Kültür Sanat Edebiyat Şiir

Şiir Yarışması
  • aşk07.12.2006 - 10:00

    Aşk

    Kökü ta Adem ile Havva’yı dayanan ulu bir çınar
    Suyu içildikçe içilen, içildikçe de yakan bir pınar
    Ne bu aşk çınarı kurur/ne de bu aşk pınarı kurur
    Yok olsa da nice aşık aşk kıyamete kadar durur

    B. Tunca/25.02.2005-02,25

  • ben20.06.2001 - 15:49

    Ben deyince benlik aklıma gelir. Benlikse kendini düşünme, kendini öne çıkarma ... gibi mezruları çağrıştırır. Aslında ben yerine biz diyebilmeliyiz. Ben tek kişiyi ifade eder. Eğer biz diye bilirsek çokluğu ifade eder. Kuvvet kazanır. Sevgide kuvvet kazanır, birlik beraberilte kuvvet kazanır. Birlik ve beraberlikten kuvvet doğar. Buna bir örnek verecek olursak bin tane ayrı ayrı bir rakamı yazsak her biri tek başına biri ifade eder. Fakat on tane biri yan yana yazdığımızda siz söyleyin kaç eder. Aynen öyle ben tek başına bence pek bir şey ifade etmez. Canlılar bile dişi ve erkek olarak çift (çoğul) yaratılmışlardır. Neyse bu hamur çok su götürür. Kısa keselimde aydın havası olsun. Ben yerine biz diyelim de daha iyi olsun. Birlikten kuvvet doğar. Birlerin omuz omuza vermesiyle güç doğar. Bu güçle de önüne çıkan düşmanı boğar.....Hoşça kalın.

  • güzel17.06.2001 - 15:55

    Hey Güzel!,

    Hey güzel! hep baki mi sanırsın, bu güzelliğini.
    Her güzel gibi bir gün senin de alırlar güzelliğini.
    Ne hüriler geldi geçti, bu fani dünyadan.
    Hem de, gençliğini tam olarak doymadan.

    Sanma ki, bu güzellik baki kalır sende.
    Bir gün olur, zerresi bile kalmaz sende.
    Bu güzellik verilmiş bir emanettir sende.
    Bence her şeyin fani olduğunu bil, sende.

    Eğer, bu güzelliğini bakileştirmek istersen,
    Eğer, ” helal dairesi keyfe kafidir” dersen,
    Sen de, bu güzelliğini helal daire de harca.
    Hiç girme gayri meşru yola ömür boyunca.

    Bayram TUNCA
    18.03.2001-10.30

  • hasret17.06.2001 - 15:31

    Hasretim...!,
    Elim eline, gözüm gözlerine hasret.
    Dilim diline, kalbim sevgine hasret.
    Dizim dizine, burnum kokuna hasret.
    Kolum koluna, kulağım sesine hasret.

    Gel! yoksa, öldürecek beni bu hasret.
    Bak! hasretinden dudağım çorak toprak.
    Bak! hasretinden ciğerim patlak, patlak.
    Bak! hasretinden kalbim de çook çatlak.

    Bak! hasretinden mecnuna döndüm.
    Bak! hasretinden yanıp küle döndüm.
    Bak! hasretinden ayçiçeğine döndüm.
    Gel artık eski olanları tarihe gömdüm.

    İçimde olan sevgini tam gösteremedim.
    Sinemde özlemin, gözlerimde hasretin.
    Her daim dilimde ismin, elimde resmin,
    Yine de her daim, ben seni,seni özlerim.

    Hasretinden hep içime ağlayıp, dışıma güldüm.
    Bir gül iken, boynu bükük ayçiçeğine döndüm.
    Eskiden bir ateş iken, şimdi küle döndüm.
    Gel artık, eski yaptıklarını tarihe gömdüm.

    Geceleyin gökyüzüne baktım, yıldızları gördüm.
    Yıldızlarında benim gibi hasret çektiğini gördüm.
    Hatta, bazen hasretten, kayıp gidenlerini gördüm.
    Kiminin aya, kiminin güneşe, özlediğini gördüm.

    Bir gün yeryüzünden bir yıldız kaydığını görürsen.
    Bil ki, o senin hasretinden kayan yıldız, benimdir.
    Çöllerde hasretinden mecnun olup gezen benimdir.
    Hasretinden yanarak kül olup savrulan da benimdir.

    Seninle geçen yıllarımdaki, mutluluğa hasretim.
    Dilimde ismin, Elimde resmin, Aklımda su-iletin.
    Sinemi kor olup yaktı, bitmez tükenmez hasretin.
    Gel ki, bitsin bu hasret, yoksa öldürecek hasretin.






    Bayram TUNCA
    18.01.2000-13,15

  • ölüm17.06.2001 - 15:18

    Ölüm Nedir?
    Her şeyin bir ömrü, bir de ölümü vardır.
    Aslında ölüm her yerde her zaman vardır.
    Bedenimizdeki hücrelerde her an ölüm var.
    Duygu ve düşüncemizde her gün ölüm var.

    Tabiattaki canlılarda her zaman ölüm var.
    Küreyi-arzdaki gece ve gündüzde ölüm var.
    Hatta Kainattaki yıldızlarda bile ölüm var.
    Hayat olan her yerde her zaman ölüm var.

    Ölüm, hayatın son noktası, son durağıdır.
    Ölenin yatağı toprak, yorganı ot-yapraktır.
    Eğer lâyıksa, ondan sonraki bineği buraktır.
    Yoksa, gideceği yer cehennem, işi haraptır.

    Aslında, ölüm her an göz kırpıp duruyor.
    Genç ihtiyar tanımıyor, her an gelebiliyor.
    Her şeyin faniliğini en güzel ölüm anlatıyor.
    Ey nefsim, hisse almadınsa şair ne anlatıyor.

    Şu dünyada İnsanlar farklı farklıdır.
    İnsanların Ölümleri de farklı farklıdır.
    Alimin ölümü, zalimin ölümü farklıdır.
    Şehidin ölümü, teröristin ölümü farklıdır.

    Bazı hayatlar vardır, ölümden de beter.
    Eğer aradığını bulduysan o sana yeter.
    Eğer aradığını bulmadıysan sonun beter.
    Ey nefis, bu kadar nasihat da sana yeter.

    Her gece kefensiz yatıp kefensiz kalkıyoruz.
    Görüp duyduğumuz ölüme hayretle bakıyoruz.
    Farkında değiliz hayatımızı boşuna geçiriyoruz.
    Dünyalık her şeyi, kabir kapısında bırakıyoruz.

    Madem kabir kapası açık, ölüme çare yoktur.
    O zaman ömrümüzü baki bir ömre çevirmeliyiz.
    Madem ömür kısa, hayatta lüzumlu işler çoktur.
    Ömrümüzü her an lüzumlu işlerde harcamalıyız.

    Kimbilir Azrail, ne zaman ne şekilde kapıyı çalacak.
    Bilemiyoruz, canımızı neyi vesile edip, nasıl alacak.
    Sizi bilmem ama, bana hayatta birkaç kez ikaz yaptı.
    Dünya fani, ölüm hak, sakın unutma bak ikazını yaptı.

    Ey Ademoğlu, inanmazsan ölüm idam-ı ebedidir.
    Eğer inanırsan, ölüm senin için terhis teskeresidir.
    İnanmazsan kabir senin için bir zindan-ı ebedidir.
    Eğer inanırsan, cennet bahçesine açılan bir kapıdır.
    Bayram TUNCA
    10.02.2001-09.35

  • baba17.06.2001 - 15:15

    Babalar Günü,

    Bu gün yine babalar günü.
    Babası olanlara bayram günü.
    Yetim olanlara da hüzün günü
    Bu gün kimine yaz kimine kış günü.

    Bu gün, kiminin bahar, kiminin güz günü
    Kimi babanın düğün, kiminin de acı günü
    Babası olanların mutluluk-sevinçli günü
    Benim gibi yetim olanların da acılı günü

    Bende isterdim, babama bir hediye almak
    Babam deyip, elini öpüp, boyuna sarılmak
    Ne edem kaderde varmış babayla ayrılmak
    Ne edem, kaderimmiş bu gün yetim olmak

    Ne edem kaderde varmış, acıyla yoğrulmak
    Hayat mücadelesinde varmış çok yorulmak
    Hayat nedir ki iki nefes arasında yaşamak
    Hem şaire yakışmaz, daha fazla bağırmak

    Hem, her şeyi veren de, alan da O değil mi?.
    Hem mülk onundur, istediğini yapamaz mı?
    Elbette yapar, ve yapıyor, kim ne diyebilir ki?
    Şair Bayram da kader mahkumu değil mi ki?

    Babası olanlar, babasının kıymetini bilsinler.
    Babalarının bir dediğini, iki etmesinler yeter.
    Hediye almasalar bile öpücük versinler yeter.
    Babacığım, evimizin direğisin desinler yeter.

    Yoksa, hayatta babasızlık ölümden de beter.
    Ölmeseydi peder, olur muydum böyle heder.
    Baba olsam da aklımdan hiç çıkmıyor peder.
    Her baba, evladını kızsa bile, onu çok sever.

    Sevmeselerdi verebilirler miydi ömürlerini
    Sevmeselerdi verebilirler miydi servetlerini
    Onlar ailesi için verirler bütün servetlerini
    Onlar kalplerinde gizlerler, aile sevgilerini.

    Bütün babaların, babalar günü kutlu olsun.
    Babaların Mutluluğuyla evler neşeyle dolsun.
    Bu evlerin her biri cennet bahçesi gibi olsun.
    O an, ülkemizde her gün babalar günü olsun.



    Bayram TUNCA
    16.06.2001-17.35

  • gökyüzü16.06.2001 - 09:34

    Gökyüzü
    Ey gökyüzü, öylesine süslenmiş bir gelinsin ki;
    Göz kamaştırıp, ışık saçan, güneşin tuğra sanki.
    Ayın, gelinliğine takılmış nazar boncuğu sanki.
    Yıldızların denizinde yüzen birer mercan sanki.

    Bulutlar gelinliğine en uygun bir örtüdür sanki.
    Cisimlerin birer derviş gibi dönüp duruyor sanki.
    Sendeki bu ahengi veremez hiçbir desinatör bil ki.
    Her insan gibi, ben de güzelliğine hayranım bil ki.

    Her mevsimin her gününde farklı güzelliktesin.
    Geceleri ayrı, gündüzleri ayrı, bir güzelliktesin.
    Eşi benzeri bulunmaz bir tablo güzelliğindesin.
    Bu renge bu ahenge veren en güzel Ressamınsın.

    Gündüzleri, güneşinden her cisme ısı, ışık akar.
    Geceleri, Ayın ve yıldızlarından sanki nur akar.
    Bulutlarından abıhayat çeşmesi gibi rahmet akar.
    Tüm insanlar, güzelliğine hayret ve ibretle bakar.

    Her an biri tarafından değiştirilen bir tablosun.
    Zaten aynı kalsaydın bu kadar güzel olamazdın.
    Geceleri ayrı gündüzleri ayrı görünümündesin.
    Bütün güzelliğinle biz insanların gönlündesin.

    Bulutlar akasındaki gizemli sırına vakıf değiliz.
    İtikadımıza göre, yedi katlı ruhani mekan biliriz.
    Biz ümmiler, ancak bize bakan yüzünüzü biliriz.
    Senden gelen rahmetin Allah dan geldiğini biliriz.

    Senden yağmur, kar, yağdığı gibi, taş da yağabilir.
    Eski kavimler gibi bu günde insanlar helak olabilir.
    Ama Onun izni ve emri olmadan bir şey yapamazsın.
    Sen de bizim gibi, Ondan başka, sanatkar bulamazsın.

    Yeryüzünden bakıldığında ayrı bir güzelsin.
    Gökyüzünden bakıldığında ayrı bir güzelsin.
    Sen eşi benzeri bulunmaz gizemli güzelsin.
    Sen de bizim gibi O sanatkarın bir nefersin.

    Gözümüzü dinlendirmek için sana bakarız.
    Ufkumuzu genişletmek için sana bakarız.
    Rahmetin kesildiğinde yine sana bakarız.
    Sen de bir nefersin, biz aslında sanatkarı bakarız.

    Ey gökyüzü ne vefalısın biz sana hep kirletiriz.
    Sen bizim kirlettiğimizi temizleyip verirsin.
    Hatta rahmetinle yeryüzüne bile temizlersin.
    Bir nefersim ama, bizim gibi şikayet etmezsiniz.
    Bayram TUNCA
    22.02.2001-10.35