Orhan Gencebay'ın sevdiği insan için ömründen ömür verdiği bir şarkıdır. Bu devirde böyle aşıklar zor bulunur, şayet bulunursa da asla kaybedilmemelidir. İşte Gencebay'ı diğer şarkıcılardan ayrıcalıklı kılan bu humanist felsefedir..
Alt yapısı çok kuvvetli bir Orhan Gencebay şarkısı.. Girişteki org sesini takiben davul solo ile kemanların birleşmesinden mütevellit ortaya çıkan müziğe hayran olmamak elde değil. Hele ki bunlar Orhan baba'nın yumuşak ve kadifemsi sesiyle birleştiğinde, ortaya bıkmadan defalarca dinlenebilecek muhteşem bir eser çıkıyor.. Şahsen bu parça benim en beğendiğim ilk 10 Gencebay eserinden biridir.
1991 yılına ait parçada; köyden şehire ünlü olmak için kaçan saf bir köylü kızı ile onu kötü yola düşüren simsarlarla arasında geçen diyalog konu alınmaktadır. Parçanın soundu Dr. Alban'ın "Hello Africa"'sından alıntıdır..
Saf köylü kızının: "Sık sık deneme filmi çekiyorum, kamera da nerde göremiyorum!.." repliği, en güzel kara mizah örneklerinden biri olarak hafızama kazınmıştır...
Grup Vitamin'e alternatif olarak kurulsa da, kesinlikle onlarla kıyaslanamayacak türden eserler veren Grup Raptiye'nin aklımda kalan tek ve güzel parçası..
Kariyeri boyunca 55 altın plak almasının yanında, dünyada kendisine "Elmas Plak" verilen ilk şarkıcı olan Dalida; kazandığı onca şan ve şöhrete rağmen, ne yazık ki özel hayatını ömür boyunca dram ve trajedi ile geçirmiş, nihayetinde 3 Mayıs 1987'de Montmartre'daki evinde aşırı dozda uyku ilacı alarak intihar etmiştir.
Ardından sevenlerine şöyle bir not bırakmıştır: "Hayat artık çekilmez hale geldi. Beni affedin."
John Carpenter çevirdiği filmlerin müziğini de kendisinin yapmasıyla ün salmıştır. "The End"in de bir kaç versiyonunu kayıt etmiştir. Mesela ülkemizde daha çok, eski Türk filmlerinde çalan disko versiyonu bilinir.. Maalesef ki böylesine kaliteli bir parça, çalındığı bazı sahnelerden ötürü "Nuri Alço müziği" diye tabir edilmektedir.. Bunu John usta duysa herhalde üzüntüden kalp krizi geçirirdi.. :)
Orhan Gencebay'ın sevdiği insan için ömründen ömür verdiği bir şarkıdır. Bu devirde böyle aşıklar zor bulunur, şayet bulunursa da asla kaybedilmemelidir. İşte Gencebay'ı diğer şarkıcılardan ayrıcalıklı kılan bu humanist felsefedir..
Ne yazık ki daima suistimale açıktır...
İsveçli pop grubu Ace of Base'in listeleri alt-üst ederek, 90'lara adını altın harflerle yazdırdığı 1992 yılına ait parçası..
Alt yapısı çok kuvvetli bir Orhan Gencebay şarkısı.. Girişteki org sesini takiben davul solo ile kemanların birleşmesinden mütevellit ortaya çıkan müziğe hayran olmamak elde değil. Hele ki bunlar Orhan baba'nın yumuşak ve kadifemsi sesiyle birleştiğinde, ortaya bıkmadan defalarca dinlenebilecek muhteşem bir eser çıkıyor.. Şahsen bu parça benim en beğendiğim ilk 10 Gencebay eserinden biridir.
The Moody Blues yorumu enfestir..
1991 yılına ait parçada; köyden şehire ünlü olmak için kaçan saf bir köylü kızı ile onu kötü yola düşüren simsarlarla arasında geçen diyalog konu alınmaktadır. Parçanın soundu Dr. Alban'ın "Hello Africa"'sından alıntıdır..
Saf köylü kızının: "Sık sık deneme filmi çekiyorum, kamera da nerde göremiyorum!.." repliği, en güzel kara mizah örneklerinden biri olarak hafızama kazınmıştır...
Grup Vitamin'e alternatif olarak kurulsa da, kesinlikle onlarla kıyaslanamayacak türden eserler veren Grup Raptiye'nin aklımda kalan tek ve güzel parçası..
Kariyeri boyunca 55 altın plak almasının yanında, dünyada kendisine "Elmas Plak" verilen ilk şarkıcı olan Dalida; kazandığı onca şan ve şöhrete rağmen, ne yazık ki özel hayatını ömür boyunca dram ve trajedi ile geçirmiş, nihayetinde 3 Mayıs 1987'de Montmartre'daki evinde aşırı dozda uyku ilacı alarak intihar etmiştir.
Ardından sevenlerine şöyle bir not bırakmıştır:
"Hayat artık çekilmez hale geldi. Beni affedin."
Allah taksiratını af etsin, toprağı bol olsun..
Türkiye'deki belli başlı büyük stadyumların çoğuna verilen ilkelce ve barbarca isim.
John Carpenter çevirdiği filmlerin müziğini de kendisinin yapmasıyla ün salmıştır. "The End"in de bir kaç versiyonunu kayıt etmiştir. Mesela ülkemizde daha çok, eski Türk filmlerinde çalan disko versiyonu bilinir.. Maalesef ki böylesine kaliteli bir parça, çalındığı bazı sahnelerden ötürü "Nuri Alço müziği" diye tabir edilmektedir.. Bunu John usta duysa herhalde üzüntüden kalp krizi geçirirdi.. :)