Gecenin gölgesi düşüyor
Kara yasa bürünmüş bulutlardan.
Hüzünlerim vurdukça dalga dalga
Gündüzlerim griye boyanıyor.
Arada kaynak yapsa da güneş,
Memleketimdi gözlerin
Niye kapattın tüm sınırlarını?..
Yaşamak,
Dallanıp budaklanmak.
Yaşamak,
Dallanıp budaklandığın yerlerden kırılmak.
Canımdan kesildim;
Gövdem yerde,
Bıraktım, hüzünler uykuya dalsınlar
Onlar da benim gibi çok yoruldular
Gidip gidip yarayı söküp durmak
Üstündeki çiçekleri koparıp atmak
Yarayı kurcalayıp durmak
Sen benim can yanımdın;
Seni kaybettim ya
Oluk oluk can kaybındayım.
Beni yarım, beni yarınsız bıraktın.
Çıkmaz sokağının dört duvarı arasındayım
Hangi sonuna kadar açık kapı
Sadece
Gözlerden akan mıdır gözyaşı?
Dudaklarından dökülenler de ağlar
Sözün yer değiştirdiğinde gözlerinle.
Yağmur bulutu yüzünde hüzün yağar.
Nereye gitsem
Benden önce karşılanıyor hüznüm
Benden önce ağırlanıyor
Benden sonra uğurlanıyor
Yüzümde resmin
Yaşını başını almış hüzünlerim var benim... Oysaki ben onların yarı yaşındayım...
Yaşıyormuş gibi yapmak
Dalından düşen
Pembe düşlü gitarın
Şarkısız kalması.
Sonbahar,
Nağmesini toprağa karışa karışa söyler.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!