Kültür Sanat Edebiyat Şiir

serbest kürsü sizce ne demek, serbest kürsü size neyi çağrıştırıyor?

serbest kürsü terimi Seu Kuyt tarafından tarihinde eklendi

  • Beyza Gürcan
    Beyza Gürcan

    "Ruhum bazı sokaklarda kayıp, bazı telefon konuşmalarında, bazı mesajlarda, bazı akşam yemeklerinde..."
    -Beyza Alkoç, Enkaz Altındakiler

  • Kaideyi Bozan İstisna
    Kaideyi Bozan İstisna

    Mavi salon daha kibardı

  • Kaideyi Bozan İstisna
    Kaideyi Bozan İstisna

    Kürsüde insanlık kalmamış
    Bi oralet ısmarlayan bile çıkmadı

  • Kaideyi Bozan İstisna
    Kaideyi Bozan İstisna

    Herkes herkese çay ısmarlıyor
    Biri de bana oralet ısmarlasın

  • Maria Puder
    Maria Puder

    Sendeki bu kafadan birinde daha var burada. Beyiz ikizin midir nedir. Neyse takıl ya uğraşmak istemiyorum. Saçma sapan ruh halleri.

  • Kaideyi Bozan İstisna
    Kaideyi Bozan İstisna 01.09.2022 - 14:57



  • Maria Puder
    Maria Puder

    Kafalar güzel olunca Stockholm sendromu

    :)))

  • Halil Yılmaz
    Halil Yılmaz

    Mevlana sormuşlar
    Aşk Nedir ;
    Mevlana;
    Aşk büyüklere baldır,
    Küçüklere süttür.,

    Ömür dediğin nedir ki ?

    Ne güzel tarif etmiş,
    Birisi karın doyurur, Diğeri hazla beraber tat alır, lezzet ,vs.

    Ömür dediğin nedir ki ?

    Ömür dediğin nedir ki ?
    Bir gün ya da bir gecelik
    Dinlenecek kadar gölgelik
    Bu kadar sevmek delilik

    Bazen neşe bazen hüzün
    Kaç baharda güldü yüzün
    Aç kalsan lokma da gözün
    Çalış doysun gönül gözün.

    Gönül ister güzel yosma
    Her cilve edene koşma
    Âşık’ım sözüne kanma
    Narın ’da yanıp kül olma

    İnsan yüklendi ağır yük
    Yükün ağır cismin küçük
    Nefis ister saltanat mülk
    Nasıl taşır bu kadar yük ?


  • Maria Puder
    Maria Puder



    Prenses Maricruz ve Hava Süvarisi Hakkında Olmayan Aşk


    Sana aşktan söz edebilirim Sevgilim
    İnsanın yüreğini aynı anda hem yakan
    Hem de soğutan çılgın şu duyguyu
    Büyülü gerçekliğin kollarında salınarak anlatabilirim
    Gökte uçan fillerin sadece şapka takıyor olmasına şaşırır gibi
    Tarif edebilirim
    Gözlerinin mavisinde doğan yeşil ırmağın yol alışını
    Ancak,
    o zaman kendimden hiç bahsetmiş olmazdım

    Kelime haznesi kozmogonik sayıklarken
    aksın dizeler
    Çürümenin kitabı geçerken hatırından
    Şaşkınlığın,
    uçan fillerin şapka takmasına hissedilenden bile enfesti.
    Buraya bir kitap ayıracı yerleştirirken
    ‘’sen hatırlamayı seversin diye not düşmedim o kitabın sayfalarına’’
    Bir aşkın tarihsel tarifidir içerdiği töz.
    Bak bunu not almalısın
    Bu iyi bir söz!

    Sözlerin arasından dokunmuşluğum var ruhunun tenine
    Olağanüstü bir gerçeklikti dilinin, ağzının içinden seçip döktükleri
    Sevişmek hakkında pek çoğunun böyle bir bilgisi olmadığını düşünüyorum.
    Nesnel algıların,
    bütünün,
    bitişik yazıldığı gibi karşılandığı şeylere benzeyen
    Sıradaki filin göl kenarında oturup bir fare ile sohbet etmesinden sonra
    Zincire gevşek vurulmuş prometheus ayakları kırık olan atı ile
    (Ki her serbest şiirin ortasından bir at geçmek zorundaymış gibi)
    Geçerken Gide bize gülümsedi
    ‘’Farz etki hiçbir şey söylemedim’’
    Farz, otuziki kere otuziki dişin tek tek fırçalanmasını anlamak dışında şeyler olmalıydı.
    Misvak ile temizlenemeyen lekelere benziyor evlerin ruh hali.


    Aşk;
    Böyle tarifsiz bir imgelem ile kavuşamadı daha önce.
    Sözden önce de vardı,
    Aşk!
    Sen ve Ben’den bir bütüne varıncaya dek aklımızın ucunda sallanan ihtişamlı dev,
    Aşk!
    Senden ve Benden daha büyük bir şeye yol alışın elleri
    Bir romaneksin ismi olsun demişler ‘’Soti’’
    Ölürken üzülmediğimiz Democles ve öyküsünden sonra
    Sartre yokuşunu çıkarken
    Nefesi kesilmeyecek bir zihne ihtiyacım vardı.
    Aşk!
    İşte bu masalsı büyünün gerçek oluşumudur
    ‘’Seni Seviyorum’’ derken bir anlamdan bahsetmeliydim.
    Yoksa
    Aşk!
    Feromon için sadece bir oyuncak.

    Not:
    Ve iyi ki
    Pedra Paromo bizim köyden değilmiş.
    Yoksa AŞK hakkında konuşamazdık.


    İkinci Not:
    Bu yazdıklarımı okuduğunda anlayacak olduğun
    Aklın.
    Onu ayrıca seviyorum.




    D...


    ŞİİRİN HİKAYESİ:Detaylar hakkında konuşulsun diye şekillerin ötesine geçilebilir. Nesir ve şiir arasında akan bir nehir.

  • Maria Puder
    Maria Puder

    FITRATIN KADAR KONUŞ ADEM



    Her şey bir elma ile başladı Adem. Alt tarafı bir elma yahu. Sen başlarda konuyu o kadar da yanlış anlamamıştın aslında. Fıtratından uzaklaşmak için binlerce yıl geçmesi gerekti. Sen sanırım aslında durumun nasıl olduğunu unutmuşsun. Adem veya Konfüçyüs fıtratına dön yoksa fena olacak. Demek ki yine kolları sıvayıp sana ta en baştan, o elmadan o ilk ısırığı aldığı günden bugüne dek olanları kısa bir özet geçmek gerekiyor. Kutadgu Bilig’ de haddini bilsin artık.

    Sürekli diline dolayıp dinsel temalarla süslediğin fıtrat var ya Adem, işte o senin bana giydirmeğe çalıştığın bir beden küçük olan betimlemen. Bizler Adem ve Havva iken aslında fazlası ile Anaerkil bir yaşam biçiminde sevişiyorduk. Cinsel tabuların olmadığı, kadının bırak üstün olmayı tanrısal bir varlık olarak görüldüğü bin yıllarca yıl yaşanmışlığımız var bizim seninle Adem. Edinilmiş ne kadar veri, kaynak, tarihi eser, doküman varsa bize bunu söylüyor canım. Üzgünüm ama ilk peygamber Adem babamızın yaşadığı zamanlara bilinen tarihsel en yakın zamanlarda sen değil ben birincildim. Bu nedenle akıllı ol ve fıtratına geri dön!

    Toprak ana ve Bereket Tanrısı seni kutsasın ki Adem sen o elmayı yediğin günden beri çoğalmanı bana borçlusun. Önceleri avlanırken, mağaralarda kalabalık bir yaşam sürerken Aile toplumun yapı taşı değilken, henüz yerleşik hayata geçip eline dinsel metinler alıp savurmuyorken, endüstri çılgınlığı seni benden bunca uzaklaştırmamışken biz bir bütündük. Avlanıp eve ekmek getirmen gereken günlerde bile bana ‘’ Kalk da şu ceylanın derisini yüzüp önüme koy. Bir de o suratına gülümseme ekle. Kadın dediğin müşfik olur, erkeğinin sözünü dinler, mağarasından dışarı başını çıkarmaz’’ gibi laflar etmezdin ki zaten öyle bir fıtratın yok senin.

    Doğurganlık tarihler boyunca benim gücüm olmaya ve sen de bu güce saygı duyup hakkını vermeye devam ederken ne ara ‘’ kadının sırtından sopayı, karnından sıpayı eksik etmeyeceksin’’ demeye başladın. Aslında bilinen ilk tarihsel dönemler de sen doğurganlığın defalarca kez heykelini yapıp önünde diz çökensin Adem. Şimdi söyle bana, hangimiz fıtratımızdan uzaklaştık? Yin ve Yang tamamen senin ürettiğin yepyeni bir fıtrat sembolüdür. Çin kendi tarihini kılıçları eline alan erkeklerden önce hiç bilmiyormuş gibi davranabilir ama ana soylu insanlık tarihi orada öylece duruyor.

    Ana soylu ne demek Adem? Bu senin esas fıtratının ne olduğunu anlatan bir tarihtir. Eski zamanlarda kendi kanından olanların klanı ile cinsel aktivite yapılamazmış. Bu yasa daha biz maymuna benzer canlılarken den beri böyleymiş. Kandaş olan yasakmış yani Adem. E, çok eşlilik de yasak, günah değilmiş. Yani bir kadın isterse dört, isterse on dört eş edinebilirmiş. Bu kural erkekler içinde geçerli tabi. Burada eş tanımı şimdiki aile birliği tanımına göre değerlendirilirse hata edilir. Yani hangi çocuk, hangi erkeğin olduğu da bilinmezmiş. Bu nedenle klanlar, boylar kadınların adları ile anılır, aynı kılandan olan kadın ve erkekler çiftleşmezmiş. İnsanın aklına Habil ve Kabil ve dahası karındaş üreme yolu ile çoğaldığımız geliyor değil mi? İşte sen o elma işini hep yanlış anladın, diyorum ben sana Ademciğim. Yabanıl toplumların bozulmadan günümüze kadar gelmiş olanlarına biraz odaklanırsan gerçekleri daha net görebilirsin. Avusturalya yerlileri, Afrika’nın bozulmamış kabileleri gibi kapitalizmin dişlerini henüz geçiremediği topluluklarda kadınları sokak ortasında katletmezler, kocalar tahakküm uygulamaz, kızlarını mal gibi alıp satmazlar, kadınlar savaş mahsulü sayılmaz, kadınlar evet kadınlar Adem erkekler ile omuz omuza aynı çadırın, mağaranın, damın, çatının altında birlikte, bir olarak yaşarlar. Toplumun en küçük yapıtaşı aile diye bir şey yoktur. Birlikte yaşanılan ve mücadele edilen hayatlar vardır. Erkeğin ve kadının görevleri sıralaması ve bu sıralama içinde kadınların sosyal hayattan azledilmesi yoktur. Kadınlar, toplayıcılar olarak aslında tarım toplumunun ve sonucunda da yerleşik hayata geçisin ana faktörüdür. Kadınlar, modern hayata geçisin esas yol göstericisi olarak aslanları kovalayan Adem’e alet kullanmayı, toprağın kıymetini öğretip onunla beraber medeni bir toplum olmayı Ademe ilk öğretendir. Ancak zavallı Havva başına geleceklerden haberli olsa belki de o Ademi o aslan yiyene kadar beklerdi. Düşün ki açlıktan bir dönem yamyam bile olmuş insan ırkı onca ilkelliğine rağmen asla ‘’namus cinayeti’’ (katliamın, barbarlığın, psikiyatrik hastalığın süslü sonucu) işlememişlerdir. Birbirini yiyen Pekin insanı veya kelle avcılığı yapan tikelciler bile kadına sadece kadın olduğu için şiddet uygulamayı reddetmiştir. Aslında düşünürsen Adem fıtratından sapıp insan dışında bir varlığa dönüşen sensin.

    Tarihsel süreçte ilk kardeşlik tanımlamasından bu yana elimizde kalan şey ‘’karındaş’’ olmakla ilgilidir. Zaman içinde erkeğin soyadını alarak ilkel toplumlardan daha ilkel bir kafa yapısına geçmiş olduk. İlk başlarda hangi uterusdan doğdu isen kardeş olma meselen orada bitiyordu. Mantıklı düşünürsen konu zaten esasen budur. Piç, bir çocuk için baba sorgusu mevcuttur değil mi? Oysa annesi belli olmayan bir çocuk bahsi geçmez. Bir babalık testi gerçeği falan da vardır. Yani ANNE tektir. Anne bulmak gibi bir sorunumuz da yoktur. Dur bakayım bu benim vajinamdan mı doğmuş demeyiz. Doğurduğumuz çocuğu da biliriz. Ama bir Adem baba olacağında illaki haberdar edilir. Eğer bilgisi dahilinde doğum olmamışsa ruhu duymadan dünyanın dört bir yanında çocukları olabilir. İlkel toplumdan bu yana bize annelik tespiti mi yoksa babalık tespiti mi daha kolay yapılacak bir şey gibi gözüküyor? Sen zeki bir insan cinsisin Adem. Sen de bir kez daha doğduğun annen de dahil olmak üzere aile kavramının kimin karnının üzerinde yükseldiğini pekala biliyorsun aslında. Zaten mağaraların önünde dinozorlarla oynarken hiçbir çocuk diğerine, ‘’Sen bir piçsin. Git, bizimle oynama’’ dememiştir. İlkel insanların hayatı bizlere nasıl daha insanca olunuru çok iyi ifade ediyor sevgili Adem.

    İnsanın iki büyük gereksinimi vardı. Öncelikle beslenmek, ikinci olarak cinsellik. Cinsellik en ulaşılabilir ve tehlikesiz olanı iken kitaplar dolusu dinler boyunca ne diye cinsel tabular ve yasaklar deklare edilmiş olsun ki. Hem de tüm bunları kadın bedeni üzerinden ne demeye sayfalar dolusu günahla önümüze getirsin. Kaldı ki her insan türünde en az bir dönem yamyamlık tarihi varken bunu yapsın ki dinler. Düşün! İnsan insanı yiyormuş açlıktan yahu. İlk insanlar kendi klanından olanların yenmesini yasaklamış. Durum bu derece ciddi tabulara, totemlere dönüşmüşken aç insanın işi gücü yok da Havva’nın incir yaprağının boyunu mu konuşmuşlar. Yapma lütfen. Ne yani Havva komşu mağaraya boş tabak geri çevrilmez diye pişirdiği deve etinden götürürken vahşi hayvanlar tarafından yenilmeyi, hatta insanlar tarafından yenilmeyi düşünmeyip de tecavüze uğramayı mı düşünmüş de gece vakti üzerine ayı postu giyip uzun elbise yapmış kendine. Yine de tecavüze uğradığında tecavüzcüsü ‘’O saatte mağaranın dışında ne işi vardı?’’ diye mi sormuş? Bu mu yani fıtrat?

    Totemcilik sürecinde bile tanrısal varlıklara dönüşen yasaklı listesi yokmuş. İnsanlar yiyecek için bir arada yaşamayı öğrenip kolektif çalışmaya başlamışlar. Bu bir arada çalışma modeli kadının eseridir. Nasıl mı? Şimdi siz Ademler doğadan örnek göstererek Havvanın doğurganlığının aslında onun aynı zamanda zayıflığı olduğunu öne sürüyorsunuz ya. O aslında öyle değil Adem. Doğaya dikkatle bakacak olursan erkek ögelerin, şiddet yanlısı, anlaşmacı tutum içinde olmayan, sürekli gergin ve kızgın olduklarını görürsün. Oysa dişilerin doğurgan, eğitici, bir arada durmayı ve güven içinde olmayı sağlayıcı davranışlar içinde yavrularına sahip çıktığını görürsün. Bu durum insan cinsinde de mevcuttur. Kadınlar, bu davranış biçimleri ile hem dişilerini hem de erkeklerini toplum olma yolunda eğitmiştir. Özellikle etobur hayvanlara bakarsan bireysel yaşarlar, kendi yiyeceklerini kendileri edinirler ve asla başkası ile paylaşmazlar. İşte bu hayvan türlerinde bile dişiler yavrularına yiyecek temin ederler ve onların hem hayatta kalmasını sağlarlar ve hem d o yavrulara hayatta kalmayı öğretirler. İlkel insan da tıpkı böyle idi. Düşünsene erkek hayvanlar gibi davranışları olsa idi insan dişisinin de ne üreyebilirdik ne de hayatta kalabilirdir. Bir yavru iken savunmasız halde dişiler de erkekler gibi yavruları bırakıp gitse sence dünya nasıl olurdu? Hangimiz daha güçlüyüz? Hangimiz daha benciliz? Hangimiz türün devamını sağlamış? Doğurmak sence hala eksiklik mi? Anabakım davranış şekli sayesinde milyonlarca yıl sonra hala buradasın ve bu yazıyı okuyabiliyorsun Adem. Bunu asla unutma. Dişiler de erkekler gibi bireyci davranış biçimi geliştirmiş olsa idi aslında genel olarak insan dahil hiçbir canlı türünün devamı olmazdı. Bitkisel yaşardık artık.

    Etobur veya ot obur tüm hayvan türlerinde erkek cinsi bireyci, rekabetçi, uyum içinde yaşamaya elverişli olmayan cinstir. Bu durum toplumsallaşmaya gidildiğinde de değişmediği için erkek hayvanı dişiler için savaşmaya, dişiler üzerinde üstünlük kurmaya devam etti. Tüm savaşçı tantana arasında dişi insan, insan gruplarını bir arada tutmaya milyonlarca yıldır devam etti. Kadın, insan topluluklarının neredeyse her açıdan mimarı iken gelin görün ki şimdi ‘’İstanbul Sözleşmesi’’ kadar bile edemiyor.

    Bir şiire hiç yakışmayacak
    Bir kelime gibi yaşıyorum şimdi.

    Fıtrat dediğimiz şeyi Kafka’ya sormak lazımdır. Babasının otoritesi altında büyürken şekillenen şey midir fıtrat?

    Kadın fıtratı nedir mesela? İçinde büyüdüğü taşlaşmış yapılanmanın ortasında ruhuna diz çöktürülürken isyanının dile gelemeyişi midir? Töresel imgelerle sunulan, sınıfsal, cinsel ötekileştirmenin öğrenilmiş çaresizliği midir kadın fıtratı? Yabanıl duygulara yabancılaşırken şehirli, yeni moda fıtratlarımız ile biz insani olan ne varsa kitaplara hapsedip dilimizin ucunda şiirden şarkı sözleri ile köpüren dalgalarla paylaşılan bir video görüntüsünde geçen yüzlerce katledilmiş kadının akıbetini beklemek midir fıtrat?


    D...

  • Maria Puder
    Maria Puder

    Nurgülcüğüm bir yazı bir şiir atayım senin için buraya rastgele. Ben hepsini seviyorum. Hımm gözler, sadece organ. Teşekkür ederim canım.

    :)


  • Kaideyi Bozan İstisna
    Kaideyi Bozan İstisna 01.09.2022 - 12:30

  • Kaideyi Bozan İstisna
    Kaideyi Bozan İstisna

    Günaydın serbest kitle

  • Maria Puder
    Maria Puder

    Goooddddd Morningggggggggggg Kürsü

    :))



  • Kaideyi Bozan İstisna
    Kaideyi Bozan İstisna 01.09.2022 - 01:08

  • Anlamsız Cümlelerin Gizli Öznesi
    Anlamsız Cümlelerin Gizli Öznesi

    Enstrümantal müzikler beni çok seviyor

  • Kaideyi Bozan İstisna
    Kaideyi Bozan İstisna

    Uyu güzel bebeğim, sevdiğim, sevdiceğim
    Uyu sonsuza değin, uyu sonsuza değin
    Uyu sonsuza değin, uyu sonsuza değin
    Uyu güzel bebeğim, uyu sonsuza değin
    Uyu güzel bebeğim, sevdiğim, sevdiceğim
    Uyu sonsuza değin, uyu sonsuza değin

  • Maria Puder
    Maria Puder

    Defterde üyeliği olan varsa beklerim


    https://www.edebiyatdefteri.com/siir/1449060/konu-mandalina-olsun.html

  • Anlamsız Cümlelerin Gizli Öznesi
    Anlamsız Cümlelerin Gizli Öznesi

    Kürsüye yazdıklarınızı silince ne oluyor

  • Maria Puder
    Maria Puder

    Çok anlamlı benim için. Teşekkür ederim.

    :)

  • Ëlïf Këy
    Ëlïf Këy

    Bak sennnnnn , :)

    ama silmiştim yine gelsin ben seviyorum

    Bu defa senin için Maria :)

  • Anlamsız Cümlelerin Gizli Öznesi
    Anlamsız Cümlelerin Gizli Öznesi

    Halledeceğim Maria

  • Maria Puder
    Maria Puder

    Elif o film müziğini paylaşmayacaktın. Ben tersin pisiyim. Yazdırmayın bana böyle şeyler, gardım düşüyor.

    :))

  • Ëlïf Këy
    Ëlïf Këy

    Kürsünün parlak ışıkları marianın üstünde vayyy :))

    Like yaptım ,

  • Maria Puder
    Maria Puder

    Gizli özne mesajlara kapatmışsın profilini. İlk kez sana mesaj göndermek istedim, profilin kapı duvar. Bir soru sormak istiyordum. Nasıl yapacağız, duman işi de zor şimdi?

    :)

  • Maria Puder
    Maria Puder

    Nurgül de beğenmiş.

    :)

  • Anlamsız Cümlelerin Gizli Öznesi
    Anlamsız Cümlelerin Gizli Öznesi

    Ben tam gülümsediğimde beni çok özlediğini söyle

  • Maria Puder
    Maria Puder

    Aynen öyle gözüm

    :)

  • Maria Puder
    Maria Puder

    Peki teşekkürler gizli özne

    :)

  • Delirdim Ama Bisor Niye Delirdim
    Delirdim Ama Bisor Niye Delirdim

    bu dünya sanal dünya ciğerim :)