Kültür Sanat Edebiyat Şiir

Selin Sonsuz
Selin Sonsuz

PRİMUM NON NOCERE....

  • düşündüm de16.06.2005 - 02:07

    Dünyada ne kadar çok dert vardı..
    Dertsiz insan var mıydı…?
    Şükretmek için ne kadar çok sebep vardı…

  • Çıkmaz Sokak16.06.2005 - 02:06

    İçimdeki ikizlerin tartışmalarına kulak veriyordum bazen.
    Biri sağ kolumdan biri sol kolumdan beni başka bir yana çekiştiriyor…Bense sonunda bütün saf küçük kız hallerimle elimden en sıkı tutanın peşinden yürüyüp o yana gidiveriyordum sorgulamadan...

  • Çıkmaz Sokak16.06.2005 - 02:05

    İçimde yüreğime yağan kara rağmen durduramadığım bir sevgi dominosu sürüp gidiyordu bir yandan…taşlar küçük bir fiskemle yıkıldığı zaman…sabırla onları bütün umutlarım ve iyi niyetlerimle yeniden inşa ediyor…o fiskeyi ne zaman devireceğimi tahayyül etmeden…bir süre yalın bir maviyi seyreder gibi kusursuz yapıtımı seyrediyordum sonra…

  • Çıkmaz Sokak16.06.2005 - 02:05

    Çok doluydum…çok dolu.
    Kelimeler yetmiyordu duygularımı anlatmama….bütün yollarımın sonu ^^Çıkmaz Sokak^^lara çıkıyordu.

    Her gün yine yeni yeniden hayatı sorguluyor….hayatın anlamını sorgulayışlarımdan çıkardıklarımı yaşama sebeplerimin arasına katıyordum bir yandan…

    Sevmek için çok geç…ölmek içinse çok erken zamanlardı yaşamakta olduğum süreç..

  • düşündüm de16.06.2005 - 02:03

    Hani gülün dikenine değil...dikenli bir çubuğun üzerinde gül olduğuna şükredecektik?

  • yanlis anlasilma16.06.2005 - 01:50

    sanal alemin en kötü yanı...

  • hulki cevizoğlu16.06.2005 - 01:40

    Geçen günlerde 2 ünlü fizikçiyi konuk etmişti..
    Kimyasal bir alaşım yaptıklarını..bunun sayesinde 1 verip 4 enerji alabildiklerini söylüyor ve dünyada bunu yapan ilk kişileriz diyorlardı...
    Profesör..gece boyunca fiziğin temel kuralı..^^hiçbir enerji yoktan var edilemez^^...prensibidir diyerek arayan cahil cüheyla takımına laf anlatmaya çalıştı...
    En son açıklamayı Quantum fiziğiyle yapsalar da yaranamadılar vesselam...ben de bu arada insanlara laf anlatmanın ne kadar zor olduğuna şaşarak ve milletcek dinlemeyi öğrenmemiz gerektiğine karar vererek kafayı yedim...

  • babaanne16.06.2005 - 01:33

    Ben daha küçücük bir kız çocuğuyken sıcak yaz akşamlarında onunla beraber denizin bütün güzelliğiyle seyreylenebileceği dedemlerin o büyük dağ evinde….badi badi babaannemin yanında elini tutarak bahçedeki yasemin ağacına doğru yürür…onunla birlikte küçük avuçlarıma daha açılmamış yaseminleri toplamayı….avuçlarım dolunca da onları minik eteğimin ön kısmına istiflemeyi marifet sayar…sonra da büyük bir ciddiyetle balkonda babaannemin yanına oturur onları incelikle ve iğneyi minik parmaklarıma batırmamaya çalışarak beyaz bir ipliğe dizmeye çalışırdım….
    İpliğe dizilen yaseminler belli bir süre sonra açılır…ben de o mis kokulu dizgeden kendime ya kolye…ya da taç yapar… başıma takar…öylece küçük bir prenses edasıyla ortalıklarda ilgi çekerek dolaşmayı severdim salına salına..…

  • o16.06.2005 - 01:29

    Boğuluyordu..
    Nefessiz kalıyordu bu şehirde….
    Eve her gelişinde bütün pencereleri açıyordu hemen..ve sigara bağımlısı bir astımlı gibi havadaki oksijeni derin derin…nefes almak istercesine….sudan çıkmış ve nefes alamayan…sanki biraz daha geçse öleceğini bilmekte olan küçük bir Japon balığı edasıyla…

    Yetmiyordu işte…
    Kalbi mengeneler arasında sıkıştırılırken..
    Ona içine düştüğü devasa hortumdan kurtulmaya çalışma endişesi düşüyordu..

    Hayatın anlamını sorgulamak için çok geçti..
    Ölmek içinse henüz hayatta olduğuna göre erken..

    Ne yapacağını bilemez bir halde önce sağına….sonra soluna bakındı…
    Gördüğü tek şey kalabalıklardaki yalnızlığıydı..

    İçinde yitip gittiği kayıp şehir…

    ^^Bilmezler yalnız yaşamayanlar^^ mısraları geldi aklına….

    Sustu…

  • o16.06.2005 - 01:28

    Vurgundu…
    Martılara simit atma ihtimallerine….
    Geceleri denize aksi düşen yıldızlara…ve ayın kılavuzluk ettiği yakamozlara….
    Altın kumlu sahillere…o sahillerdeki iyot kokularına..yerdeki küçük yengeçlere…ve deniz kabuklarına…
    Ki o kumsallarda kıyıyı yalamakta olan eşsiz sükunetteki dalgalar…ona içindeki dokunulmamış yerleri iyileştirirmiş gibi gelirdi…