İyiydim ben;
Rüzgarlarla bir olup, yağmurlar hasta etti beni.
Oysa ki biz çok iyi anlaşmıştık.
Gün boyu birlikte yürüyüp, toprağın kokusunu içtik.
Rüzgarın sazı eşliğinde,
Yağmurun türküsü dökülürken yüzüme,
Yoruldum kendimle ıslanmaktan;
Göz kapaklarım taşıyamıyor ağırlığımı.
Kirpiklerim kilitleniyor birbirine.
Yorgun göz bebeklerim,
İçime akıtıyor pınarlarını;
Yaprak misaliyim içinde.
Neyim mi var?
Neyim yok ki.
Neyim var ki.
Ait olmadığım yerin yamasıyım;
İkide bir dikişlerim atmakta.
Ne gidebildim, ne kalabildim
Yangınına koşup gelenler, öyle hızlı dönerler ki normal hayatlarına, bakakalırsın... Oysaki yangın sönmemiş, daha da büyümektedir. Bu hayatta, herkes kendi yangınını kendi taşır omuzlarında...Sevgi Gül İlkaN
Tamam da.
Ben, kuşu öldüğü için ağlayan bir insanım.
Kuşumu oğlum diye seviyordum.
Uyanır uyanmaz hemen
Suyuna, yemine bakıp
Kafesini temizliyordum.
Yüreğinin tepesinde yine o yerde
Kayalıklarına tutunuyor ellerim
Bir gidip bir geliyor titreyerek.
Ne yana dönsem, ne yana baksam
Sağım, solum uçurumun d/iplerinde.
Bir yanı başımda oğlum derin uykularda.
Hayaline gömülen adamı
Uzaktan seyrediyordu kadın.
Serseri kurşunlara hedef
Seçilmişti onun da yüreği.
Rüzgarına kapılmış düşüyor
Üşüyordu soğuk teninde.
Eminönü'nde Gezerken Tebessümümden Düşen Şiir
Bir kısmı sağ şeritte, bir kısmı sol şeritte trencilik oynuyorlar
Eminönü çarşındaki insanlar.
Arada bir oyunbozancılık yapanlar olmasa
Geçekten hoş bir tablo benim ayaklı tablolarım...
Benim annemin elleri toprak kokardı hep...
Yağmur yağıyor; ''toprak annem kokuyor.''
Bağımız, bahçemiz, annemin ellerinden selam getirdi.
Anılar ellerimden tuttu
Oradan oraya yağdırıyor.
Bana bakıyorlarsa baksınlar,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!