Başladık söze, inmedi kaleme;
İnce bir düğüm düştü kaderime.
Damla damla yandı meramım,
Puslu camın perdesinde seyranım.
Kafdağı’na kara gölgeler çöktü,
Döner dünya, bize döner;
Nice güzel yüzler söner.
Üç kuruşluk yalan için,
Dil kapılmasın hevâya.
Bir gecede hiç olduysan,
Gürbüz Ağa davet verdi,
Geldik gönül tokluğuna,
Divan bize dar olsa da
Çöktük o mumun altına.
İncik yedik, hafif yağlı;
Nar içinde bin bir devlet,
Her tanede başka hikmet,
Bir çekirdek vardır elbet,
Kime niyet, kime kısmet?
Yarsam özü akar rahmet.
Ben dediğin sevmektir,
Sevdim onu yana yana.
Gönül sana kimi sordu,
Bir nefeste özüm O'ydu.
Ben yürüdüm nice nice,
İçe döndük, kırıldık
Kırıldıkça yandık belki
Gönlümüzün ufuk çizgisinde
Her şeyin merkezinde
Hakk sıratı açar onla,
Ay yüzüne hürmet sonsuz.
Sor melekler, neden şaşkın?
Bütün mahlûk ondan sâkin.
Rıdvân bakar, cennet süsü,
Bir nefeste kovana girmiş aklım,
Uçuşur başımda cümle mahlûkat.
Çıksam arkamda yaralı bir canım;
Kopuz çalar, pekmez satar hakikat.
Dört divan kurmuş dedem, seslene;
Sırtında boş küfe
Dayanır mı nefese
Baban Allah deyü
Sarmasın aklını güve
Oldu kimi virâne
Çevirdim sayfayı şimdi,
Katman katman kelimeler;
Sildiğim ön söze doğru
Geçti gitti hep derinden.
Gönül bana beni sordu,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!