Esmerdin...
Toprağın yağmurdan sonraki rengiydi tenin.
Uzun yolculuklardan dönen kuşların süzüldüğü gökyüzüydü gözlerin.
Sevgide savunma hükmün kendisidir.
Her şeyinizi emanet ettiğiniz biri sizden şikâyetçiyse, susun ve gidin.
Çünkü dost karşısında yapılan savunma, cezanın ta kendisidir.
Şikâyet başlamışsa, hüküm çoktan verilmiştir.
O andan sonra söz, sadece mahkûmiyeti süsler.
Aşk; çok şeyin yanı sıra,
dudaklarının meyiyle
akşamı gece,
sabahı gün etmektir.
Hayattan gün, ay, yıl çalmak,
Gittim.
Bir daha dönmemek üzere
çıkardım içimden seni
her parça,
etimden kopan bir anıydı.
Bu dünyada başkasının acısına alışmakta daha büyük bir kayıp yoktur.
Oğul
Bu çağ yarım kalmış cesaretleri ilk kutuda boğar
Alevden hançer değilsen,
sakın sokağa çıkma.
Ama gün içinde
bir çift göz,
Ellerin bir yelkeli dümeninde,
Dümeni nereye kırsan oraya yol alıyorum.
Yan yana durmuş iki göz,
İç içe girmiş iki ses gibi
Duyduğunu duyuyor,
Gördüğünü görüyorum.
Aylar sonra gördüm yüzünü.
Zaman, kapının önünden geçmiş içeri uğramamıştı.
Günler bir nehir gibi akmış yeşil gözlerinde
çakıl taşlarını bırakıp gitmişti
Yel, sevgilinin elleriyle dokunurmuş insana,
rüzgâr, yârin sesiyle konuşurmuş.
yüreğe saplanan diken,
gamzelerinin sırrıyla çözülürmüş.
Kirpiklerinin arasında
Ha, o mu?
Hatırladım elbette.
Gecenin kokusunu,
saçlarıyla elime tel tel çizdiğim
sevdiğimdi bir öyküde.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!