Kültür Sanat Edebiyat Şiir

gabriel garcia marquez sizce ne demek, gabriel garcia marquez size neyi çağrıştırıyor?

gabriel garcia marquez terimi Sinem Göçer tarafından 12.09.2005 tarihinde eklendi

  • Hüzünbaz Yüzler
    Hüzünbaz Yüzler 15.08.2009 - 18:09

    yüzyıllık yalnızlıkkk..........

  • Sultan Şeker
    Sultan Şeker 01.08.2009 - 16:00

    yüz yıllık yanlızlık,kırmızı pazartesi ve anlatmak için yaşamak adlı eserlerini beğenerek okudum.ayrıca yaşamak için anlatmak adlı eseri kendi hayatını anlattığı anı kitabıdır.

  • Mehmet Şah Erincik
    Mehmet Şah Erincik 16.04.2007 - 02:00

    yalnızlık işte, ama tutkulu birşey. bir de karamsarlığı yeryüzünün...

  • Safira El-azizi
    Safira El-azizi 10.12.2006 - 01:46

    yuzyillik yalnizlik surukleyici ve anlamliydi...
    yazar nobel edebiyat odulunu de almistir...

  • Bon Jovi
    Bon Jovi 06.10.2006 - 23:58

    yüzyıllık yalnızlık romanı pek bi hoş,nedense bana cingeneler zamanını anımsatıyor.....

  • Saliha Yadigar
    Saliha Yadigar 28.08.2006 - 22:36

    Hayalet Geminin Son Yolculuğu, favori öykümdür. Bir geminin belirip kaybolma anı gibi belli belirsizdir öykü. Okuyup okumadığınızı bilemezsiniz. On İki Gezici Öykü, çok keyifli bir kitaptır.

  • Renas
    Renas 25.07.2006 - 18:03

    benim hüzünlü oruspularım

  • Anna Çilinğir
    Anna Çilinğir 25.07.2006 - 17:56

    iyi bir yazar..20 yüzyılda klasikleri okuyorum sanki..

  • Recep Bil
    Recep Bil 04.07.2006 - 22:41

    Masalımsı gerçeklik,gerçeğin masalımlaşması.Yaşamı keyiflendiren sıkıntı,sıkıntıyı hafifleten gerçeklik ve buna benzer her şey...

  • Martin Gore
    Martin Gore 25.06.2006 - 01:29

    büyük romanci....yüzyillik yalnizlik....

  • İlkay İlhan
    İlkay İlhan 16.05.2006 - 14:57

    yüzyıllıkyalnızlık

  • Depeche Mode
    Depeche Mode 21.12.2005 - 02:14

    YÜZYILLIK YALNIZLIK oku babam oku hiç s1k1lmadan..herkese tavsiye ederim..

  • İsmail Haydar Aksoy
    İsmail Haydar Aksoy 12.11.2005 - 01:38

    Uluslararası üne, 1967 yılında yayınlanan Cien años de soledad (Yüzyıllık Yalnızlık) adlı yapıtıyla ulaşır García Márquez. Daha önce yayınlanan yapıtları, Márquez’in yalıtılmış toplumu betimlemeye ve akla-aykırı öğeleri de içeren detay-gerçekçiliğine doğru yöneleceğine işaret etmişti. 1961 yılında yayınlanan El coronel no tiene quien le escriba (“Albay’a Kimse Mektup Yazmıyor”) adlı roman bu türden bir romandır. Bu romanda, emekli bir Albay, ki aynı zamanda bir iç-savaş-kahramanıdır bu Albay- hakkı olduğuna inandığı bir emekli aylığını bekler de durur boş yere. Albayın oturduğu köy, oğlunu öldüren düşmanlar tarafından işgal edilmiştir. Açlık sınırında yapayalnız yaşayan Albay, direnmekte ve teslim olmamaktadır, tıpkı oğlundan kalan dövüşken horoz gibi. Albay, Latin-Amerika’nın bir simgesi olarak belirmektedir: inatçı, mağrur, fakat değişimin dışarıdan, kendiliğinden geleceği gibi gerçekçi olmayan beklentiler içerisinde. Albay, içinde yaşadığı o küçük taşra toplumunun katı kurallarıyla sıkı sıkıya belirlenmiş bir kaderi yaşamaktadır gene de.
    1955 yılında yayınlanan ilk kitabı La hojarasca (“Yaprak Fırtınası”) ile García Márquez’in ”Yüzyıllık Yalnızlık” adlı romanla dünya çapında tanıtacağı, Márquez’in doğum kentinden esinlenerek yarattığı küçük kent Macondo’yla karşılaşıyoruz. ”Yaprak Fırtınası” ile ”Yüzyıllık Yalnızlık” denizden olabildiğince uzağa kurulmuş, Buendía ailesi tarafından temelleri atılmış, bataklık bir bölgede ve bir cangıla yakın olan ve tamamıyla yalıtılmış bir kenti betimler. “Yüzyıllık Yalnızlık”, Buendía ailesini ve her şeyin kendine özgü bir anlamı ve ritmi bulunan ve dünyadaki hiç bir kente benzemeyen Macondo’nun öyküsünü anlatır. Yeni buluşlar ve ilerlemeler, kente kapalı ve görünüşe göre değişmez görüneni aşan bilgeliği simgeleyen gezgin çingeneler tarafından ulaştırılır. Parşömenlerinde Buendía ailesinin bütün soy-ağacı bulunan çingene Melchiades’in özel bir önemi vardır romanda. Buendía ailesi kendilerini dünyanın en masum insanları olarak gören hayalciler olarak görülür. Macondo’ya kötülükler yüzyıllık bir iç-savaş olarak dışarıdan gelir: yabancı bir şirket bölgede yetişen muzlara yatırım yapar, sömürü başlar ve üç bin kişinin ölümüyle sonuçlanan bir sorun oluşmaya başlar. Ya da bir doğal afet olarak kendisini gösterir kötülükler: dört yıl süren bir fırtına. Böylelikle sürer gider yaşantı bu küçük kentte, tıpkı Eski Ahit’te anlatılan yedi kötü yıl gibi. García Márquez’in betimlediği ve oluşturduğu dünya, aynı anda gerçekçi, masalsı ve doğaüstü olma özellikleri taşıyor ki, bu özellikler daha sonraki romanlarında da (”Başkan Babamızın Sonbaharı” ile ”Kolera Zamanında Aşk” ’ta da) sürecektir.

  • Nihan Aydın
    Nihan Aydın 13.09.2005 - 17:58

    yüz yıllık yalnızlık