siz sipariş ettiğim dualar ne kadar kibar ve naziksiniz ben tüm açgözlülüğümle isyan ederken kabul olmayışlarınıza siz tek tek azdırmadan seriliyorsunuz önüme.. artık kızmayacağım dilediğiniz zaman gelin ne zaman isterseniz yine azdırmayacak olanlarınız yine ihtiyaçtan hasıl olanlarınız geliniz ve dilime şükürden bal çalınız tadımlık...
gel bir pazarlık yapalım seninle en tependeki dala çıkayım ve bindiğim dalı keseyim fakat en altındaki dal tutsun beni bende seni helal süt emmiş bir fırıncıya satayım iyi düşün ben satıp fırıncı yakmazsa yakacaklar nasıl olsa yere deydirme ve öldürme yeter....
büyük bir el çağırıyorum gel hadi gelde bir kedinin yavrusunu ensesinden tutup başka bir yuvaya taşıması gibi tut ensemden ve beni başka bir yuvaya taşı ayaklarım kesilsin yerden debelenip durayım kedi yavrusu gibi ve toprağa dokununca patilerim yürüyebilmeye binlerce şükür edeyim....
atlayacağım şimdi intihar benimki ama ölmek istemiyorum.. seni emri altına alan peygamber aşkına o peygamberin rabbi aşkına 5 dakika emrim altına girsen ve ben atlasam düşmeye 5 metre kala atladığım yere doğru eser misin?
sınırdayım bunca kilometreyi bunun için geldim bir adım kaldı sadece ve namlular üzerime çevrili saydım 58 asker aynı anda sıksalar ve düşene kadar 2 mermi isabet etse 116 mermi eder 34 de yerdeyken sıksalar 150.. peki değer mi? değer anasını satayım atacağım bir adım ve yokum ondan sonra...
durun! gelmeyin üstüme üstüme hey sen! neden bakıyorsun bana bilirim aklından geçenleri senin dur! söyleme gömleğimin düğmesinin dört deliğinin içinden geçen iplerin neden çapraz olduğunu iplerin yanyana deliklerden neden geçmediğini soracaksın orjinal değil bu gömlek fabrikalar öyle diksede ben söktüm hepsini ve tekrar çapraz diktim deliyim işte açıklamama gerek var mı? şimdi git ve beni lekelerimle yanlız bırak..
tohumda mı kabahat yüzyıllardır sürülmemiş bir tarla taşlı.. gül dikersen sadece dikeni büyür bu tarlada gel etme EKME! dedim... dinlemedi etti ve ekti.. şu an hastehanede vucuduna batan dikenleri çıkartmakla meşgul...
sana gelişlerimi erteliyorum hep bir yarına birikti hepsi kazasını eda edemeyeceğim gelişlerimle dolu çıkınım pişmanlıklarım ağır geliyor. tutamadığım sözleri vermeye verip veriştiriyorum şimdi ve ben bir gelişimi daha yarına erteliyorum..
siz
sipariş ettiğim dualar
ne kadar kibar ve naziksiniz
ben tüm açgözlülüğümle isyan ederken kabul olmayışlarınıza
siz tek tek
azdırmadan seriliyorsunuz önüme..
artık kızmayacağım
dilediğiniz zaman gelin
ne zaman isterseniz
yine azdırmayacak olanlarınız
yine ihtiyaçtan hasıl olanlarınız
geliniz
ve dilime şükürden
bal çalınız
tadımlık...
gel bir pazarlık yapalım seninle
en tependeki dala çıkayım
ve bindiğim dalı keseyim
fakat
en altındaki dal tutsun beni
bende seni
helal süt emmiş bir fırıncıya satayım
iyi düşün
ben satıp fırıncı yakmazsa
yakacaklar nasıl olsa
yere deydirme
ve öldürme
yeter....
büyük bir el
çağırıyorum
gel hadi
gelde bir kedinin yavrusunu ensesinden tutup
başka bir yuvaya taşıması gibi
tut ensemden
ve beni başka bir yuvaya taşı
ayaklarım kesilsin yerden
debelenip durayım kedi yavrusu gibi
ve toprağa dokununca patilerim
yürüyebilmeye
binlerce şükür edeyim....
bir adrenalin ordusunun başkomutanı olsam
onlara kalplerinden tutup sıkacak bir konuşma yapsam
sonra ölümüne saldırsam
en önde
dört nala...
atlayacağım şimdi
intihar benimki
ama ölmek istemiyorum..
seni emri altına alan peygamber aşkına
o peygamberin rabbi aşkına
5 dakika emrim altına girsen
ve ben atlasam
düşmeye 5 metre kala atladığım yere doğru eser misin?
göğe doğru merdiven çakmaya başladım
çivilerim bitene kadar çakacağım
eğer 2 tahtam eksik kalırsa
2 bacak kemiğimi kırıp
onlara tutunacağım....
sınırdayım
bunca kilometreyi bunun için geldim
bir adım kaldı sadece
ve
namlular üzerime çevrili
saydım
58 asker
aynı anda sıksalar ve düşene kadar 2 mermi isabet etse
116 mermi eder
34 de yerdeyken sıksalar 150..
peki değer mi?
değer anasını satayım
atacağım bir adım
ve yokum ondan sonra...
durun! gelmeyin üstüme üstüme
hey sen! neden bakıyorsun bana
bilirim aklından geçenleri senin
dur!
söyleme
gömleğimin düğmesinin dört deliğinin içinden geçen iplerin
neden çapraz olduğunu
iplerin yanyana deliklerden
neden geçmediğini soracaksın
orjinal değil bu gömlek
fabrikalar öyle diksede
ben söktüm hepsini
ve
tekrar çapraz diktim
deliyim işte
açıklamama gerek var mı?
şimdi git ve beni lekelerimle yanlız bırak..
tohumda mı kabahat
yüzyıllardır sürülmemiş bir tarla
taşlı..
gül dikersen
sadece dikeni büyür bu tarlada
gel
etme
EKME!
dedim...
dinlemedi etti ve ekti..
şu an hastehanede vucuduna batan dikenleri çıkartmakla meşgul...
sana gelişlerimi erteliyorum hep
bir yarına birikti hepsi
kazasını eda edemeyeceğim gelişlerimle dolu
çıkınım
pişmanlıklarım ağır geliyor.
tutamadığım sözleri vermeye verip veriştiriyorum şimdi
ve ben bir gelişimi daha
yarına erteliyorum..