Sevgi Gül İlkan Şiirleri - Şair Sevgi Gü ...

Sevgi Gül İlkan

Kursağımda kalan hayallerim
Ayakları kırılan yılkılarım.
Gölgeme yığılıp kaldım
Kurşunsuz kurşunlu vurulmalarım.
Kalbim sana yılkı
Kalbim sana binlerce yıl yılkı

Devamını Oku
Sevgi Gül İlkan

Okuryazarlığın güneşe çıkartılmalı kimliği
Dilden akan cümle akarsularda pişmişlik akmalı

Hayattan aldığı dersle pişen
Anlam diye diye
Dünyayı kalbiyle adım adım keşfeden

Devamını Oku
Sevgi Gül İlkan

Kuşlar unutmuyorlar
Hangi pencere önünün sevinçleri olduğunu.
Ne vakit
Penceremin önünde sevinçlerini bulamasalar
Hüzünlü hüzünlü
İçeriye, içime doğru bakıyorlar

Devamını Oku
Sevgi Gül İlkan

Kuşlar ve kadınlar
Biri yeryüzünü süsler, biri gökyüzünü.

Biri, ağaçların dallarında en güzel şarkı
Biri, gitarın tellerinde en güzel türkü
Silerler dünyanın pasını.

Devamını Oku
Sevgi Gül İlkan

Boğazımda düğüm düğüm kuş uçması.
İnsan
İçi dediği yurdunu kaybettiğinde nereye yuva kurar?..

Devamını Oku
Sevgi Gül İlkan

Gözlerimin
Dünlerimin zihnine dizdiği tüm resimlerini
Gönül ocağımda yakıp rüzgara verdim
Şu küllü siyah bulutlar sana yolcu

Gönlümdeki tahtını yıktım, tacını kırdım

Devamını Oku
Sevgi Gül İlkan

Acının tarifini yapıyoruz.
Malzemeler bizden
Yanmak bizden
Pişmek bizden
Olmak bizden
Lakırtısı sizden!..

Devamını Oku
Sevgi Gül İlkan

Deniz güneşin saçlarını örüyordu
Bir gemi gelip makas attı.
Neden yarıda kesilir ki düşler?
Neden kısa sürer mutluluk?
Oysaki
Acılar ne kadar uzun.

Devamını Oku
Sevgi Gül İlkan

Manyak ben.
Yine
Akşama kadar
Çiçekle
Kuşla
Şiirle uğraştım.

Devamını Oku
Sevgi Gül İlkan



Durağa yaklaşmak üzereyken bineceğim otobüs geçince ben de maratona katılmış gibi arkasından koşuyorum şoför yine bir iki metre kala basıp gidiyor
ben yine arkasından çok sinirleniyorum geri zekalı mısın sen ya üç dört defadır hep aynı şeyi yapıyorsun hayır yani nasıl bu şekilde denk geliyor sanki evren beni sınava tabi tutuyor gibi nasıl olsa ev yakın beş dakikada durakta olurum beklemem deyip çıkıyorum evden otobüs de yaklaşık beş dakika erken gelince aynı şey oluyor fakat ben niye akıllanmıyorum on dakika önce çıksam ya bak yine otobüsün arkasından bakıp kaldım hayır yani bu şoför bunu yapmaktan ne zevk alıyor küfür ettiğimi düşünsün diye arkasından bir şeyler söylüyorum aklımca bir nevi sinir geçirme eylemi yapıyorum yapsam ne olacak şoför beni artık tanıyor mu yoksa pek benim gibi koşan görmüyorum da diğer gelecek olana binerim rahatlığı var herkeste eee bende niye yok şoför küfür ettiğimi düşündüyse doğal olarak aynı şeyi yapacak tamam da ilkte niye yaptı hayır yani geri zekalı değil de ileri zekalı olduğunu mu ispat ediyor yok ya bu şoför geri zekalı geri zekalı demesek mi iyi de gezmek için çıkıyorum bütün şevkimi otobüsle beraber kaçırıp gidiyor ben durakta sinirimle baş başa kalıyorum ne güzel koştum işte diye yaptığım züğürt tesellisi de işe yaramıyor bu sinirimle maraton koşusunda düşünüyorum da kendimi çok komik o koşma halim ya da köyde cami önünden Köprübaşı'na kadar koşuyorum soranlara da zamanı yakalamaya çalışıyorum diyorum ya bu delirmiş dediklerini duyuyor gibiyim adım dokuza değil kesin on dokuza çıkar indir indire bilirsen sekize yetinmeyip yönümü değiştirip kayınvalideme koşuyorum odunluğun önündeki testereyi alıp evin kapısını açıyorum intikam vakti seninle bir oyun oynamak istiyorum korktun mu korktun eyvah balkona çıkıp gelinim beni öldürüyor diye ortalığı ayağa kaldırıyor şey hani şu testere filmi reklamlardaki çocuk korktun mu diyor ya hem bugün bir nisan çık ya çık içimden sen kimsin yaşlı başlı kadına böyle bir şaka yapılır mı beni hiç mi tanıyamadın daha bir kere bile karşısında sesimi yükseltmedim fakat o seni çok üzdü olsun herkes yaptığıyla kendine eder çık içimden çık bak millet duydu gerçekten öldürüyorum filan sanacaklar imdat koş koş koş ne koşması kaç kaç kaç aman neyse öf ikisinde de koşuyoruz arkana bakmadan kaç İstanbul'a kadar hem de yani aralıksız koş kaç yani zaten sen kaçmazsan bile nasıl olsa İstanbul'a kadar kovalayacak aman ya on on beş metrelik durak koşusu ne ara iller arası oldu hatta iller arası değil bölgeler arası oldu Niğde nere İstanbul nere bebeğine sebze çorbası yapmak için dolapta ne bulursa tencereye atanlar gibi kazan gibi olan kafama ne bulursam attım içindekiler de pişti oh mis vitamin mi oldu bana bu kargaşa yok yeter koş koş koş nereye kadar çok yoruldum bu yorgunlukla da zaten gezemem ben en iyisi eve gidip çay yapayım kendime anca dinlenirim. Başka bir maratonda görüşmemek üzere son olsun bu.

Devamını Oku