-Şu merdiven başında pazarlık yapan kadın bir fahişe mi? - Hayır. -Peki ya o? Sokağın başında bacaklarını gösteren. - Hayır. -Peki ya şu kadın? Baksana nasıl da şehvetle bakıyor. - Hayır o da değil. -Burada hiç fahişe yok mu baksana şu kadınlara nasıl da giyinmişler. - Fahişe nedir? bay Burton. -Tenini parayla satan aşşağılıklardır bay Vencanze. - Hayır bay Burton. Fahişelik bu değildir. -Hah ! Neymiş peki fahişelik. - Fahişelik insanların hayatını bilmeden onları aşağılamak ve yargılamaktır. Sokağın sonunda bir berber var bay Burton. Lütfen aynaya bakınız. Orada var olan en büyük fahişeyi göreceksiniz...
Sana dilsiz, dudaksız sözler söyleyeceğim. Bütün kulaklardan gizli sırlardan bahsedeceğim. Bu sözleri sana, herkesin içinde söyleyeceğim ama senden başka kimse duymayacak. Kimse anlamayacak.
Goebbels'e sormuşlar:
“İktidar nedir?”
“Düşman yaratmaktır!” demiş.
II. Ramses'e gitmişler:
“En büyük piramit hangisi?” demişler.
“Kibrimizdir!” demiş.
Bilge Platon'a sormuşlar:
“Devlet nasıl yönetilir?” diye…
“Ya ilimle ya zulümle” demiş.
Orhan Gazi'ye sormuşlar:
- "En büyük zulüm nedir?"
- "Geciken adalettir.." demiş.
Çiçero'ya sormuşlar;
- “Roma İmparatorluğu nasıl yıkıldı?”
- “İşi ehline vermedik.."diye yanıt vermiş.
Kârun'un yanına varıp:
- "Zenginliğin sırrı nedir?" demişler.
- "Halka avuç açmamaktır" demiş..
IV. Murat'a sormuşlar:
-Yardıma alışana ne olur?"
-"Emir almaya da alışır..."diye cevap vermiş.
Gorbaçov'a:
"En büyük hatan neydi?" diye sormuşlar.
-"Hatayı hep karşımızda aradık" diye cevap vermiş.
Stalin'e sormuşlar:
- "En büyük korkunuz?"
- "Sokakta yalnız başıma yürümek..." diye cevaplamış.
-Şu merdiven başında pazarlık yapan kadın bir
fahişe mi?
- Hayır.
-Peki ya o? Sokağın başında bacaklarını gösteren.
- Hayır.
-Peki ya şu kadın? Baksana nasıl da şehvetle
bakıyor.
- Hayır o da değil.
-Burada hiç fahişe yok mu baksana şu kadınlara
nasıl da giyinmişler.
- Fahişe nedir? bay Burton.
-Tenini parayla satan aşşağılıklardır bay Vencanze.
- Hayır bay Burton. Fahişelik bu değildir.
-Hah ! Neymiş peki fahişelik.
- Fahişelik insanların hayatını bilmeden onları aşağılamak ve yargılamaktır. Sokağın sonunda bir berber var bay Burton. Lütfen aynaya bakınız. Orada var olan en büyük fahişeyi göreceksiniz...
İmtihan bu ya,
balığın gönlü, çöle vurulur.
Şems
Sana dilsiz, dudaksız sözler söyleyeceğim.
Bütün kulaklardan gizli sırlardan bahsedeceğim. Bu sözleri sana, herkesin içinde söyleyeceğim ama senden başka kimse duymayacak.
Kimse anlamayacak.
Şems
Öyle şaşkın şaşkın bakma yüzüme,
Ben o eski ben değilim artık,
Gönlümü bir daha vermem eline,
Senin oyuncağın değilim artık…
Yazık ki kanmışım yalanlarına,
Boş yere bakmışım o yollarına,
Nasıl inanmışım sahte aşkına,
Senin oyuncağın değilim artık…
Bir daha adımı diline alma,
Elimi rüyanda olsa da tutma,
Sakın, sakın, sakın beni kandırma,
Senin oyuncağın değilim artık…
Düşlerimi çalamazsın, hayatımı yıkamazsın,
Ne yaparsan yap boşuna, beni artık yakamazsın…
Ersin Kayışlı
Allah hiç kimseyi
Kişiliksiz
Onursuz
Münafık
Zalimle karşılaştırmasın ..
Eyvahlar olsun aşk padişahından berâtı olmayana; hayvanın, o şeker madeninden ne haberi olabilir ki.
Rumî
Aşk acısı taşımayan yürek
ya deliye aittir ya ölüye
Rumi
Sevgi olmadan saygı, saygı olmadan sadakat olmaz. 3 katlı bina gibidir sadakat çökerse hepsi yıkılır.
Rumi
Aşk bir uçurumdan düşmek gibidir, bunun için sevgiliye "yar" denilir. -
Rumi