Korkunun ağır bastığı ortamlardan sessiz çekilmek, cesaretin ilk nefesidir.
Zararlı sözlerin menzilinden çıkmak, sevginin sessiz yankısıdır.
Kendi ışığını aramak, karanlıkla baş başa kalabilmektir
Namlusundan fırlamış bir mermidir kalbim.
Her hedefte, arzularını ıskalayan...
Seni seviyorum,
ağacı da, kuşu da.
Denizde maviyi,
bozkırda sarıyı,
karda beyazı da.
Yokmuş gibi yapmanın
öç almaktan daha iyi olduğunu
düşünmüş olmalı...
O yüzden sustu.
Gözlerini kaçırdı
ve adımı anmadı bir daha.
Gittiğim her yere, sana geliyorum hissiyle gittiğimden,
Otobüslerde “gidiyormuşum” hissi veren ters koltukları hiç sevmedim ben.
Yine de o ayrılıktan yapılmış varışlar,
yön duygumu alıp gittiler
Sana baktığım pencerelerden.
İnsan, insana neyi aktarabilir ki?
Her söz yolda eksilir,
her duygu taşınırken yaralanır.
Gökyüzünde yıldızlar,
birbirine ışıkla selâm verir.
Artık bir sözün bile değilim,
Bir susuşun içinde kıvrılmış gölgendeyim.
Rüzgârdan yüzünü ezberledim,
Ama sen hep başka bir iklimde esiyorsun.
Ben burada,
Senin hiç uğramadığın bir suda boğuluyorum.
Kötülerin bir zırhı vardır.
Ne gölge düşer üstlerine,
ne yasa tanırlar,
ne de iz bırakırlar suç mahallinde.
Adalet, yoksulun ayak sesine kulak kabartır.
Ne yazı,
ne hazanı,
ne de kışı var —
tek mevsimlidir bu aşk.
Ve sana biçilmiş,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!