Ne hatıraların silinir,
Ne de beraber dinlediğimiz şarkılar eskir.
Sadece zaman geçer,
Hayalinle dolu bir gecenin içinde.
Bir yaprak gibi solsa da yüzün, ne olur!
Köy kokuyor aklımda.
Göçmen kuşlar gibi düşüyorum yollara…
Tarlalarda mısır biçen köy kadınları,
Ham töngel, yorgun güneş…
Köy kokuyor aklımda.
Sokaklar sarıya çalıyor yine,
Akşam güneşi duvarlara yaslanmış.
Bir gölge yürüyor yavaşça kaldırımdan,
Tanıdık değil belki ama içimde bir yere yakın…
Pencerelerden sarkan sessizlikler var,
Güneş, son rengine tutunuyor ufukta,
kan kırmızısı bir vedayla
süzülüyor içimden.
Penceremin önünde
gölgeler birbirine dolanıyor;
Gün, usulca kanatlarını kapattı,
ufukta solgun bir hüzün asılı kaldı.
Kırmızıya çalan gökyüzü,
yavaşça mor bir yaraya dönüştü.
Sokak lambaları titrek bir umut gibi yanıyor,
İçimde kıpırdayan bir sızı var,
Bir umut, doğar yavaşça… akşam yıldızı gibi.
Ama her defasında
Kaybolur düşler tarlasında,
Suskun bir gecenin içine gömülür sessizce.
Al benizli yarim,
seni özlemekle başlıyor her seher.
Gözlerimde
bir gül gibi açıyor yanağındaki gülüş.
Gece, omuzlarından düşen siyah bir örtü gibi
"Nerdesin Anne?"
Ya umutlarım ne olacak şimdi,
bir avuç soluk hatırada savrulurken çocukluğum?
Son bakışın mıydı o,
gözlerindeki titrek kıpırdayış?
Ömür, Allah'ın kaleminden düşen bir satırdır;
biz yalnızca harflerini taşırız,
anlamını ise sevdiklerimizin gönlünde buluruz.
Her doğum, yeni bir sayfanın açılışıdır,
her ölüm, kitabın son noktasına yaklaşmaktır.
Anadolu’da kış gibi soğuk ellerim,
İçimde kar tutmuş suskunluklarım var.
Bir çağın yükünü taşır omuzlarım,
Geceyle örtünmüş yorgunluklarım var.
Garip bir yolcu gibi geçerken




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!