hristiyan inancında 13 uğursuz bir sayı ve bizede geçmiş bu adet.. güzel bir olayın ardından ilk 13 günü atlatırsan dahada sana bir şey olmaz gibi bir şey işte 14. günde nazar boncuğuyla gezersin..
bir diğer özellikleride ki bu bayanlarda da rastlanır sümkürdükleri zaman mendillerindeki sümüklere bakmalarıdır. şimdi soruyorum acaba bunun ilkokuldayken bizlere gösterilen ve bizleri ürküten veremle savaş afişlerindeki öksürünce ağzından kan çıkan çocukla bir alakası varmı?
-sana bir itirafta bulunacağım sevgilim -yoksa yoksa hasan sen.. -hayır seni bir kadınla aldatmıyorum -ama.. -hayır bir erkeklede aldatmıyorum -e peki -bak çok zor bunu söylemek ama ben biyonik bir insanım.. oh söyledim -allah b*lanı versin hayvan herif senden beklenir herşey -ama sen.. ne demek olduğunu biliyormusun? -biyonik insansın işte.. ben gidiyorum sakın arama beni..
türk erkeğinin en büyük karakteristik özelliği akşam evlerine gittiklerinde çoraplarını çıkartmamakta ısrar etmeleri ve güçbela çıkarttıkları çorabı çıkarttıktan sonra koklamalarıdır.. evet çorap koklamak türk erkeklerine has bir özelliktir başka milletlerde kesinlikle rastlanmaz...
arıların bacaklarının yanında sarı bir kova vardır çiçeklerden topladıklarını koymak için he işte ben o kovanın içine girip bir gün boyunca bir arıyla beraber kırların üzerinde o çiçekten bu çiçeğe yolculuk yapmak isterdim...
alphe nin kendi sayfasına yazdığım mesajın orada 48 saat kalması.. istedim ama yapamadım belki bir ikram bir lahza dalgınlığına gelir yazdığımı silmez.. o gün benim hayalim..
içten yanmalı bir motorun buhar olan yakıtının tekrar motorun deposuna dolması.. ve böyle bir fasit daire.. biraz işlev tarifi oldu ama anlayanlar anlarlar..
bir fidanken kavak ağacına atılan bir çizik büyüdüğü zaman bir yarık haline geliyor ve insanlar onun şırıl şırıl yapraklarına beyaz dalların üzerine serpiştirilen ince siyahlıklara dikkat etmiyor da soruyorlar ve düşürüyorlar gözlerinden -şu yarık.. acaba neden?
tevekkül derler diğer adına Allaha ölesiye güvenmektir karşılığı insan ölmekten korkar ölecek kadar güvenmek çok tehlikeli sularda yüzmek gibi.. öldükten sonra ki bir annedir bu emzikli çocuğunu bırakıp giden ölesiye güvendik diyenin bizi bırakmayacağı imkanlar haricinde.. madem dönüş onadır madem insanın başına gelebilecek en iyi/kötü şey ölümdür o halde sınırsız güven sadece ona olur..
hristiyan inancında 13 uğursuz bir sayı
ve bizede geçmiş bu adet..
güzel bir olayın ardından
ilk 13 günü atlatırsan dahada sana bir şey olmaz gibi bir şey işte
14. günde nazar boncuğuyla gezersin..
bir diğer özellikleride
ki bu bayanlarda da rastlanır
sümkürdükleri zaman
mendillerindeki sümüklere bakmalarıdır.
şimdi soruyorum
acaba bunun ilkokuldayken bizlere gösterilen ve bizleri ürküten
veremle savaş afişlerindeki
öksürünce ağzından kan çıkan çocukla bir alakası varmı?
-sana bir itirafta bulunacağım sevgilim
-yoksa yoksa hasan sen..
-hayır seni bir kadınla aldatmıyorum
-ama..
-hayır bir erkeklede aldatmıyorum
-e peki
-bak çok zor bunu söylemek ama
ben biyonik bir insanım.. oh söyledim
-allah b*lanı versin hayvan herif senden beklenir herşey
-ama sen.. ne demek olduğunu biliyormusun?
-biyonik insansın işte.. ben gidiyorum
sakın arama beni..
türk erkeğinin en büyük karakteristik özelliği
akşam evlerine gittiklerinde
çoraplarını çıkartmamakta ısrar etmeleri
ve güçbela çıkarttıkları çorabı çıkarttıktan sonra koklamalarıdır..
evet çorap koklamak türk erkeklerine has bir özelliktir
başka milletlerde kesinlikle rastlanmaz...
arıların bacaklarının yanında sarı bir
kova vardır çiçeklerden topladıklarını koymak için
he işte ben
o kovanın içine girip
bir gün boyunca
bir arıyla beraber kırların üzerinde
o çiçekten
bu çiçeğe
yolculuk yapmak isterdim...
alphe nin kendi sayfasına yazdığım mesajın
orada 48 saat kalması..
istedim ama yapamadım
belki bir ikram bir lahza dalgınlığına gelir
yazdığımı silmez..
o gün benim hayalim..
içten yanmalı bir motorun
buhar olan yakıtının tekrar motorun deposuna
dolması..
ve böyle bir fasit daire..
biraz işlev tarifi oldu ama
anlayanlar anlarlar..
bir fidanken kavak ağacına atılan bir çizik
büyüdüğü zaman bir yarık haline geliyor
ve insanlar onun şırıl şırıl yapraklarına
beyaz dalların üzerine serpiştirilen ince siyahlıklara dikkat etmiyor da
soruyorlar ve düşürüyorlar gözlerinden
-şu yarık.. acaba neden?
kalabalıklar içindeyken yalnızlığın hayalini kurar insan
yalnızken ise kalabalığı düşlemez
seçer şu şu şu şu şu ve şu olsun
yeter!
tevekkül derler diğer adına
Allaha ölesiye güvenmektir karşılığı
insan ölmekten korkar
ölecek kadar güvenmek çok tehlikeli sularda yüzmek gibi..
öldükten sonra
ki bir annedir bu emzikli çocuğunu bırakıp giden
ölesiye güvendik diyenin bizi bırakmayacağı imkanlar haricinde..
madem dönüş onadır
madem insanın başına gelebilecek en iyi/kötü şey ölümdür
o halde sınırsız güven sadece ona olur..