Yanımdaydın,
güne açan çiçek gibi,
banaydın.
Sesine sarılan gün,
bilinmez bir dünyadan
Bu coğrafyada ölümün bütçesi yoktur.
Bir annenin öfkeli gözleriyle tartılır yoksulluk,
bakışlarında çürür gelecek.
Bir damla umut,
iki lokma korku,
üç vakit susmak:
Yaşanmamış bir hayat,
her gün sinsi bir yaradan sızar içine insanın.
Bir acısı vardır ki ne dillenir ne susar;
her sabah yeniden kabuk bağlar,
her gece sessizce yeniden kanar.
Sessizliğe karşı
çığlığın hükümsüzdür.
Alevin işlemez
yanmayı kabul etmeyen taşa.
Zamanın kayıp tonu
dudaklarında saklı.
Öpücüklerin al rengi,
arzuların ateşi...
Kıvranır dudaklarında
Gelirsin, gelmezsin.
Seversin, sevmezsin.
Anlarsın, anlamazsın.
Ben sana bugüne kadar ne sunduysam
girişli çıkışlı, iki kapılı bu sevgi sunağında
Yalnız gelmezdin sen bu mekânlara,
Elinden tutup getirdiğin çocuklar da seninle gelir,
Neşem olurdun.
Bu çiçekler hiç yalnız bırakmazdı kır bakışlı gözlerini,
Geldiğinde onlar da gelir.
elinde iğne,
önünde gergef
ne vakit yıldızları görsem
maharetine şaşarım.
ne vakit içimden geçsen,
Yol Senin
Ardına bakmadan yürü.
Kimse senin yerine
uyanmayacak bu sabahlara;




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!