Kapat pencereleri,
dışarısı çok gürültülü
Ne sözün yankısına
ne bakışın sertliğine tahammül ediyorum artık.
Müzik bile iyileştirmiyor içimdeki sızıları.
Galiba insanın çekileceği en güzel yer, kendi içidir.
Bu işin aması yok.
İnsandan umudunu kesmeyeceksin.
Güvensizlik oradaysa, güven de burada — "Hodri meydan!" diyeceksin.
Arabaya bindiğinde şoföre,
uçağa bindiğinde pilota,
Diyorlar ki;
"Önemli olan insan olmak."
Ama bu dünyanın her yerinde de insan olunmaz ki!
At olunur bozkırlarda,
Ağaç olunur ormanlarda,
Bu hayatta bir kalbin varsa,
Sessizliğinle,
uykusuzluğunla bedelini ödersin.
Kalbin varsa
Bir bakışa yenilir,
Haydi be İstanbul, yaza ver kendini!
Kaldır başını Boğaz'dan, rüzgârı sal saçlarına, bir martı gibi çığlık çığlığa özgür bırak kendini…
Tramvay rayında gül koksun anılar. Galata biraz serseri olsun, biraz da âşık…
Simitçinin sesi karışsın çocuk kahkahasına.
Gülüşün değince akşama,
Işık adını öğrenir dudaklarından.
Gece utanır kararmaya,
Rüzgâr yönünü senden sorar,
Gün kendini erteler;
Akşam bana kalır, ben sana.
İs bulutları,
siyah yağmurlar,
bir eyleme işaret etmiyorsa,
yaşanan talandır.
Ve sen isyan ateşini yakmakta geç kalmışsan,
Size sunulan bütün sevgileri güneşe tutun içinde çocukluk yoksa sahtedir!
.
Sessizliğe karşı
çığlığın hükümsüzdür.
Alevin işlemez
yanmayı kabul etmeyen taşa.
Zamanın kayıp tonu
dudaklarında saklı.
Öpücüklerin al rengi,
arzuların ateşi...
Kıvranır dudaklarında




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!