******ESSELAMUN ELEYKÜM BEŞER ALEMİ****** . ------Bu gün yine Şiir sayfalarını gezindim. Türlü-türlü basiret-i hülasa ile yazılmış Şiirler okudum. Biz mi yaşlandık yoksa devran mı değişti. Şiirlerin tamamına yakını Ölçüsüz, kuralsız ve nizamsız yazılmış. Şiir, Türk Edebiyatımızın en gelişmiş ve en etkili dallarından biridir. Ve evrenseldir... ------Yaşadığımızın çağın getirdiği avantajlar ve dezavantajlar insanların fıtratını boz- maktadır. Memleketin her sathın da Doktora, Mühendise, Avukata, Mimara. Subaya, Öğretmene ve her meslek mensuplarına rastlarsınız. Her meslek gurubunun kendi Hiyerarşi sisteminde belli ve zorunlu kuralları vardır. Kural dışı davranış sergilendi- ğinde anında soruşturma geçirirsiniz. Cezası olduğu gibi mükafatı da vardır. -----Ancak Şiir ve Şair meslek gurubunda ne kural, intizam var, ne de bir denetim var Körler Adaleti. Yani körler sağırlar bir-birilerini ağırlar misali. Antoloji Şiir sayfaların da Yazılan her Şiire yorum yapmak moda olmuş. Sayıları yirmiyi geçmez. Bu Zat-ı muh- teremler her Şairin Şiirlerine hep aynı yorumu yapmaktadırlar... Bu nasıl bir tavır, bu nasıl bir aymazlıktır. Bir de imsak horozu gibi bekliyorlar. Birisi bir Şiir yazsın da yorum yazalım diye??? Aslında bunları tek-tek ifşa etmek gerekir de? Neyseee. -----ŞAİR, ufku geniş, duygulu, duyarlı ve hayal gücü oldukça gelişmiş, Toplumun olumlu ya-da olumsuz meselelerini araştırır, irdeler ve anlaşılır bir Dil ile Şiir, destan ve türküler halinde yazılı ve sözlü olarak Tarihsel devinimde günceller. Ayrıca geçmişi bu günlere ve bu günleri yarınlara taşıyan ve Tarihlere iz düşen Felsefi düşünürlerdir... -----Antoloji de yazan Şairlerin tamamına yakının Eğitim seviyesi %- 80-lerin üzerinde seyretmektedir. İçinde bulunduğumuz bilişim çağında teknolojik devrim yaşanmaktadır. Ancak diğer taraftan da sosyal ve kültürel yozlaşma yaşanmaktadır. Bu yozlaşmaya bir dur diyecek kurum ve kuruluşlar olmadığı gibi, bir de kendisini Şairlikle vasıflandırmış bizler bu yozlaşmayı iyice hızlandırmaktayız??? VESSELAM. -----------------YORGUN DEMOKRAT KALEMİNDEN-----------
DEVRAN BOZUK KUL DEĞİŞTİ . Deprem Vurdu, Ülke Yasta Halk Çıldırdı, Doktor Hasta Maliye de Mehmet Usta Sağ'da Fetret, Sol Değişti. . Çarşı-Pazar Hile Olmuş Cadde-sokak hırsız dolmuş Yaz gelmeden hazan vurmuş Nektar, Kovan Bal Değişti. . Bir Çiçekle, Bahar Gelmez Dua-Niyaz Ferman Olmaz Bir Maaşla File Dolmaz Gövde Çürük, Dal değişti. . Mürşit Arif Naçar Olmuş Yeni Nesil, Uçar Olmuş Baldır-Bacak Açar olmuş Edep erkân Yol değişti. . Ne Ezilen, Nede Ezen Gönüller de hakça düzen Yaz görmeden geldi hazan Bülbül Ötmez, Gül değişti. . Deprem, Tufan bitmez acım Sana Derim Kardeş-Bacım Sübyan Alır, Fetbaz Hacım Cindar-Kâhin Fal Değişti. . Çakıroğlu Bağla Sözü Gel Mevla'ya çevir yüzü Vicdan çürük görmez gözü Devran bozuk, Kul değişti... -----OZAN ÇAKIROĞLU-----
******KISSADAN HİSSE****** . ------Devri zamanın da Köyün meydanın da bir Vatandaş koşarak gelir ve Köyün Mollasına der ki? Hocam senin Hatun aklını sıçratmış..Molla şöyle bir çember sakalını sıvazlamış ve dönmüş Adama, ya-hu bizim Hatun da Akıl yoktu ki, sıçratsın??? Siz hele bir sıçrayana iyi baksaydınız acaba o, sıçrayan neydi? ------Bu gün Antoloji Şiir sayfalarını şöyle bir gezindim. Yılbaşından sonra yazılan Şiirlerin tamamına yakını Aşk-sevda konulu Şiirler. Her halde bizim Şairler de aklını sıçratmış. Asıl vahim olanı bu aşk şiirlerini yazanlar genelde Kadın Şaireler??? Ya-hu sadece Yılbaşı gecesi binlerce Kadın, Erkekler tara- fından şiddete maruz kalmış. Televizyon ekranların da Kadın program salgını var. Hangi kanalı açarsan Kadın konuları işleniyor. Özellikle Kadına şiddet ve aldatma konuları. Ya-hu aldatan-aldatana. Hani derler ya aç ile çıplak kudurgan olur. Özellikle genç neslimiz zıvanadan çıkmış. Üç çocuğu bırakıp Kocaya kaç- malar, Komşudan çocuk peydalamalar. Seksen yaşında ki Heriflere Gelin git- meler...Hangi birini yazayım şaşırıp kaldım... ------Biz yorgun Demokratlar olarak, bu çarpık eğitim sistemine. Özel Okul ve Dershanelere, Televizyonlarda ki rezil programlara. güzellik yarışmalarına, Moda ve reklam sektorün de Kadının bir obje gibi kullanılmasına ve benzeri bir çok fiili eylemlere karşı mücadele verdik ve vermeyede devam etmekteyiz. Anadolu'da Okulları kapattık, Metropollerde Kadınlarımızı açtık. Podyumda K....çını açanı alkışladık. Başı örtük bacılarımızı kınadık. Sahnelerde en çok soyunanı izledik. Halk Ozanların konserine gitmedik.. Tarkan ve onun gibi zırtapozlara yılbaşında Miliyonları ödedik, amma ve lakin bir yetimin bir öksüzün karnını doyurmadık. Ya- hu bu nasıl Ulusallıktır, bu nasıl insanlıktır, bu nasıl bir devrandır??? ------Gelelim bizim Kadın Şairelere, böyle Erkek egemen toplumda ve bunca olaylara rahmen hala Erkeklere Aşkım-aşkım Şiirler yazıyorlar. Bu ne yaman bir çelişkidir anlamış değilim. ------Zat-ı muhteremin biri şöyle yazmış??? Okşa beni, sev beni Ara-sıra Döv Beni Ben bir Türkmen Kızıyam Bir Giyinem de gör beni... Bu ne teslimiyetçilik yaaa. . Bir başka hanım kızımız şöyle yazmış. Sol yanımdan yorma beni Azap kurşunuyla, vurma beni Ayağın altına Turap olayım Ölmeden kefene sarma beni...San ki Şiddete davetiye çıkarmış... . ------Biz Ulusal Toplum olarak ne yana evriliyoruz? Neden böyle Haksız, kuralsız yetersiz, bilgisiz, çaresiz ve güdümlü bir Millet haline dönüştük??? VESSELAM. ------BİR YORGUN DEMOKRAT KALEMİNDEN-------
GÖR NEYLEDİ ZAMAN BİZİ. . Şimdi Girdik Yeni Yıla Kısmet Dedik Çıktık Yola Mevlam Sabır Versin Kula Zar Eyledi Zaman Bizi. . Hak Yolun da Ettik Zikir Her Tufana Dedik Şükür Zam Yağınca Düştük Fakir Kör Eyledi Zaman Bizi. . Devran Döndü, Nefis Azdı Nursuz Soydu, Hafız Yazdı Mümin-müslim Candan Bezdi Zor Eyledi Zaman Bizi. . Atı Alan Dağlar Aştı Nice Mürşit yoldan şaştı Tarikatlar Tardan düştü Fel Eyledi Zaman Bizi. . Nesil Azdı, Öz Bozuldu Edep Erkân, Yüz bozuldu Kurban koktu, Tuz bozuldu Del Eyledi, Zaman Bizi. . Çakıroğlu Haddin Aşma Sağı-Solu Fazla Deşme Hakka giden Yoldan şaşma Gör Neyledi Zaman Bizi, Nar Eyledi, Zaman Bizi... . **OZAN ÇAKIROĞLU**
*****ESSELAMUN ALEYKÜM CEMAAT-İ MÜSLİMİN***** . ------Devri zaman da Siyasi bir kurum da hasarlı Kapı-pencere tamıri yapılacakmış. Siyasinin biri bir kaç Marangoz çağırıyor. Tamir yapıla- cakları bir-bir gösteriyor. Marangozlara ayrı-ayrı soruyor, kaç paraya yaparsınız diye. Marangozlardan bir 1000 TL diyor, bir diğeri 1500 TL diyor, bir başkası 1600 TL diyor. bir diğeri 2000 TL diyor. En sonun- cusu da 10.000 TL diyor. -------Şimdi siz dersiniz ki ihaleyi en ucuz teklif veren alır. Eh doğrusuda bu olması gerek, Amma ve lakin bizim Ülkemiz de doğrunun tam tersi olmaktadır. Ve ihaleyi 10.000 TL diyen Marangoz alıyor. Nasıl mı? Marangoz siyasiye diyor ki seninle 10.000 TL, ye anlaşalım. 2000 TL Sana, 40000 TL,yı diğer ustalara bölüştürelim ve kalan 40000 TL, de bana kalsın. Ve ihale bu şekilde sonlanıyor. -------Bizim Memlekette Dayısız menzile asla varılmaz dostum.... -------OZAN ÇAKIROĞLU------
YOBAZ PAZARINDA ZORA DÜŞERSİN . Mustafa Kemal'in Yolundan Şaşma Kâmil Meclisin de, Haddini Aşma Oğul-Uşağının, Gözünden Düşme Yüreğin Daralır, Zara Düşersin. . Ahiret'le Dünya Arası Yakın İbret almak için, Doğaya bakın Fen-Bilimden uzak durma sakın Hilafet Yolun da, Dara Düşersin. . Hakkın-Hakikatın, Yolundan Azma Ehilsiz Fetbazın, Peşinde Gezme Atatürk Devrine, Bühtanlar Yazma Divan-i Mahşer de, Kora Düşersin. . Ortanın Solunda, Uyuyup Kalma Sağında Yürüyüp, Fetrete Dalma Fetbaza Kanıp ta, Toplumu Bölme Yobaz Pazarın da, Zora Düşersin. . Müspet Bilim Farzdır, Değil Boşuna Melanet Okuma, Toprak Taşına Ecel Kuşu Konar, Bir Gün Döşüne Azap Ummanın da, Sala Düşersin. . Der Vezir Söz Uçar, Yazıdır Kalan Tespitim Doğrudur, Değildir Yalan Huzura Kavuşur, Tövbekâr Olan İşlerin Rast Gider, Kâra Düşersin... ------OZAN ÇAKIROĞLU------
*****ESSELAMUN ELEYKÜM BEŞER ALEMİ***** . ------Devri zamanın da Bir Kurt ile bir Tilki arkadaş oluyor. Gel zaman, git zaman derken, bir akşam üstü Orman da gezinirlerken, bir Ağacın dalına asılı bir Koyun budu görürler. Kurt hemen Tilkiye emir eder, ulan Tilki git o, budu al getir de bir akşam sefası yapalım der. Kurnaz Tilki asılı budun arkasında ki düzeneği fark eder. Der ki Kurt Emuce ben bu gün oruçluyum, Ben ne budu getiririm, nede yerim der Yaşlı ve aptal Kurt ağzını sulandıra-sulandıra tam budu alacakken düzenek hare- kete geçer ve bomba patlar. Kurt bir tarafa savrulur ve Koyun budu da parçalara bölünür. Bizim kurnaz Tilki parçalanmış etleri afiyetle yemeye koyulur..Bunu gören Yaşlı Kurt can havliyle Tilkiye bağırır. Ulan Tilki hani sen oruçluydun. Tilki cevap verir. Ya-hu Kurt emuce sen duymadın mı iftar TOPU patladı??? -------Memleket sathın da üç yıl önce iflas Topu patladı. Amma ve lakin hiç bir kimse duymadı patlayan Topun sesini??? İlginç ve oldukça düşündürücü??? Ya-hu biz ne zaman duyacağız, göreceğiz de muhakeme edeceğiz??? VESSELAM. -------- YORGUN DEMOKTAT KALEMİNDEN------
****2024 YILA MERHABA**** . Bu gün yep-yeni, bir yıla başladık Geçti ömür bir yıl daha yaşlandık Bunca Felaketten, belki uslandık İki bin yirmi dört Yıla Merhaba. . Yok olsun çürüsün, Toplar-tüfekler Özgürlüğe Doğsun, Yeni Ufuklar Vuslatla açılsın, Seher-Şafaklar Barışla Çağlayan, Sele Merhaba. . Her türlü melanet mazide kalsın Yurdumuza bolluk, bereket gelsin Savaşlar olmasın, Sulh-barış gelsin Türküler Söyleyen, Dile Merhaba. . Hayır-Hasenatla Yüzünüz Gülsün Ocak-Otağlara, Mutluluk Gelsin Gönül Bahçemizde çiçekler açsın Dostluğa Uzanan, Ele Merhaba. . Kul Vezirin yoktur, kibir-gizleri Haktır-Hakikattır, bütün sözleri Mutsuzluk içinde, solan yüzleri Güldürecek Yeni Yıla Merhaba... . ****OZAN ÇAKIROĞLU****
-----Her yaşanılan olumsuzluklara karşı tavır takınmadığımızdan dolayı,
bir çok sosyal ve ekonomik haklarımız elimizden alındı???
******ESSELAMUN ELEYKÜM BEŞER ALEMİ******
.
------Bu gün yine Şiir sayfalarını gezindim. Türlü-türlü basiret-i hülasa ile yazılmış
Şiirler okudum. Biz mi yaşlandık yoksa devran mı değişti. Şiirlerin tamamına yakını
Ölçüsüz, kuralsız ve nizamsız yazılmış. Şiir, Türk Edebiyatımızın en gelişmiş ve en
etkili dallarından biridir. Ve evrenseldir...
------Yaşadığımızın çağın getirdiği avantajlar ve dezavantajlar insanların fıtratını boz-
maktadır. Memleketin her sathın da Doktora, Mühendise, Avukata, Mimara. Subaya,
Öğretmene ve her meslek mensuplarına rastlarsınız. Her meslek gurubunun kendi
Hiyerarşi sisteminde belli ve zorunlu kuralları vardır. Kural dışı davranış sergilendi-
ğinde anında soruşturma geçirirsiniz. Cezası olduğu gibi mükafatı da vardır.
-----Ancak Şiir ve Şair meslek gurubunda ne kural, intizam var, ne de bir denetim var
Körler Adaleti. Yani körler sağırlar bir-birilerini ağırlar misali. Antoloji Şiir sayfaların da
Yazılan her Şiire yorum yapmak moda olmuş. Sayıları yirmiyi geçmez. Bu Zat-ı muh-
teremler her Şairin Şiirlerine hep aynı yorumu yapmaktadırlar... Bu nasıl bir tavır, bu
nasıl bir aymazlıktır. Bir de imsak horozu gibi bekliyorlar. Birisi bir Şiir yazsın da yorum
yazalım diye??? Aslında bunları tek-tek ifşa etmek gerekir de? Neyseee.
-----ŞAİR, ufku geniş, duygulu, duyarlı ve hayal gücü oldukça gelişmiş, Toplumun olumlu
ya-da olumsuz meselelerini araştırır, irdeler ve anlaşılır bir Dil ile Şiir, destan ve türküler
halinde yazılı ve sözlü olarak Tarihsel devinimde günceller. Ayrıca geçmişi bu günlere ve
bu günleri yarınlara taşıyan ve Tarihlere iz düşen Felsefi düşünürlerdir...
-----Antoloji de yazan Şairlerin tamamına yakının Eğitim seviyesi %- 80-lerin üzerinde
seyretmektedir. İçinde bulunduğumuz bilişim çağında teknolojik devrim yaşanmaktadır.
Ancak diğer taraftan da sosyal ve kültürel yozlaşma yaşanmaktadır. Bu yozlaşmaya bir
dur diyecek kurum ve kuruluşlar olmadığı gibi, bir de kendisini Şairlikle vasıflandırmış
bizler bu yozlaşmayı iyice hızlandırmaktayız??? VESSELAM.
-----------------YORGUN DEMOKRAT KALEMİNDEN-----------
DEVRAN BOZUK KUL DEĞİŞTİ
.
Deprem Vurdu, Ülke Yasta
Halk Çıldırdı, Doktor Hasta
Maliye de Mehmet Usta
Sağ'da Fetret, Sol Değişti.
.
Çarşı-Pazar Hile Olmuş
Cadde-sokak hırsız dolmuş
Yaz gelmeden hazan vurmuş
Nektar, Kovan Bal Değişti.
.
Bir Çiçekle, Bahar Gelmez
Dua-Niyaz Ferman Olmaz
Bir Maaşla File Dolmaz
Gövde Çürük, Dal değişti.
.
Mürşit Arif Naçar Olmuş
Yeni Nesil, Uçar Olmuş
Baldır-Bacak Açar olmuş
Edep erkân Yol değişti.
.
Ne Ezilen, Nede Ezen
Gönüller de hakça düzen
Yaz görmeden geldi hazan
Bülbül Ötmez, Gül değişti.
.
Deprem, Tufan bitmez acım
Sana Derim Kardeş-Bacım
Sübyan Alır, Fetbaz Hacım
Cindar-Kâhin Fal Değişti.
.
Çakıroğlu Bağla Sözü
Gel Mevla'ya çevir yüzü
Vicdan çürük görmez gözü
Devran bozuk, Kul değişti...
-----OZAN ÇAKIROĞLU-----
******KISSADAN HİSSE******
.
------Devri zamanın da Köyün meydanın da bir Vatandaş koşarak gelir ve
Köyün Mollasına der ki? Hocam senin Hatun aklını sıçratmış..Molla şöyle
bir çember sakalını sıvazlamış ve dönmüş Adama, ya-hu bizim Hatun da
Akıl yoktu ki, sıçratsın??? Siz hele bir sıçrayana iyi baksaydınız acaba
o, sıçrayan neydi?
------Bu gün Antoloji Şiir sayfalarını şöyle bir gezindim. Yılbaşından sonra
yazılan Şiirlerin tamamına yakını Aşk-sevda konulu Şiirler. Her halde bizim
Şairler de aklını sıçratmış. Asıl vahim olanı bu aşk şiirlerini yazanlar genelde
Kadın Şaireler??? Ya-hu sadece Yılbaşı gecesi binlerce Kadın, Erkekler tara-
fından şiddete maruz kalmış. Televizyon ekranların da Kadın program salgını
var. Hangi kanalı açarsan Kadın konuları işleniyor. Özellikle Kadına şiddet ve
aldatma konuları. Ya-hu aldatan-aldatana. Hani derler ya aç ile çıplak kudurgan
olur. Özellikle genç neslimiz zıvanadan çıkmış. Üç çocuğu bırakıp Kocaya kaç-
malar, Komşudan çocuk peydalamalar. Seksen yaşında ki Heriflere Gelin git-
meler...Hangi birini yazayım şaşırıp kaldım...
------Biz yorgun Demokratlar olarak, bu çarpık eğitim sistemine. Özel Okul ve
Dershanelere, Televizyonlarda ki rezil programlara. güzellik yarışmalarına,
Moda ve reklam sektorün de Kadının bir obje gibi kullanılmasına ve benzeri
bir çok fiili eylemlere karşı mücadele verdik ve vermeyede devam etmekteyiz.
Anadolu'da Okulları kapattık, Metropollerde Kadınlarımızı açtık. Podyumda
K....çını açanı alkışladık. Başı örtük bacılarımızı kınadık. Sahnelerde en çok
soyunanı izledik. Halk Ozanların konserine gitmedik.. Tarkan ve onun gibi
zırtapozlara yılbaşında Miliyonları ödedik, amma ve lakin bir yetimin bir öksüzün
karnını doyurmadık. Ya- hu bu nasıl Ulusallıktır, bu nasıl insanlıktır, bu nasıl bir
devrandır???
------Gelelim bizim Kadın Şairelere, böyle Erkek egemen toplumda ve bunca
olaylara rahmen hala Erkeklere Aşkım-aşkım Şiirler yazıyorlar. Bu ne yaman
bir çelişkidir anlamış değilim.
------Zat-ı muhteremin biri şöyle yazmış???
Okşa beni, sev beni
Ara-sıra Döv Beni
Ben bir Türkmen Kızıyam
Bir Giyinem de gör beni... Bu ne teslimiyetçilik yaaa.
.
Bir başka hanım kızımız şöyle yazmış.
Sol yanımdan yorma beni
Azap kurşunuyla, vurma beni
Ayağın altına Turap olayım
Ölmeden kefene sarma beni...San ki Şiddete davetiye çıkarmış...
.
------Biz Ulusal Toplum olarak ne yana evriliyoruz? Neden böyle Haksız, kuralsız
yetersiz, bilgisiz, çaresiz ve güdümlü bir Millet haline dönüştük??? VESSELAM.
------BİR YORGUN DEMOKRAT KALEMİNDEN-------
GÖR NEYLEDİ ZAMAN BİZİ.
.
Şimdi Girdik Yeni Yıla
Kısmet Dedik Çıktık Yola
Mevlam Sabır Versin Kula
Zar Eyledi Zaman Bizi.
.
Hak Yolun da Ettik Zikir
Her Tufana Dedik Şükür
Zam Yağınca Düştük Fakir
Kör Eyledi Zaman Bizi.
.
Devran Döndü, Nefis Azdı
Nursuz Soydu, Hafız Yazdı
Mümin-müslim Candan Bezdi
Zor Eyledi Zaman Bizi.
.
Atı Alan Dağlar Aştı
Nice Mürşit yoldan şaştı
Tarikatlar Tardan düştü
Fel Eyledi Zaman Bizi.
.
Nesil Azdı, Öz Bozuldu
Edep Erkân, Yüz bozuldu
Kurban koktu, Tuz bozuldu
Del Eyledi, Zaman Bizi.
.
Çakıroğlu Haddin Aşma
Sağı-Solu Fazla Deşme
Hakka giden Yoldan şaşma
Gör Neyledi Zaman Bizi,
Nar Eyledi, Zaman Bizi...
.
**OZAN ÇAKIROĞLU**
*****ESSELAMUN ALEYKÜM CEMAAT-İ MÜSLİMİN*****
.
------Devri zaman da Siyasi bir kurum da hasarlı Kapı-pencere tamıri
yapılacakmış. Siyasinin biri bir kaç Marangoz çağırıyor. Tamir yapıla-
cakları bir-bir gösteriyor. Marangozlara ayrı-ayrı soruyor, kaç paraya
yaparsınız diye. Marangozlardan bir 1000 TL diyor, bir diğeri 1500 TL
diyor, bir başkası 1600 TL diyor. bir diğeri 2000 TL diyor. En sonun-
cusu da 10.000 TL diyor.
-------Şimdi siz dersiniz ki ihaleyi en ucuz teklif veren alır. Eh doğrusuda
bu olması gerek, Amma ve lakin bizim Ülkemiz de doğrunun tam tersi
olmaktadır. Ve ihaleyi 10.000 TL diyen Marangoz alıyor. Nasıl mı?
Marangoz siyasiye diyor ki seninle 10.000 TL, ye anlaşalım. 2000 TL
Sana, 40000 TL,yı diğer ustalara bölüştürelim ve kalan 40000 TL, de
bana kalsın. Ve ihale bu şekilde sonlanıyor.
-------Bizim Memlekette Dayısız menzile asla varılmaz dostum....
-------OZAN ÇAKIROĞLU------
YOBAZ PAZARINDA ZORA DÜŞERSİN
.
Mustafa Kemal'in Yolundan Şaşma
Kâmil Meclisin de, Haddini Aşma
Oğul-Uşağının, Gözünden Düşme
Yüreğin Daralır, Zara Düşersin.
.
Ahiret'le Dünya Arası Yakın
İbret almak için, Doğaya bakın
Fen-Bilimden uzak durma sakın
Hilafet Yolun da, Dara Düşersin.
.
Hakkın-Hakikatın, Yolundan Azma
Ehilsiz Fetbazın, Peşinde Gezme
Atatürk Devrine, Bühtanlar Yazma
Divan-i Mahşer de, Kora Düşersin.
.
Ortanın Solunda, Uyuyup Kalma
Sağında Yürüyüp, Fetrete Dalma
Fetbaza Kanıp ta, Toplumu Bölme
Yobaz Pazarın da, Zora Düşersin.
.
Müspet Bilim Farzdır, Değil Boşuna
Melanet Okuma, Toprak Taşına
Ecel Kuşu Konar, Bir Gün Döşüne
Azap Ummanın da, Sala Düşersin.
.
Der Vezir Söz Uçar, Yazıdır Kalan
Tespitim Doğrudur, Değildir Yalan
Huzura Kavuşur, Tövbekâr Olan
İşlerin Rast Gider, Kâra Düşersin...
------OZAN ÇAKIROĞLU------
*****ESSELAMUN ELEYKÜM BEŞER ALEMİ*****
.
------Devri zamanın da Bir Kurt ile bir Tilki arkadaş oluyor. Gel zaman, git zaman
derken, bir akşam üstü Orman da gezinirlerken, bir Ağacın dalına asılı bir Koyun
budu görürler. Kurt hemen Tilkiye emir eder, ulan Tilki git o, budu al getir de bir
akşam sefası yapalım der. Kurnaz Tilki asılı budun arkasında ki düzeneği fark eder.
Der ki Kurt Emuce ben bu gün oruçluyum, Ben ne budu getiririm, nede yerim der
Yaşlı ve aptal Kurt ağzını sulandıra-sulandıra tam budu alacakken düzenek hare-
kete geçer ve bomba patlar. Kurt bir tarafa savrulur ve Koyun budu da parçalara
bölünür. Bizim kurnaz Tilki parçalanmış etleri afiyetle yemeye koyulur..Bunu gören
Yaşlı Kurt can havliyle Tilkiye bağırır. Ulan Tilki hani sen oruçluydun. Tilki cevap
verir. Ya-hu Kurt emuce sen duymadın mı iftar TOPU patladı???
-------Memleket sathın da üç yıl önce iflas Topu patladı. Amma ve lakin hiç bir kimse
duymadı patlayan Topun sesini??? İlginç ve oldukça düşündürücü??? Ya-hu biz ne
zaman duyacağız, göreceğiz de muhakeme edeceğiz??? VESSELAM.
-------- YORGUN DEMOKTAT KALEMİNDEN------
****O, Dağarcık değilmiydi****
****2024 YILA MERHABA****
.
Bu gün yep-yeni, bir yıla başladık
Geçti ömür bir yıl daha yaşlandık
Bunca Felaketten, belki uslandık
İki bin yirmi dört Yıla Merhaba.
.
Yok olsun çürüsün, Toplar-tüfekler
Özgürlüğe Doğsun, Yeni Ufuklar
Vuslatla açılsın, Seher-Şafaklar
Barışla Çağlayan, Sele Merhaba.
.
Her türlü melanet mazide kalsın
Yurdumuza bolluk, bereket gelsin
Savaşlar olmasın, Sulh-barış gelsin
Türküler Söyleyen, Dile Merhaba.
.
Hayır-Hasenatla Yüzünüz Gülsün
Ocak-Otağlara, Mutluluk Gelsin
Gönül Bahçemizde çiçekler açsın
Dostluğa Uzanan, Ele Merhaba.
.
Kul Vezirin yoktur, kibir-gizleri
Haktır-Hakikattır, bütün sözleri
Mutsuzluk içinde, solan yüzleri
Güldürecek Yeni Yıla Merhaba...
.
****OZAN ÇAKIROĞLU****