ruhumuzu zaman zaman sarmalayıp bize aslında ne kadar yalnız olduğumuzu tüm insanlığın yanında hissettiren bu sızının birilerinin yanımızda olup olmamasıyla pek de alakası yok. ve aşikâr önümüzde duran bu gerçekliğe de bir faydası yok. bu sadece tek başına başlayıp tek başımıza bitireceğimiz yaşam denen bir başımıza yaptığımız yolculukla alakalı. ne olursa olsun sonuçta yine yalnızız...
tam mağara alegorisi gibi olmasa da karanlığa doğuyoruz.kendimizi bile görmek ne mümkün. kaç şanslımız ,yaşadıkça çatlaklardan sızan ışıklarla kimi de çatlakların açılmasıyla oluşan yarıklardan,yaşadığımız yeri tam anlamıyla görebiliyor?
insan davranışlarını algılamamın keşke bana bir getirisi olsaydı. bin yıllık bir halıya bin yıldan beri bağdaş kurmuş bir bilgeye dönüşmüş gibiyim de öyle bir şey olsam da bunun ne anlamı var anlamaya çalışıyorum. bence bir getirisi yok.
Cep telefonundan hâlâ yorum yazamıyorum.
ruhumuzu zaman zaman sarmalayıp bize aslında ne kadar yalnız olduğumuzu tüm insanlığın yanında hissettiren bu sızının birilerinin yanımızda olup olmamasıyla pek de alakası yok. ve aşikâr önümüzde duran bu gerçekliğe de bir faydası yok.
bu sadece tek başına başlayıp tek başımıza bitireceğimiz yaşam denen bir başımıza yaptığımız yolculukla alakalı.
ne olursa olsun sonuçta yine yalnızız...
kac gundur yorum yazamiyorum.iletisime de yazdim.geri donus dahi olmadi.
buradan gidecek mi bakalim agzini kirdigimin sitesi.
"hukuk siyasetin köpeğidir"
tam mağara alegorisi gibi olmasa da karanlığa doğuyoruz.kendimizi bile görmek ne mümkün.
kaç şanslımız ,yaşadıkça çatlaklardan sızan ışıklarla kimi de çatlakların açılmasıyla oluşan yarıklardan,yaşadığımız yeri tam anlamıyla görebiliyor?
yaşam süresince her anın şekli şemaili farklı olsa da olmadan yaşanmaz.
insanın ruhu illaki bir yol buluyor yaşamaya.
doğada varlığımız ziyan.keşke kendi türümüz içinde de birbirimizi bu kadar çok önemsemeseydik.
yazmak dahi bir nevi içindeki irini akıtmaktır.yani dağları devirmişsin hissini veren eylemsizliktir.vicdan konforudur.rahat uyumanı sağlar.
"Tüm akıl hastalıklarının temelinde, meşru acıları yaşamayı reddetmek yatar."
hayatın tüm rutinlerini tek biz yaşamışız gibi abartamakta bize mahsus.
insan davranışlarını algılamamın keşke bana bir getirisi olsaydı.
bin yıllık bir halıya bin yıldan beri
bağdaş kurmuş bir bilgeye dönüşmüş gibiyim de öyle bir şey olsam da bunun ne anlamı var anlamaya çalışıyorum.
bence bir getirisi yok.