Acının rengi her dilde aynıdır... Gözyaşı rengidir. Bazen kundakda öldürülmüş bir bebek. Bazen dağlarda katledilen çobandır. Bazen tecavüze uğramış bir kız özgürlük adına, Bazen özgürlüktür tecavüze mazeret... Acının rengi çok kolay seçilir... Çünkü rengi her daim yüreğe düşer...
Herkesin herşeyi üstüne alındığı bir ortamda isim vermek olayı daha da çok kişiselleştireceğinden bazı insanların isimlerini vermekte imtina etmem tamamen saygıdan... Zira Sn Haymatlostan Sn. Wolff a, Sn Cadıdan Sn. Deliye, Sn Seyfi beyden Sn Puder hiç biri o kadar eleştiriye rağmen hiç bir yazımı kişiselleştirmedi... On yıllar boyunca burada böyle oldu umarım daha da güzel olur... Burası sanal bir dünya buradaki eleştirilerin boyutu ne kadar ölçüsüz olursa olsun sanaldır. Gerçeklik Siz onu kişiselleştirdiğinizde başlar. 500yılı aşan kadim bir mesneviyi hakaret kabul edip sildirebilirsiniz... Ama hiç bir kadim öğretiyi vicdanlardan silemezsiniz. Zira Hakikat in sahibi olan Hakkın kendisidir...
Benim özgürlük algım başkalarının özgürlüklerinin başladığı yerde bitmediği için söylediklerimin zülfü yâre dokunması normaldir. Normal olmayan düşüncenin özgür bir biçimde ifade edilmesi gerektiğini söyleyenlerin düşünceye sanal olarak bile tahammül gösteremiyor olmaları... "Kuantumac dan" şiir ve sözlerimi bilenler bilir onların silinmiş olmaları tamamen serbest kürsünün basiretsizliği... Tabii şiir olmalarına zaman karar verecekti ki artık o bile mümkün değil... Şimdilerde oculuk buculukla ahkam kesmek kolay zor olan kimse sesini çılarmazken hakikati haykırmaktır... Her zaman hakikati haykıracağız...
Neden serbest kürsüde yazdığımı nezaman yazdığımı hatırlamayacak kadar uzun zaman oldu... Zamanı hatırlamasam bile kürsü sildiği için yeniden yazmamda yarar var... Türkiyenin ilk serbest kürsüsünün bulunduğu il dir Muğla... Serbest kürsünün kendisinin olduğu ruhunun olmadığı bir ülkede en azından sanal ortamda bu özgürlüğü yaşayabilme umuduyla yazıyorum... Ama tetikçiler burada da var.. Tahmin edemediğimiz kimin kim olduğu meselesi değil kimilerinin hakikate düşman olabileceği meselesidir. Hakikat herkesin hakkıdır... İnsanların insanlara düşmanlığı hakikate olan kayıtsızlıklarındandır. Evrensel değerler kimsenin tekelinde olmadığı için evrenseldirler... Güç odaklarının arkasında çıkar sağlamak için düşünce beyan etmenin adına özgürlük denmez... Özgürlük onu yaşadığınız da insanlara ilham verdiğiniz zamandır... Burda yazdığım ve yazımın silinmediği tüm zamanlarda olduğu gibi...
Yok... Öyle posta koyan çok var zaten gerek yok. Kürsüde olan kürsüde kalsın istiyorum ben... Kazanırım ben seçimleri hem ozaman tam ifade özgürlüğü de olacak kurtaracağız kürsüyü moddan..
Akıllım senin bir kere raporun var dokunulmazlık üzerine ben daha başkan seçilemediğim için el altından el üstünden sürekli tehdit ediliyorum.. Almayacağım işte seçim beyannamemi geri...
Acının rengi her dilde aynıdır...
Gözyaşı rengidir.
Bazen kundakda öldürülmüş bir bebek.
Bazen dağlarda katledilen çobandır.
Bazen tecavüze uğramış bir kız özgürlük adına,
Bazen özgürlüktür tecavüze mazeret...
Acının rengi çok kolay seçilir...
Çünkü rengi her daim yüreğe düşer...
İsa tur tv reklamlarında var.. açlıktan ölen insanlar ise her yerde... sansür ne için anlayamadım... Turizm i sabote etmek değildi amacım...
Öğretmenler! Cumhuriyet sizden fikri hür, Vicdanı hür, İrfanı hür nesiller ister…(1924)
M.K.ATATÜRK
Başöğretmenin izinde ve idealinde tüm öğretmenlerimizin öğretmenler gününü kutlarım
– Öğretmenler! Cumhuriyet sizden fikri hür, Vicdanı hür, İrfanı hür nesiller ister…(1924)
M.K.ATATÜRK
Başöğretmenin izinde ve idealinde tüm öğretmenlerimizin öğretmenler gününü kutlarım
Herkesin herşeyi üstüne alındığı bir ortamda isim vermek olayı daha da çok kişiselleştireceğinden bazı insanların isimlerini vermekte imtina etmem tamamen saygıdan... Zira Sn Haymatlostan Sn. Wolff a, Sn Cadıdan Sn. Deliye, Sn Seyfi beyden Sn Puder hiç biri o kadar eleştiriye rağmen hiç bir yazımı kişiselleştirmedi... On yıllar boyunca burada böyle oldu umarım daha da güzel olur... Burası sanal bir dünya buradaki eleştirilerin boyutu ne kadar ölçüsüz olursa olsun sanaldır. Gerçeklik Siz onu kişiselleştirdiğinizde başlar. 500yılı aşan kadim bir mesneviyi hakaret kabul edip sildirebilirsiniz... Ama hiç bir kadim öğretiyi vicdanlardan silemezsiniz. Zira Hakikat in sahibi olan Hakkın kendisidir...
Benim özgürlük algım başkalarının özgürlüklerinin başladığı yerde bitmediği için söylediklerimin zülfü yâre dokunması normaldir. Normal olmayan düşüncenin özgür bir biçimde ifade edilmesi gerektiğini söyleyenlerin düşünceye sanal olarak bile tahammül gösteremiyor olmaları... "Kuantumac dan" şiir ve sözlerimi bilenler bilir onların silinmiş olmaları tamamen serbest kürsünün basiretsizliği... Tabii şiir olmalarına zaman karar verecekti ki artık o bile mümkün değil... Şimdilerde oculuk buculukla ahkam kesmek kolay zor olan kimse sesini çılarmazken hakikati haykırmaktır... Her zaman hakikati haykıracağız...
Bursadan Van a sevgi köprüsü kuran Lise öğrencilerini takdir ediyoruz...
Neden serbest kürsüde yazdığımı nezaman yazdığımı hatırlamayacak kadar uzun zaman oldu... Zamanı hatırlamasam bile kürsü sildiği için yeniden yazmamda yarar var...
Türkiyenin ilk serbest kürsüsünün bulunduğu il dir Muğla... Serbest kürsünün kendisinin olduğu ruhunun olmadığı bir ülkede en azından sanal ortamda bu özgürlüğü yaşayabilme umuduyla yazıyorum... Ama tetikçiler burada da var.. Tahmin edemediğimiz kimin kim olduğu meselesi değil kimilerinin hakikate düşman olabileceği meselesidir. Hakikat herkesin hakkıdır... İnsanların insanlara düşmanlığı hakikate olan kayıtsızlıklarındandır. Evrensel değerler kimsenin tekelinde olmadığı için evrenseldirler... Güç odaklarının arkasında çıkar sağlamak için düşünce beyan etmenin adına özgürlük denmez... Özgürlük onu yaşadığınız da insanlara ilham verdiğiniz zamandır... Burda yazdığım ve yazımın silinmediği tüm zamanlarda olduğu gibi...
Yok... Öyle posta koyan çok var zaten gerek yok. Kürsüde olan kürsüde kalsın istiyorum ben... Kazanırım ben seçimleri hem ozaman tam ifade özgürlüğü de olacak kurtaracağız kürsüyü moddan..
Akıllım senin bir kere raporun var dokunulmazlık üzerine ben daha başkan seçilemediğim için el altından el üstünden sürekli tehdit ediliyorum.. Almayacağım işte seçim beyannamemi geri...