kardeşiz
ne anneden,
ne babadan;
terimizi içmiş ağaçların,
ağaçları mesken tutan kuşların öz kardeşi,
otların abileri,
Kanın Coğrafyası
Burası Ortadoğu.
İnsanların gözleri göz değil artık;
içine her gün ölüm çiziliyor.
Buranın toprağı, kana doyduğunda susar.
Düşersem yok olacaktım.
Aşka tutundum
Oysa aşk, tutunulacak değil,
yanında durulacak bir yerdi.
Sevilince minnet ettim,
Muhtemelen sarılmayı icat eden dilsizdi ve sevgiye dair herşeyi bir çırpıda anlatmak istiyordu
Çocukların payından yaşıyoruz neşeleri.
Acılara seyirciyiz,
Ölüme övgüler diziyoruz.
Ondandır anlımızda kan lekesi.
Ondandır; her sevişmeye durduğumuzda
ağlaması kundaktaki bebeğin.
Bu şiir de içsel bir çatış
Gidişime aldırma,
kırılganlığıma da.
Paylaşsan benimle bu çıkmazları,
gitmezdim belki de.
Yine de uzakları göze alacak hal değil benimkisi,
Ben seni söze nakış nakış işlerim de
Senin gönlün kekeme!
Ne fayda?
Duyuyor musun?
Dağların derin yarıklarından sızan,
toprağa karışmış adımları,
yakarışları,
son nefesleri,
adakları...
Gözlerin…
bir yangının sessiz tanığı.
Dudakların,
söylenmeyen cümlenin kıyısında bekler.
Tenin,
Gülüşün; çocukları bahar vakti güneşe,
Karlı kış günlerinde eve çağıran annedir
Beni yetim koyma olur mu?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!