Kar yağıyor
Zaman başa sarıyor
Çocukluğum gözümde canlanıyor
Babam damı kürüyor
Annem sobayı yakıyor
Radyoda samanyolu çalıyor
Vah! Bu nasıl bir yangın?
Yağmuru yok.
Bu nasıl bir tufan?
Güneşi yok.
Zaman kül
Baharı yok.
Aşkı
Kaç milyon kuştur şimdi,
Mısraları kaç milyar yağmur?
Yüzü şiirdir şimdi
Bilmem kaç milyon şiirdir şimdi.
Göz kapaklarında bir çift turna
Yaşamak,
Dallanıp budaklanmak.
Yaşamak,
Dallanıp budaklandığın yerlerden kırılmak.
Canımdan kesildim;
Gövdem yerde,
Bıraktım, hüzünler uykuya dalsınlar
Onlar da benim gibi çok yoruldular
Gidip gidip yarayı söküp durmak
Üstündeki çiçekleri koparıp atmak
Yarayı kurcalayıp durmak
Sen benim can yanımdın;
Seni kaybettim ya
Oluk oluk can kaybındayım.
Beni yarım, beni yarınsız bıraktın.
Çıkmaz sokağının dört duvarı arasındayım
Hangi sonuna kadar açık kapı
Sadece
Gözlerden akan mıdır gözyaşı?
Dudaklarından dökülenler de ağlar
Sözün yer değiştirdiğinde gözlerinle.
Yağmur bulutu yüzünde hüzün yağar.
Nereye gitsem
Benden önce karşılanıyor hüznüm
Benden önce ağırlanıyor
Benden sonra uğurlanıyor
Yüzümde resmin
Yaşını başını almış hüzünlerim var benim... Oysaki ben onların yarı yaşındayım...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!