Kültür Sanat Edebiyat Şiir

mecelle-i ahkam-ı adliye sizce ne demek, mecelle-i ahkam-ı adliye size neyi çağrıştırıyor?

mecelle-i ahkam-ı adliye terimi Erhan Aydemir tarafından 19.09.2003 tarihinde eklendi

  • Eda Yıldırımtürk
    Eda Yıldırımtürk 13.06.2005 - 01:53

    ''Nadir yok hükmündedir''

  • Eda Yıldırımtürk
    Eda Yıldırımtürk 10.04.2005 - 13:45

    Prof.Dr. Osman Öztürk...

  • Serkan Barındırır
    Serkan Barındırır 18.11.2004 - 18:51

    mecelle kanunu

  • Anıl Süter
    Anıl Süter 14.10.2004 - 20:15

    ilk islam medeni kanunu

  • Durmus Hilmi Gecer
    Durmus Hilmi Gecer 13.12.2003 - 23:10

    68.
    Bir seyin umuru batinada delili, o seyin makamina kaim olur.
    (Her hangi bir seye razi olmak veya razi olmamak gönülde gizlidir. Ama gönülde gizli olan razi olma veya olmama hususuna delil olan bazi haller, razi olmak ve ya olmamak seklinde degerlendirilmesine yol acar.)

  • Durmus Hilmi Gecer
    Durmus Hilmi Gecer 13.12.2003 - 23:04

    67.
    Sakite bir söz isnad olunamaz, lakin ma'razi hacette sükut beyandir.
    (Susan bir kimseye susmasiyla su sözü söylemis oldu denemez, ama gerektigi yerde susan kimsenin sususu beyandir. Mesela, Her hangi bir yabanci, bir kimsenin malini yaninda lüzumsuzluk yaparak, bir baskasina satmaya kalksa ve bu durumda mal sahibi o an sussa, onun susmasi, bu satista o lüzumsuzu vekil tayin ediyor manasina gelmez, burada susan adama vekalet verdim sözü isnad edilemez ve adam sonradan huzuzunda gerceklesen bu satisi iptal edebilir.
    Ama bir kisi sahibinin gözünün önünde malini kullansa ve sahibi, bu malin kullanimiinin ücrete tabi oldugunu söylese de, o adam kullanmaya devam etse, kullanici, sususuyla, ücret ödemeyi kabul etmis hükmündedir, ve ücreti ödemek zorundadir, zira ma'razi hacette sükut beyandir.)

  • Durmus Hilmi Gecer
    Durmus Hilmi Gecer 13.12.2003 - 22:50

    66.
    Sual cevabda iade olunmus add olunur.
    (Mahkeme esnasinda davaci 'benim bu adamdan su kadar mikdar alacagim vardir' dese, davaliya hakim 'bu mikdarda bir borcun var midir diye sordugunda, bu suale 'evet' veya 'vardir' seklinde cevap veren davali, bu cevabiyla, soruda mündemic bulunan iddiayi kabul edip, 'benim falancaya su kadar borcum vardir' seklinde beyanda bulunmus muamelesi görür.)

  • Durmus Hilmi Gecer
    Durmus Hilmi Gecer 13.12.2003 - 22:45

    65.
    Hazirdaki vasif lağv, gaibdeki vasif muteberdir.
    (El ile isaret edilecek sekilde, muamelenin yapildigi yerde bulunan bir seyin vasfini zikr etmek muteber degildir. Muamelenin yapildigi yerde bulunmayan bir sey icin ise zikr edilen vasif muteberdir. Mesela bir kisi, alisveris aninda alici ve saticinin gördügü bir yerdeki kir bir ati isaret ederek 'Su yagiz ati sana satiyorum' dese, alici onun yagiz olmadigini gördügünden yagiz sözüne, vasfa itibar olunmaz, satici kandirmis muamelesi yapilmaz. Ama alisveris yerinde görülmeyen bir kir at icin 'yagiz ati sana satiyorum' dese buradaki yagiz vasfi muteberdir ve satici yagiz ati satmakla yükümlüdür, bu vasif baglayici olur.)

  • Durmus Hilmi Gecer
    Durmus Hilmi Gecer 13.12.2003 - 22:35

    64.
    Mutlak itlaki üzere cari olur.
    (Genel manada söylenmis bir sey, onu özellestirici bir kayid olmadikca, genel anlamiyla degerlendirilir. Mesela bir kimse 'bana at al' diye bir baskasina vekalet verse, buradaki ibare mutlaktir, geneldir. Ama 'bana yagiz at al' dese, 'yagiz' kaydi mukayyed olan bu kelam, özellesmis olan at cesidini almayi zorunlu kilar. Birinci ifade, mutlak ifade oldugu icin, itlaki üzere yürürlüge konur.)

  • Durmus Hilmi Gecer
    Durmus Hilmi Gecer 24.10.2003 - 11:31

    63.
    Mütecezzi olmayan bir seyin ba'zini zikr etmek küllünü zikr gibidir.
    (Mesela birisin katl etmekten dolayi kisasla ölüm cezasina carptirilan katil hakkinda maktulun varisi konumundaki sahs cezasinin bazini afv ettim dese,60. madde uyarinca kelamin imali ihmalinden evla oldugundan, söyledigi söz mümkün mertebe anlamli sözmüs muamelesi cekilir. Kisas mütecezzi olmayacagindan, parcalara bölünmeyeceginden, adamin bazisini afv ettim sözü külle haml olunur yani cezasinin tamamini afv ettim seklinde degerlendirilir.)

  • Durmus Hilmi Gecer
    Durmus Hilmi Gecer 24.10.2003 - 11:19

    62.
    Bir kelamin i'mali mümkün olmazsa ihmal olunur.
    (60. maddede gectigi sekilde mümkün mertebe kelam anlamli imis gibi degerlendirilir, ama artik bunun imkansiz oldugu durumda anlamsiz ve islevsiz olduguna karar verilir)

  • Durmus Hilmi Gecer
    Durmus Hilmi Gecer 24.10.2003 - 11:17

    61.
    Manayi hakiki müteazzir oldukda mecaza gidilir.
    (Kelami hakiki manasina yormak imkansiz oldugunda mecazi manasina haml edilir)

  • Durmus Hilmi Gecer
    Durmus Hilmi Gecer 24.10.2003 - 11:13

    60.
    Kelamin i'mali ihmalinden evladir.
    (Kelamda asl olan manayi hakikidir, ama, hakiki manaya haml etme imkani yoksa, mmümkün mertebe mecazi manasina haml olunur ve batil, anlamsiz bir söz muamelesi cekilmemeye calisilir)

  • Durmus Hilmi Gecer
    Durmus Hilmi Gecer 24.10.2003 - 11:09

    59.
    Velayeti hassa, velayeti ammeden akvadir.
    (KIsinin mali üzerinde tasarruf etmeye yetkili olan kisi ve kurumlardan, o kisiye yakin olan birinci derecede velayete hak sahibi olan veliler ve varisler, kisiler üzerinde tasarruf hakki daha umumi olan kadi -hakim- dan daha önceliklidir.)

  • Durmus Hilmi Gecer
    Durmus Hilmi Gecer 20.10.2003 - 01:23

    58.
    Raiyye yani tebea üzerine tasarruf maslahata menuttur.
    (Kamulastirma veya halktan birinin tasarrufunu üstlenme, o kisinin menfaatine ise, veya menfaat ve maslahat temin edilmesi -bedelinin ödenmesi- karsiliginda yapilabilir.)

  • Durmus Hilmi Gecer
    Durmus Hilmi Gecer 20.10.2003 - 01:18

    57.
    Teberru ancak kabz ile tamam olur.
    (sadaka, hibe hediye gibi seylerde, sadece bunu hibe ediyorum gibi sözlerle temlik gerceklesmez, bizzat teslim edip temlik etmekle, alicinin eline gecmesiyle gerceklesir.)

  • Durmus Hilmi Gecer
    Durmus Hilmi Gecer 20.10.2003 - 01:13

    56.
    Beka ibtidadan esheldir.
    (bir eve pay etmeksizin sahip olan iki kisiden biri kendi hissesini kiraya veremez. ama baslangicta tek sahip olarak evinin yarim hissesini kiraya veren bir ev sahibinin bu yaptigi kira sözlesmesi, -sonradan ortaya cikan bir ikinci ortagin hakkini tescil ettirmesinden sonra- ortadan kalkmaz. baslangicta iki ortakli iken yapilamayan kiraya verme islemi, ikinci ortagin kira sözlesmesinden sonra ortaya ciktigi durumda caiz hale gelir. ibtidaen caiz olmayan sey bekaen caiz olmus olur)

  • Durmus Hilmi Gecer
    Durmus Hilmi Gecer 20.10.2003 - 01:01

    55.
    Ibtidaen tecviz olunmayan sey bekaen tecviz olunabilir.
    (Baslangicta caiz olmayan bir sey, yeni gelismelerle caiz hükmüne girebilir)

  • Durmus Hilmi Gecer
    Durmus Hilmi Gecer 20.10.2003 - 00:58

    54.
    Bi'z-zat tecviz olunmayan sey, bittabi tecviz olunabilir.
    (Bazi hükümlerde kendisi asaleten ´caiz olmayan bir sey, baska bir seye tabi olmak haysiyetiyle caiz olabilir.)

  • Durmus Hilmi Gecer
    Durmus Hilmi Gecer 15.10.2003 - 00:15

    53.
    Aslin ifasi (kabil oldugu halde bedeli ifa olunmaz, amma aslin ifasi) kabil olmadigi halde bedeli ifa olunur.
    (mesela gasb edilen bir malin kendisini geri vermek asildir. gasb olunan malin iadesi mümkün olmadigi durumda, bedeli iade olunur)

  • Durmus Hilmi Gecer
    Durmus Hilmi Gecer 14.10.2003 - 00:51

    52.
    Bir sey batil oldukda onun zimnindaki sey dahi batil olur.
    (Bir anlasma yanlis oldugu anlasilmakla gecerliligini kayb etse o anlasmaya dayanarak olusan diger hukuki durumlar da ortadan kalkar)

  • Durmus Hilmi Gecer
    Durmus Hilmi Gecer 14.10.2003 - 00:46

    51.
    Sakit olan sey avdet etmez
    Bir kimse elindeki hakkindan ferakat ettigini beyanla o hakkini iskat etse sonra ortadan kalkan bu hak tekrar tahakkuk etmez)

  • Durmus Hilmi Gecer
    Durmus Hilmi Gecer 14.10.2003 - 00:44

    50.
    Asil sakit oldukda fer'i dahi sakit olur
    (mesela alacakli borclusunun borcunu afv ettigini beyan etse, kefilin de üzerinden düsmüs olur, bilahare kefilden taleb edemez)

  • Durmus Hilmi Gecer
    Durmus Hilmi Gecer 14.10.2003 - 00:42

    49.
    Bir seye malik olan kimse, o seyin zaruriyatindan olan seye dahi malik olur.
    (mesela bir kilidi alan kimse, satis islemi esnasinda zikr edilmese bile, onun anahtarina da sahip olmus olur.)

  • Durmus Hilmi Gecer
    Durmus Hilmi Gecer 14.10.2003 - 00:38

    48. Tabi olan seye ayrica hükum verilemez
    (mesela bir bahcenin icinden gecme hakki, sulama hakki gibi o bahceye tabi olan haklar, bahce satilmaksizin müstakil olarak satilamaz)

  • Durmus Hilmi Gecer
    Durmus Hilmi Gecer 06.10.2003 - 00:29

    47.
    Vücudda bir seye tabi olan hükümde de ona tabidir.
    (Muamele ve anlasmalara konu olan esyanin icindeki her sey, aksi bastan belirtilmedikce o esyaya tabidir. dogurmak üzere olan hayvan satildiktan sonra 'ben hayvani sattim, karnindaki yavruyu degil' deyip geriye istenemez)

  • Durmus Hilmi Gecer
    Durmus Hilmi Gecer 06.10.2003 - 00:17

    46.
    Mani ve mukteza tarruz ettikte, mani takdim olunur.
    (BIr seyi yapmayi gerektiren bir durum ayni zamanda da yapilmasina engel olan bir baska durum varsa, engel olan durum itibara alinir.)

  • Durmus Hilmi Gecer
    Durmus Hilmi Gecer 06.10.2003 - 00:14

    45.
    Örf ile tayin nass ile tayin gibidir.
    (Dini kanun kaynagi olan ayet hadislerle belirleme neyse, örfün belirleyiciligi de o nisbette muteberdir)

  • Durmus Hilmi Gecer
    Durmus Hilmi Gecer 06.10.2003 - 00:09

    44.
    Beyne't-tüccar maruf (ve müstehir) olan sey beyinlerinde (sarahaten) mesrut gibidir.
    (Ticaret erbabi arasinda adet halini almis, herkesin bildigi ve riayet ettigi seyler, aralarindaki anlasmalarda sart kilinmis gibidir, anlasmaya dahil sayilir.)

  • Durmus Hilmi Gecer
    Durmus Hilmi Gecer 06.10.2003 - 00:05

    43.
    Örfen maruf olan sey sart kilinmis gibidir.
    (Akidlerde, islemlerde herkesin riaet ettigi adet kabilinden bazi seylerin ayrica sart olarak zikrine gerek yoktur. Onlar aksine bir kayit olmadikca, zaten sartlarda var sayilir)

  • Durmus Hilmi Gecer
    Durmus Hilmi Gecer 05.10.2003 - 23:59

    42.
    Itibar galib saiadir, nadire degildir.
    (Bir önceki maddede oldugu gibi bir uygulamanin adet muamelesi görebilmesi icin, onun herkesce bilinen ve cogu zaman gözetilen bir uygulama olmasi gerekir)

  • Durmus Hilmi Gecer
    Durmus Hilmi Gecer 05.10.2003 - 23:57

    41.
    Âdet ancak mutterid veya galip oldugda muteber olur.
    (Hukuki olarak bir uygulamanin âdet olarak muamele görebilmesi icin onun muntazaman veya cogu zaman riayet edilen uygulama olmasi gerekir)

  • Durmus Hilmi Gecer
    Durmus Hilmi Gecer 04.10.2003 - 00:29

    40.
    Âdetin delaletiyle manayi hakiki terk olunur.
    (Toplumda adet halini aldigi sekilde artik gercek manasi kasd edilmeyip, mecaz manasi kasd edilen sözlerde, hukuken de gercek mana itibara alinmaz.)

  • Durmus Hilmi Gecer
    Durmus Hilmi Gecer 04.10.2003 - 00:24

    39.
    Ezmanin tagayyürü ile ahkamin tagayyürü inkar olunamaz.
    (Zaman ve sartlar degistikce, örf ve adete mebni vaz olunmus hükümlerin de degismesi gerektigi gercegi inkar edilemez)

  • Durmus Hilmi Gecer
    Durmus Hilmi Gecer 04.10.2003 - 00:22

    38.
    Âdeten mümteni' olan sey, hakikaten mümteni' gibidir.
    (mesela akil balig olan bir kimsenin yalan yere kendisinin birisine borclu oldugunu söylemesi, adete göre imkansiz oldugundan, bunun yalan olmasi da hakikaten imkansiz add edilir ve onun bu yöndeki ikrarina, yalana ihtimali bulunmayan söz muamelesi yapilir.)

  • Durmus Hilmi Gecer
    Durmus Hilmi Gecer 04.10.2003 - 00:17

    37.
    Nasin istimali (yani insanlarin seriata muhalif olmayan örf ve adetleri) bir huccettir (yani bir delildir) ki (ihtiyac aninda ona müracaat ve) onunla amel vacib olur.

  • Durmus Hilmi Gecer
    Durmus Hilmi Gecer 04.10.2003 - 00:15

    36.
    Âdet muhakkemdir
    (Seriata muhalif olmadikca, toplumun kabul ettigi örf ve adetlerle hüküm verilir.)

  • Durmus Hilmi Gecer
    Durmus Hilmi Gecer 03.10.2003 - 23:11

    35.
    Islenmesi memnu olan seyin istenmesi dahi memnudur.
    (rüsvet gibi alinip verilmesi yasak olan seyin baskasina yaptirilmasi dahi yasaktir)

  • Durmus Hilmi Gecer
    Durmus Hilmi Gecer 03.10.2003 - 23:09

    34.
    Almasi memnu olan seyin vermesi dahi memnudur.
    (rüsvet gibi, almasi yasak olan seyi vermek dahi yasaktir.)

  • Durmus Hilmi Gecer
    Durmus Hilmi Gecer 03.10.2003 - 23:07

    33.
    Iztirar gayrin hakkini iptal etmez
    (Zorla bir isi islemeye mecbur kilinan kisi, zorla yaptigi bu isten dolayi mesul tutulmamasi gerekir. Ama zorlama ile isledigi fiil, baskasinin hukukuna tecavüz sonucu doguruyorsa, zorlama var diye zarar altinda kalan 3. kisinin hakki da ortada birakilmaz, tazmin ettirilir)

  • Durmus Hilmi Gecer
    Durmus Hilmi Gecer 03.10.2003 - 23:01

    32.
    Hacet (ya'ni nasin ihtiyaci) umumi olsun hususi olsun zaruret menzilesine tenzil (ve zarurete binaen memnu olan seyler tecviz olundugu gibi hacet sebebiyle dahi tecviz) olunur

  • Durmus Hilmi Gecer
    Durmus Hilmi Gecer 03.10.2003 - 22:55

    31.
    Zarar bikaderil imkan izale olunur

  • Durmus Hilmi Gecer
    Durmus Hilmi Gecer 02.10.2003 - 01:06

    30.
    Def'i mefasid celbi menafiden evladir.
    (Zarari ortadan kaldirma kaygisi, yararli seyi elde etme kaygisindan önde gelir)

  • Durmus Hilmi Gecer
    Durmus Hilmi Gecer 02.10.2003 - 01:04

    29.
    Ehveni şerreyn ihtiyar olunur.
    (kacinilmasi mümkün olmayan iki serden daha hafifi tercih edilir)

  • Durmus Hilmi Gecer
    Durmus Hilmi Gecer 02.10.2003 - 01:03

    28.
    Iki fesad tearuz ettikde ehaffi irtikab ile a'zaminin caresine bakilir.
    (Iki bozuk isden birisinin olusmasi durumunda, hafif olan tercih edilerek daha agiz olanina engel olunmaya calisilir)

  • Durmus Hilmi Gecer
    Durmus Hilmi Gecer 02.10.2003 - 01:00

    27.
    Zarari eşedd zarari ehaff ile izale olunur.
    (Bir kisinin ugradigi zarari ortadan kaldirmak icin zarar veren kisinin ugrayacagi zarar, verdiginden hafif olmalidir)

  • Durmus Hilmi Gecer
    Durmus Hilmi Gecer 02.10.2003 - 00:55

    26.
    Zarari âmmi def' icin zarari hâs ihtiyar olunur.
    (Umumun zararini engellemek icin bireylerin zarari tercih olunur)

  • Durmus Hilmi Gecer
    Durmus Hilmi Gecer 30.09.2003 - 01:21

    25.
    Bir zarar kendi misliyle izale olunamaz
    (Her hangi bir zararin giderilmesi o nisbette bir zarara yol acarak degil ondan mümkün oldugu kadar daha hafif bi zarara yol acarak giderilir.)

  • Durmus Hilmi Gecer
    Durmus Hilmi Gecer 30.09.2003 - 01:17

    24.
    Mani' zail oldukda memnu' avdet eder
    Bir seyin yasak olmasina sebeb olan engel ortadan kalktiginda, yasak olan seyin yasakligi da ortadan kalkar)

  • Durmus Hilmi Gecer
    Durmus Hilmi Gecer 30.09.2003 - 01:15

    23.
    Bir özür icin caiz olan sey o özrün zevaliyle batil olur