ama kahretsin yerler masif parke
ve her adımım
bir çıtırtı..
hişşş..
... "Yalnızca ağaçlar çiçekler değil
insanlar da kurur, anla Despina.. "
... beni bir durakta,
bankın üzerine çökmüş bekler görürseniz
muhtemeldir ki kısır, börek partisinden henüz ayrılmış, hazımsızlık yaşayan biri olduğuma kanaat getirirsiniz,
dizlerimi kavrayışımı eski bir ağrıya verirsiniz..
oysa
hazmedemediğim koca bir dünya..
gözümden, kulağımdan dolup yer bulamayan ne varsa şişirdi içimi,
ruhumun tam ortasında adı konmamış bir sancı,
yutkunamıyorum..
beni biraz uzağa, dünyadan biraz uzağa götürecek bir otobüsü beklerken
saçlarım değil
bekleyişim ağardı..
bir gidiş ihtimâliyle eksildim yavaş yavaş
giderken bile değil..
beni bir durakta,
bankın üzerine çökmüş bekler görürseniz
muhtemeldir ki beni görmezsiniz,
gördüğünüz
çoktan karar verdiğiniz
şeydir..
... "Sakın düşme Olena
kuyular çok derin.. "