Leyla olmaya özenmedim hiç. Sevemedim Leyla olmayı… Kays’ın uğruna çöllere düştüğü, Mecnunlaştığı kadın olmayı istemedim… Ceylan gözlü olmaya soyunmadım hiç, yürekler yakıp, ocaklar söndürmek olmadı muradım… Kays, mecnun olup çöllerde gezerken, sıcak yatağımda ağlamadım ben biçare… Sevgiliye hasreti ok gibi kirpiklerimden akan kanlı yaşlar anlatmadı ve o ok gibi kirpikler saplanmadı kimsenin yüreğine acıtmadı, kanatmadı… Başka mecnunlar olmadı etrafımda bir sözümle ölecek, bir gülümseyişime dünyayı yerle bir edecek…
Şirin olmak da değildi amacım. Ferhat’a dağları deldirip, sonra Hüsrev’le evlenmeyi amaçlamadım… Hiç kara sevdalım olmadı benim… Karlı dağları delecek, her kazmada ömründen, sevdasından verecek, sevdiği hayat bulsun diye gözünü kırpmadan ölecek…
Zin’de olmadım ben. Bana tutkun, bana sevdalı, bana hasret Bekolar yoktu etrafımda… Mahzun ve mazlum ve zavallı ağlamadım geceler boyu Mem’e kavuşamadım diye… Mezarım da olmayacak benim Mem’in yanında…
Aslı gibi peşimden koşturmadım Keremleri… En mutlu olduğu günde yakmadım Kerem’i bir “ah” için… Sonra kendi telaşımla tutuşmadım, yanmadım ben hiç…
Zühre de olmadım. Tahir’i diyar diyar sürmediler benim yüzümden… Sevdiğime âşık bir üvey annemde olmadı benim…
Kızgın camlar üzerinde yürüyen Ben–i Muhabbet kabilesine de özenmedim hiç. Hüsn’de değildim ben… Aşk’ın uğruna Kalp ülkesine yolculuk ettiği… İsmet isimli hiç dadım olmadı benim… Ne de Gayret isimli lalası Aşk’ımın…
Kimse iftira etmedi bana, kimse düşman bellemedi beni… Beni çekemeyen, sevmeyen yoktu etrafımda… Ben sadece sevdalandım yaratılanların en güzeline meftun oldum…
Ben yananlardan oldum hep… Sevdiği ile bir tek vuslat gecesi için, her şeyini bir anda silen, yok sayan Züleyha oldum… Yusuf için, Yusuf’un bir anlık ülfeti için ömrünün geri kalanında uzlete talip olan Züleyha… Cehennemini iki dünyada da sırtımda taşımaya gönüllü Züleyha…
İftira ettim, zindanlara kapattırdım Yusuf’u, kimse görmesin, sevmesin diye, Gömleğini ben yırttım, evet, gören göz anlasın, sevdiğimin çilesi uzun sürmesin diye, Yerlerde süründüm üzerime bassın da rahat yükselsin diye, Kayboldum, sır oldum, yok oldum Yusuf’um yaşasın diye, Ne Fuzulî vardı, ne Ehmedé Xané ne de Şeyh Galip destanımı yazacak, Erkek elinden çıkan destan kadının ne hissettiğini ne bilecek, Ne anlayacak ve nasıl anlatacak? Benim destanımı Rabbim yazdı semalarda, Dört büyük kitapta da okunsun, Dört büyük dince de söylensin diye, Ben, Züleyha oldum, sevda nasıl olurmuş bilinsin diye... alıntı..
Bir çocuk oyuncağını alamamış Bir kız sevdiğini saramamış Bir anne yıllardır kolları açık bekliyor oğlunu Bir adam paramparça bir çift göz için Birisi ekmek götürememiş evine Birisi aşk Birimiz dünyayı kurtaracak Birimiz yarını Birimizin aklı tutuşmuş yanıyor Birimiz bomboş kalbine bakıp birini anıyor Birimiz ayrılığın ilk günü gibi her akşam kanıyor Birimiz kıyametin koptuğuna inanıyor Birimiz çekip gitmiş yeryüzünden ellerini hâlâ açık sanıyor.. mevlana idrisi
Kaç Elif mikdârınca haykırayım sevdiğim! Gönlümde ummanlarca büyüyen bu sevdamı… Bir “He” gibi kıvrılıp, seyretsem endamını… Beraber bir “AH” olup yükselsek ötelere, Bilmem ki, bu sevdayı anlatmış olur muyuz, Kıyamette huzura çıktığımız vakitte…
EY SEVDİĞİM! Al Ömrümü Koy Ömrünün Üstüne, Senden Gelsin Ölüm Başım Üstüne... Ooof of, Bir bilsen ne cehennemlerdeyim, Bir bilsen bu yanan kaçıncı tenim! Sanır mısın ki görmez izlerini gözlerim? Duymaz mı ki kulaklarım seslenişlerini? Aklım nerelere saklasın? 'Biz' denileni? aah ahh Ruhum hangi feryada can versin bedenimde? Gözyaşım hangi 'acı kıvrımından' süzülsün yanağımın? Dudaklarım hangi hüzne büzülsün? Hangi fermana eğileyim gözLerinin Karşısında? hangi ölümler sarsın bedenimi yokluğunda... YİNEDE AH ETMEDİM SADECE SEVDİM BEN.. OLMAZ SANA KALPTEN SİTEMİM HER NE DERSEM DİLİMDEN EĞER SENİ İNCİTİRSE BU KALP, İNAN SÖKERİM YERİNDEN....
Leyla olmaya özenmedim hiç. Sevemedim Leyla olmayı… Kays’ın uğruna çöllere düştüğü, Mecnunlaştığı kadın olmayı istemedim… Ceylan gözlü olmaya soyunmadım hiç, yürekler yakıp, ocaklar söndürmek olmadı muradım… Kays, mecnun olup çöllerde gezerken, sıcak yatağımda ağlamadım ben biçare… Sevgiliye hasreti ok gibi kirpiklerimden akan kanlı yaşlar anlatmadı ve o ok gibi kirpikler saplanmadı kimsenin yüreğine acıtmadı, kanatmadı… Başka mecnunlar olmadı etrafımda bir sözümle ölecek, bir gülümseyişime dünyayı yerle bir edecek…
Şirin olmak da değildi amacım. Ferhat’a dağları deldirip, sonra Hüsrev’le evlenmeyi amaçlamadım… Hiç kara sevdalım olmadı benim… Karlı dağları delecek, her kazmada ömründen, sevdasından verecek, sevdiği hayat bulsun diye gözünü kırpmadan ölecek…
Zin’de olmadım ben. Bana tutkun, bana sevdalı, bana hasret Bekolar yoktu etrafımda… Mahzun ve mazlum ve zavallı ağlamadım geceler boyu Mem’e kavuşamadım diye… Mezarım da olmayacak benim Mem’in yanında…
Aslı gibi peşimden koşturmadım Keremleri… En mutlu olduğu günde yakmadım Kerem’i bir “ah” için… Sonra kendi telaşımla tutuşmadım, yanmadım ben hiç…
Zühre de olmadım. Tahir’i diyar diyar sürmediler benim yüzümden… Sevdiğime âşık bir üvey annemde olmadı benim…
Kızgın camlar üzerinde yürüyen Ben–i Muhabbet kabilesine de özenmedim hiç. Hüsn’de değildim ben… Aşk’ın uğruna Kalp ülkesine yolculuk ettiği… İsmet isimli hiç dadım olmadı benim… Ne de Gayret isimli lalası Aşk’ımın…
Kimse iftira etmedi bana, kimse düşman bellemedi beni… Beni çekemeyen, sevmeyen yoktu etrafımda… Ben sadece sevdalandım yaratılanların en güzeline meftun oldum…
Ben yananlardan oldum hep… Sevdiği ile bir tek vuslat gecesi için, her şeyini bir anda silen, yok sayan Züleyha oldum… Yusuf için, Yusuf’un bir anlık ülfeti için ömrünün geri kalanında uzlete talip olan Züleyha… Cehennemini iki dünyada da sırtımda taşımaya gönüllü Züleyha…
İftira ettim, zindanlara kapattırdım Yusuf’u, kimse görmesin, sevmesin diye,
Gömleğini ben yırttım, evet, gören göz anlasın, sevdiğimin çilesi uzun sürmesin diye,
Yerlerde süründüm üzerime bassın da rahat yükselsin diye,
Kayboldum, sır oldum, yok oldum Yusuf’um yaşasın diye,
Ne Fuzulî vardı, ne Ehmedé Xané ne de Şeyh Galip destanımı yazacak,
Erkek elinden çıkan destan kadının ne hissettiğini ne bilecek,
Ne anlayacak ve nasıl anlatacak?
Benim destanımı Rabbim yazdı semalarda,
Dört büyük kitapta da okunsun,
Dört büyük dince de söylensin diye,
Ben, Züleyha oldum, sevda nasıl olurmuş bilinsin diye...
alıntı..
“Buldum” diye gittim her hayalin peşinden, içim ağlayarak, Dudaklarım çatladı susuzluktan, kurudum, soldum, Gördüğüm her vahanın serap olduğunu bilerek koştum, İçim ağrısa da gözlerimden yaş gelmedi, Gözlerimden umudu, dudaklarımdan tebessümü eksik etmedim, Her “işte sevda budur” dediğimde içimden bir ses yükseldi “L” Lâ sevda, Lâ Leyla, Lâ dünya, Lâ ukbâ, Lâ ilahe… Anladım “bu yolda galiptir mağlup sayılan”, Anladım yolculuktur asıl olan…
ve anladım lâ ilâhe illâ ALLAH ve illâ MEVLÂ...
alıntı..
her yerde ve her her halde,
kalben,lisanen ve halen
hudutsuzca..
T'elifle muallak,
ve dahi
T'elife aid..
hiççç...........
Yüreğimin ucunda asılı bir efkar,
ne halimden anlar, ne aman dinler,
benden daha kara değil bilirim,
üstüme yağan geceler....
Baharımı sen alıp gittin benden
güneş yalnız senin şehrinde,
bir başka bahara göç etti kuşlar,
ben hala aynı mevsimde...
İSLAM KADINI KİŞİLİĞİNİ DİŞİLİĞİNİN ÖNÜNE GEÇİREN KADINDIR! !
GEREK KIYAFETİ,GEREK DAVRANIŞLARIYLA KİŞİLİĞİNİ DİŞİLİĞİNİN ALTINDA EZDİRMEYEN KADINDIR..
Bir çocuk oyuncağını alamamış
Bir kız sevdiğini saramamış
Bir anne yıllardır kolları açık bekliyor oğlunu
Bir adam paramparça bir çift göz için
Birisi ekmek götürememiş evine
Birisi aşk
Birimiz dünyayı kurtaracak
Birimiz yarını
Birimizin aklı tutuşmuş yanıyor
Birimiz bomboş kalbine bakıp birini anıyor
Birimiz ayrılığın ilk günü gibi her akşam kanıyor
Birimiz kıyametin koptuğuna inanıyor
Birimiz çekip gitmiş yeryüzünden ellerini hâlâ açık sanıyor..
mevlana idrisi
Kaç Elif mikdârınca haykırayım sevdiğim!
Gönlümde ummanlarca büyüyen bu sevdamı…
Bir “He” gibi kıvrılıp, seyretsem endamını…
Beraber bir “AH” olup yükselsek ötelere,
Bilmem ki, bu sevdayı anlatmış olur muyuz,
Kıyamette huzura çıktığımız vakitte…
alıntıdır...
EY SEVDİĞİM!
Al Ömrümü Koy Ömrünün Üstüne, Senden Gelsin Ölüm Başım Üstüne...
Ooof of, Bir bilsen ne cehennemlerdeyim, Bir bilsen bu yanan kaçıncı tenim!
Sanır mısın ki görmez izlerini gözlerim? Duymaz mı ki kulaklarım seslenişlerini? Aklım nerelere saklasın? 'Biz' denileni? aah ahh Ruhum hangi feryada can versin bedenimde? Gözyaşım hangi 'acı kıvrımından' süzülsün yanağımın? Dudaklarım hangi hüzne büzülsün? Hangi fermana eğileyim gözLerinin Karşısında? hangi ölümler sarsın bedenimi yokluğunda...
YİNEDE AH ETMEDİM SADECE SEVDİM BEN..
OLMAZ SANA KALPTEN SİTEMİM HER NE DERSEM DİLİMDEN
EĞER SENİ İNCİTİRSE BU KALP, İNAN SÖKERİM YERİNDEN....