Aykut Kınay Şiirleri - Şair Aykut Kınay

Aykut Kınay

Kardeş dedi: “İlim bu!
Üç aşağı, beş yukarı;
Altıda bir durak koydu,
burhan kertede saklı kaldı.

Anladık; kondu akla mîm,

Devamını Oku
Aykut Kınay

Uzatıp su vurdular;
Ayak boynuma pek uzak.
Gelen döktü tasa niyaz.
Özüm bana seyir oldu.

Dört ayaklı meşe tahta,

Devamını Oku
Aykut Kınay

Sırra kadem bastı gönül,
Sam yeline doğru sessiz.
Yol boyunca savrulsa da
Yavaş ama özü vakur.

Hafî gördü hep inceden,

Devamını Oku
Aykut Kınay

Soluk beniz geldi yurda,
Nice civan var yanında.
Kurt postlu o yiğitlere,
Ayran sundu eren baba.

Gelin ana sofra kurdu,

Devamını Oku
Aykut Kınay

Şu harabe bahçe kalmış,
Diken dolu çorak toprak.
Kuyu açsam suyu çıkmaz,
Güneş doğar, ağaç da yok.

Köylü gelir boş çuvalla,

Devamını Oku
Aykut Kınay

Sözlerin kalıcılığında
bir iz bırakma telaşıyla
yaşıyor insan.

Bir ömür
içinde bir sır taşıyor;

Devamını Oku
Aykut Kınay

Sor beni... Sor beni şu karşı dağlara;
Ak düşmüş başıma; sırdaş kim ola?
Tüter dumanım, karşı yamaç yana...
Senden kalan bir taş buldum bayırda!

Özüm arar: "Bana senden iz lazım...

Devamını Oku
Aykut Kınay

Nefessiz gecenin rengine daldım,
Kapandı gözlerim sabaha doğru.
Seherde saçıldı yıldızlar yine,
Şuâ yağmurları kalbime yağdı.

Kayboldum sözlerde, hiçliğe uydum,

Devamını Oku
Aykut Kınay

Şu semanın yedi kızı,
Her geceye saçar süsü,
İki devrin dem gölgesi,
Göz ucunda parlar düşü.

Baş bağlamış yâri bekler,

Devamını Oku
Aykut Kınay

Hekim çekse de dişini,
Süt dişine sor gerçeği.
Çıktığında can da acır,
Azı dişin sırdaş olur.

Çok bilmektir öze perde,

Devamını Oku