Arthur Hailey'in çok satan romanından uyarlanan Airport, felaket filmlerinin atalarından biri olduğu kadar; çevrildiği dönemde sinema seyircini koltuğuna bağlayacak her türlü dramatik unsura ve gerilime sahip olduğu için de çok övgü almış bir filmdir. Romanı okumuş olanlar içeriğinin yarısının bile filme aktarılmamış olduğunu görecek olsalar da, 2 saat 15 dakikalık filmin herkese fazlasıyla yetecek kadar heyecan içerdiğine şüphe yok.
Konusuna gelince... ABD'nin göbeğindeki devasa bir hava alanında, kar ve tipinin hükmettiği bir gecede her şey birbirine girer. Hava muhalefeti yetmezmiş gibi alan personelinin kendi hayatlarındaki trajediler ve nihayetinde uçaklardan birindeki bombalı bir eylemci işleri daha da karmaşıklaştırır. ve olaylar gelişir...
Havaalanı serisinin ilk filmidir. Türkiye'de "Havaalanı" adıyla vizyona girmiştir. Burt Lancaster, Dean Martin, Jean Seberg, Jacqueline Bisset, George Kennedy, Helen Hayes gibi usta oyuncuların yer aldığı, 9 dalda Oscar adayı olan ve 1 Oscar kazanan yapım kesinlikle izlenmesi gereken filmlerdendir..
Acaba 80lerde çocuk olup ta Clementine'i hatırlamayan kaç kişi çıkar. Henüz 12-13 yaşlarındayken TRT'de yayınlanmıştı. Fantezi, dram ve korku türünde mükemmel bir çizgi filmdi.
Konusuna gelince; Clementine 10 yaşında bir kız çocuğu, babası Alex ise başarılı bir Fransız savaş pilotuydu. Bir gün şehire Molache (Molaş) adında bir sirk gelmişti. Bu sirk aslında; Malmoth (Malmot) denilen çok kötü bir ateşten yaratığın(İblis) kontrolündeydi. Malmoth'un bir hizmetkarı olan Molache, Clementine'in babasıyla bineceği uçağı sabote etmiş ve uçak yere feci bir şekilde yere çakılmıştı. Çarpışmadan sonra Clementine kendini Malmoth'un mağarasında bulmuş ama mavi bir balon içerisinde uçan "Hemera" (Emera) adındaki bir peri tarafından kurtarılmıştı.
Hemera, Clementine'e onu zaman içinde yolculuklara çıkarmaya söz vermişti. Clementine gözlerini bir hastanede açtığında çarpışmanın ardından ayaklarının felç olduğunu öğrenmişti. Artık gündüzleri tekerlekli sandalyeye mahkum yaşıyor ama geceleri Hemera ile zaman yolculuğu yapıyordu. Aynı zamanda; bu maceralarda kötü ateşten yaratık Malmoth ve yaratıklarıyla da mücadele etmek zorunda kalıyordu.
Clementine'in çıktığı maceralarda yanında; "Helix" adında başında pervaneli şapkası olan konuşan bir kedisi ve gittiği ülkelerde edindiği birbirinden iyi kalpli arkadaşları oluyordu.
Clementine'in en keyifli yanlarından biri de, her maceranın neredeyse başka bir ülkede geçmesiydi. İtalya'dan Kanada'ya, İsveç'ten İngiltere'ye, Mısır'dan Japonya'ya kadar daha bir çok ülkeye giderek, bu ülkelerin kültürel kıyafetlerini giyerek, yaşam tarzlarından bir şeyleri bizlere sunardı. Bu yönden de eğitici olan bir çizgi filmdi...
Çocukken Voltrancılık oynarken herkes Keith olmak isterdi zira Voltran'ın başını içinde barındıran Siyah Aslan ona aitti.. "Bacakları ve ayakları oluşturun. Kolları ve gövdeyi oluşturun ve ben de başını oluşturacağım!.." repliğini söyleyebilmek için kedi-köpek gibi birbirimizi yerdik.. :))
Arthur Hailey'in çok satan romanından uyarlanan Airport, felaket filmlerinin atalarından biri olduğu kadar; çevrildiği dönemde sinema seyircini koltuğuna bağlayacak her türlü dramatik unsura ve gerilime sahip olduğu için de çok övgü almış bir filmdir. Romanı okumuş olanlar içeriğinin yarısının bile filme aktarılmamış olduğunu görecek olsalar da, 2 saat 15 dakikalık filmin herkese fazlasıyla yetecek kadar heyecan içerdiğine şüphe yok.
Konusuna gelince... ABD'nin göbeğindeki devasa bir hava alanında, kar ve tipinin hükmettiği bir gecede her şey birbirine girer. Hava muhalefeti yetmezmiş gibi alan personelinin kendi hayatlarındaki trajediler ve nihayetinde uçaklardan birindeki bombalı bir eylemci işleri daha da karmaşıklaştırır. ve olaylar gelişir...
Havaalanı serisinin ilk filmidir. Türkiye'de "Havaalanı" adıyla vizyona girmiştir. Burt Lancaster, Dean Martin, Jean Seberg, Jacqueline Bisset, George Kennedy, Helen Hayes gibi usta oyuncuların yer aldığı, 9 dalda Oscar adayı olan ve 1 Oscar kazanan yapım kesinlikle izlenmesi gereken filmlerdendir..
Türkiye'de 1987 yılında, "Cumartesiden Cumartesiye" adlı çocuk programında yayınlanmıştı. Bu yüzden o dönemlerde Cumartesileri çok özel bir gündü.
Marie Douphin’in seslendirdiği oldukça hoş bir de şarkısı vardı..
Acaba 80lerde çocuk olup ta Clementine'i hatırlamayan kaç kişi çıkar. Henüz 12-13 yaşlarındayken TRT'de yayınlanmıştı. Fantezi, dram ve korku türünde mükemmel bir çizgi filmdi.
Konusuna gelince; Clementine 10 yaşında bir kız çocuğu, babası Alex ise başarılı bir Fransız savaş pilotuydu. Bir gün şehire Molache (Molaş) adında bir sirk gelmişti. Bu sirk aslında; Malmoth (Malmot) denilen çok kötü bir ateşten yaratığın(İblis) kontrolündeydi. Malmoth'un bir hizmetkarı olan Molache, Clementine'in babasıyla bineceği uçağı sabote etmiş ve uçak yere feci bir şekilde yere çakılmıştı. Çarpışmadan sonra Clementine kendini Malmoth'un mağarasında bulmuş ama mavi bir balon içerisinde uçan "Hemera" (Emera) adındaki bir peri tarafından kurtarılmıştı.
Hemera, Clementine'e onu zaman içinde yolculuklara çıkarmaya söz vermişti. Clementine gözlerini bir hastanede açtığında çarpışmanın ardından ayaklarının felç olduğunu öğrenmişti. Artık gündüzleri tekerlekli sandalyeye mahkum yaşıyor ama geceleri Hemera ile zaman yolculuğu yapıyordu. Aynı zamanda; bu maceralarda kötü ateşten yaratık Malmoth ve yaratıklarıyla da mücadele etmek zorunda kalıyordu.
Clementine'in çıktığı maceralarda yanında; "Helix" adında başında pervaneli şapkası olan konuşan bir kedisi ve gittiği ülkelerde edindiği birbirinden iyi kalpli arkadaşları oluyordu.
Clementine'in en keyifli yanlarından biri de, her maceranın neredeyse başka bir ülkede geçmesiydi. İtalya'dan Kanada'ya, İsveç'ten İngiltere'ye, Mısır'dan Japonya'ya kadar daha bir çok ülkeye giderek, bu ülkelerin kültürel kıyafetlerini giyerek, yaşam tarzlarından bir şeyleri bizlere sunardı. Bu yönden de eğitici olan bir çizgi filmdi...
Çocukluğumuzun efsane Hollandalı golcüsü. Euro 88 finalinde Rus kaleci Dasayev'e dar açıdan attığı gol futbol tarihinin unutulmazları arasındadır.
Tarihin önemli İtalyan gezginlerinden..
Çocukken Voltrancılık oynarken herkes Keith olmak isterdi zira Voltran'ın başını içinde barındıran Siyah Aslan ona aitti.. "Bacakları ve ayakları oluşturun. Kolları ve gövdeyi oluşturun ve ben de başını oluşturacağım!.." repliğini söyleyebilmek için kedi-köpek gibi birbirimizi yerdik.. :))
Siyah Aslan(Keith), Kırmızı Aslan (Lance), Mavi Aslan(Sven), Yeşil Aslan(Pidge), Sarı Aslan(Hunk)... Coran ve Hagar unutulur mu hiççç!!..
"Ayakları ve bacakları oluşturun..
Kolları ve gövdeyi oluşturun..
Ben de başını oluşturacağım.." :)
"İç kılıç sistemi hazır!",
"Dainoten bağlantıları açık!",
"İnfra hücreler tamam!",
"Mega iticiler açık".
"Voltran!! Voltran!! Voltran!!...
Çocukluğu seksenlerde geçmis bizler için bir efsanedir.. Voltran olmazsa olmazzzzzzz...