Zaman, çatlak testideki su gibi sessizce akarken
biz, susuzluğumuzu yanlış pınarlardan giderdik.
Gözlerimizde biriken umut
hal bilmez ellerde kurudu.
Yüreğim çarpıp duruyor,
durduğun yerde rahat dursana.
Göğüs kafesimde, gecenin omzuna başını koymuş ürkek bir at var;
adın anılınca şahlanıyor,
nal sesleriyle karanlığı bölüyor.
Kırılmadan
büyünmez insan.
Kabuk çatlamadan
tohum filiz vermez.
Acı,
Bir hayat yaşanmamışsa eğer,
bir gülüş tamamlanmamışsa,
bir ten başka bir tende
hiç ürpermemişse henüz,
ne bir gölge bırakır ardında,
ne bir iz.
acıya susulmaz,
haykır
ah'ın olayım.
çığlığın,
isyanın,
Ben şiiri, sözcüklerin değil, suskunlukların belleği sayarım.
Şiir, sesini kaybetmiş bir çocuğun bakışında gizlidir.
Ben o bakışa kelime ararım.
Zamanla yarışmam.
Zaman geçer;
Aşk aramıza yeniden dönecek,
bıraktığı yerden başlayarak.
Yüreğimize sinmiş suskunluğu
bir pencere gibi rüzgâra açacak.
Kırgınlığın tozunu silkeleyip üstümüzden,
hüngür hüngür ağlarken
sevdiğini gördüğünde gülümseyen birinin sevgisini sorgulamaya hiç bir ahlak ölçüsü yetmez.
Seni sevmek; gökyüzüne uzanıp onu mavisinden öpmek kadar meşakkatli.
Seni sevmek; suyu kaynağından içmek kadar temiz.
Seni sevmek; bir çiçeği incitmeden dalında koklamak kadar hoş
ve bir karıncayı incitmeden uzak yollar yürümek kadar merhametli.
Seni sevmek; dik bir yamaçtan koyu mavi bir denizi izlemek kadar büyülü ve muhteşem.
Başımı gidemiyorum.
Ben kuşlara
ve uzaklara hayrandım…
Göğün gölgesinde büyüdüm,
mavilik damlardı her sözümden.
Uçmayı bilmezdim,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!