Kültür Sanat Edebiyat Şiir

Nizar Kabbani sizce ne demek, Nizar Kabbani size neyi çağrıştırıyor?

Nizar Kabbani terimi Sîmar Masîcanik tarafından 29.04.2005 tarihinde eklendi

  • Donna Quixote
    Donna Quixote 05.12.2011 - 12:50

    beyrut'u nizar kabbani'den daha iyi anlatabilecek birine rastlamadım henüz

  • Cin
    Cin 05.03.2007 - 21:43

    sözlüklerdeki kelimeler öldü diye
    mektuplardaki sözcükler öldü diye
    öykülerdeki kelimeler öldü diye
    seni sevmenin yeni bir yolunu bulmak isterdim
    hiçbir kelimeye görünmeden


    n.k

  • Cin
    Cin 26.01.2007 - 18:08

    çağdaş arap edebiyatının önemli isimlerinden..1923-1998 yılları arasında yaşamıştır...aklıma ilkin aşkın kitabı geliyor 15 dakikamı aldı okumak :) bir de ben beyrut..deneme...

    parmaklarımla saydım
    şöyle bir sonuca vardım
    bir aşkım sensin
    iki aşkım sensin
    üç aşkım sensin
    dört beş
    altı yedi
    sekiz dokuz
    on aşkım sensin

    işte nizar kabbani

  • Hayat Suyu
    Hayat Suyu 22.08.2005 - 22:09

    Bir Kadın Yaratmakta Sufice Vehimler

    Eğer sen hayatımda olmasaydın
    Senin gibi bir kadın icad ederdim
    Boyu uzun kılıç gibi
    Gözleri berrak...
    Tıpkı yaz göğü gibi
    Yüzünü yapraklara resmederdim
    Sesini yapraklara kazırdım
    Göğüsünü Şam güvercinlerine benzetirdim
    Ve denize uzanmış bir balkona
    Suya dokunan ve batmaktan korkmayan
    Saçlarını gül bahçesi yapardım
    Beline bi kaside
    Ağızını bir şarap kadehi
    Gece boyunca meşgul olurdum
    Gerdanlığının titreyişlerini
    Kulak memelerinin musikisini
    Tasvir etmekle
    Olmasaydın kaderin sayfalarında
    Var ederdim ey sevgilim
    Şekillerden bir şekilde
    Bir parça Ay'dan ödünç alırdım
    Bir avuç deniz sedefinden
    Günün ilk ışıklarından
    Denizi, yolcuları, yolculuğu ödünç alırdım.
    Senin gözlerin için
    Yağdırırdım yağmuru...
    Sen hayatımda olmasaydın
    Yeryüzünde hava, su, ağaç olmazdı
    Yeyüzünde sen olmazdın...
    Sen olmasaydın... sevgilim
    Gerçekte...Aylarca uğraşırdım
    Bu geniş alın üzerinde
    Ve aylarca...ve aylarca
    Bu ince ağız ve parmaklar üzerine...
    Yine de senin gibi bir kadın düşünürdüm
    Elleri şeffaf
    Kirpiklerinin üzerine
    İki yıldız fırlatırdım
    Yatağının üzerinde
    İki mum yakardım
    Fakat varmı senin bir benzerin sevgilim
    Nerede bulunur...?
    Nerede...?

    NİZAR KABBANİ

  • Hayat Suyu
    Hayat Suyu 04.08.2005 - 22:14

    GAZABA UĞRAMIŞ ŞİİRLER

    Şarkıcı nasıl söyler şarkısını,
    Dudakları dikilmişken efendim?
    Bir Arap şairi ölünce bugün
    Kim dua eder O'na?
    El öpmez benim şiirim
    Doğrusu sultanlara düşer
    Şiirimin ellerini öpmek!


    I
    Dostlarım
    Başkaldırmıyorsa,nedir ki şiir?
    Azgınları ve azışları devirmiyorsa,nedir ki şiir?
    Zamanda ve mekanda
    Sarsıntı yapmıyorsa, nedir ki şiir?
    Kisra Nuşirevan'ın başındaki tacı
    Yere çalmıyorsa, nedir ki şiir?

    II
    Bunun için çekiyorum isyan bayrağını
    Şu ana kadar gündüz nedir bilmeyen milyonlar adına.
    Nedir,dalla serçeyi ayıran
    Gülle sarı şebboyu ayıran nedir?
    Nedir memeyle narı ayıran
    Denizle zindanı ayıran nedir?
    Nedir mavi ayla karanfili ayıran
    Yiğitlik kelimesinin sırrını,
    Giyotinin sırrını ayıran?

    III
    Bunun için çekiyorum isyan bayrağını!
    Kediler gibi boğazlanmaya götürülen milyonlar adına
    Göz kapakları çıkarılanlar adına
    Dişleri sökülenler adına
    Sülfirik asitte eriyenler adına,kurtçuklar gibi
    Mahrum olanlar adına,
    Sesten,fikirden,dilden.
    Çekeceğim isyan bayrağını.

    IV
    Bunun için çekiyorum isyan bayrağını
    Küçük perdenin altında
    Öküz gibi oturan halklar adına
    Dostluğu büyük kaşıklarla içen halklar adına
    Develer gibi yük çeken halklar adına
    Gün doğusundan gün batısına
    Yük çeken deve gibi.
    Sudan ve arpadan başka hakkı yok
    Hasreti yok emirin karısının
    Emirin dişi köpeğinin
    Berberine ait olmaktan başka..
    Yaşasın bir demet yonca
    Yaşasın tek ilah diye Allah'a yalvaran
    Halklar adına

    V
    Ey şiirin dostları!
    Ben ateş ağacıyım,hasretlerin kahiniyim ben
    Elli milyon aşığın resmi
    sözcüsüyüm
    Sevgi ve inleyiş ehlinin ellerinde
    uyur
    Kah yasemin ağaçlarına.
    Ey dostlarım!
    Bıçağın saltanatını hep reddeden
    Bir yarayım ben..

    VI
    Ey mümtaz dostlarım!
    Dudaksızların dudağıyım ben
    Gözsüzlerin gözüyüm ben
    Okumazlara denizin kitabıyım
    ben
    Hapishane kaşalotlarına
    gözyaşıyla kazınan
    Yazılarım ben
    Bu çağ gibiyim ben,sevgilim!
    Çılgınlıklarla karşılarım çılgınlıkları
    Kırarım nesneleri çocukluk içre
    Kanımda devrim ve limon kokusu
    Hep bildiğiniz gibiyim ben
    Hoşlanırım kanun çiğnemekten
    Hep bildiğiniz gibiyim ben
    Şiirleyim...
    Yoksa var olmak istemem...

    VII
    Dostlarım!
    Hakiki şiir sizsiniz.
    Gülmenin de ehemmiyeti yok
    surat asmanın da
    Sultana öfkelenmenin de
    Siz benim sultanlarımsınız
    Sizden şeref,kuvvet,kudret
    istiyorum
    Tuz ve taş üstünde uyuyan
    şehirlerde
    Şiirlerim yasak.
    Şiirlerim yasak,
    Çünkü insana
    Sevginin ve medeniyetin
    kokusunu taşıyor
    Şiirlerim reddedildi,
    Çünkü her beyti muştu taşıyor
    Dostlarım!
    Sizi bekletmekteyim hala
    Kıvılcımı tutuşturmak için...

    NİZAR KABBANİ

  • Hayat Suyu
    Hayat Suyu 04.08.2005 - 22:13

    Suriye'de varsıl bir Şamlı ailenin çocuğu olarak doğdu. Şam Üniversitesi'nde hukuk okudu. Dışişlerinde çalışmaya başladı. İlk kitabı Esmerim Anlattı bana(1942) henüz on dokuz yaşındayken yayımlandı. Bu kitapla kazandığı şöhreti her geçen yıl arttı. Ülkesini birçok Avrupa ve Asya başkentinde diplomat olarak temsil eden Kabbani, yönetimle olan uyuşmazlığı nedeniyle görevinden istifa etti. Kendisi bazı kaynaklara göre Adonis'le birlikte yaşayan en büyük Arap şairi olarak görülür. Bir aşk şairi olarak tanınan Kabbani, 1967 Arap-İsrail savaşından sonra Arap şiirinde çağ açıcı bir rol oynamıştır. 'Gerileme Kitabına Dipnotlar' şiiri Beyrut'ta Al-Adab dergisinin Ağustos 1967 sayısında yayımlanır yayımlanmaz bütün Arap dünyasında yasaklanmış ve Arap edebiyatının ilk samizdat örneği olarak gizlice elden ele dolaşmaya başlamıştır. Bu şiirin yayımlanışı aynı zamanda Al-Adab Al-Huzarani (Haziran Edebiyatı) akımını da doğurmuştur. Haziran Hareketi'nin kurucusu ve önde gelen şairi Kabbani, gerek 19550'lerdeki şiirde sadeleşme hareketinde, gerekse 1967'deki 'Altı Gün Savaşı'nın ardından patlayarak çığ gibi artan politik şiirde Arap şiirinin yol göstericisi olmuştur. Şiir kitaplarından bazıları şunlardır: Nizar Kabbani'den Şiirler (1957) , Yeşil Bir Lambadır Şiir (1964) , Geçkin Bir Kadının Güncesi (1968) , Aşk Kitabı (1970) , Yüz Aşk Mektubu (1972) Yasak Şiirler (1972) .

    Kaynak: www.yitikulke.com