Aşk,
bir sabah gibi gelir;
henüz uyanmamış şehrin
kirpiklerine konar sessizce.
Ne kapıyı sorar,
ne izin ister yürekten;
Çağımızda aşk,
teslim olmuş yüreklerde tutsak edilmiştir.
Bu sebeple insanların çektiği aşk acısı değil,
aşkın acısıdır.
Sonbahar gitmekle kalmak arasında,
sokakta bir kadın,
saçındaki tarakla
gökyüzünü saçına bağlıyor.
İçimdeki ses:
"Adımları hızlı at,
Seni içime sığdırabildiğim kadar büyüktüm.
Olup biteni anladıkça seni anlatabiliyordum.
Bir bağlantısallıktı aşk;
Sevgimi yaratan sen,
Ve ancak senle var olabilen ben.
bahar gelmiş balam benim
gözlerinin rengini giyiniyor asmalar
ellerin dut yaprağı
yanakların turunç kokar
göğsün bereketli
ah bilmez miyim
O zaman gökyüzü
belki daha mavi değildi,
ama bakışların
daha yakındı bana.
Bu yüzden,
eski bir hayalim hâlâ durur
Barış; şehirleri fethedenlerin adının tarih kitaplarında lanetle anılması, işgalcilerin ayak izlerinin tüm coğrafyalardan bir bir silinmesidir.
İnsanın yalnızca bilen değil, bilgiyle seçebilen hâlidir barış; bilgiyi beyninde, sevdayı yüreğinde yerli yerine oturtabilmesidir.
Barış; insanın kahramanlık taslamadan, yalnızca insan olmakla yetinmesi, ölümü değil, sevgiyi yüceltmesidir.
Şeytan diyor ki:
Git, sevgini onun boş yüreğine dök.
Anlasın sevgi neymiş;
yokluğu ne kadar ağır
ve ne kadar yer kaplıyor
sevenin yüreğinde.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!