Gözündeki acemi avcı,
hiç sevdalanmamış.
Aşkı tanımıyor,
ama ben nereye gitsem
namlusu o yöne dönüyor.
Kırıldığımız söz,
öfkelendiğimiz bakış,
kaçtığımız yüzleşme…
Hepsi,
kendimizi tanımamız için
Zehirli bir suskunlukla büyüttüler bizi,
her sözümüz, bir kırbaç gibi indi sırtımıza.
Ama artık suskunlukla değil,
sözün ateşiyle yürüyoruz zamana!
Tarihi yazan kalem olmasak da,
İçimde çiçeklenmene dönüp bakmadın
Solup gittiğinle neden bu kadar ilgilisin?
Kırgınlığım öyle derin ki
adını duymakla başlıyor
içimdeki deprem.
Yüzünü değil,
izini silebilsem
Kendine düşman ettiğin pişmanlıklarını abartma,
Hayal kırıklıklarını sevdiklerinin mutluluğunda onar.
Umutsuzluklarında,
geride kalmış ömrünü düşün,
nasıl büyüdüğünü düşün
Korku;
Karanlığın kuytusunda saklanan kırık bir aynadır.
Bakarsan yüzünü bin parçaya böler,
her yansımada
henüz akmamış kanının sızısını duyarsın.
Hayat hoşuna mı gidiyor?
Boyun eğ...
Seyret akışını,
katıl dansına.
Geleceğe dair korkun mu var?
Bir aışveriş aracı değildir sevgi
Pazarlarda kirletip durmayın o gülüşleri
Etiket yapıştırmayın gönüllere
O,
Terazide tartılmaz.
Ağır gelir pazara çıkan kalplere




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!