Sami dil ailesi grubu içinde yer alan ortadoğu yaygın olan dillerden biridir. İbranice, Ârâmice ve Süryânice bu dil ailesine bağlı diğer dillerdir. ve birbirine komşu olan bu dillerin birbirlerinden etkilenmemesi kaçınılmazdır. o yüzden etimolojik olarak bir kelime en fazla hangi dilde kullanılıyorsa o dile ait olduğu kabul edilir. Fakat ibrânicenin arapçadan daha kadîm bir dil olduğuda vakıadır.
tahtanın üzerindeki paslı çiviye bastım yalınayak. kanım akıp gidiyor bende onun peşinden.. akan kanımın üzerinde sörf yapıyorum. gri bir memlekette kırmızı suların üzerinde. kanım üztüme sıçrıyor. kanım bir tümseğe tosluyor. tümseğin üstünden atlıyorum. atlayıp bir söğüt yaprağına tutunmuş buluyorum kendimi. ordan bir çalının içine düşüyorum.bir arı zehrini akıtıyor ve ben içiyorum. etrafımda sinekler.. kanımın kokusuna gelmişler. davranıyorum çalıdaki dikene.saldırırken sineğe çığlık çığlığa, birden, ensemden tutup çekiyor birisi beni. bismillah.. neler oluyor nerdesin ve dahi neredeyim. karanlık düz duruyorum düşmeden. Fakat zemini hissetmiyor ayaklarım. hiçbir şeye basmadan ayakta durmak.. hem ağır değilim, bedenim.. kimler aldı bedenimi? organ mafyası.. bu onların işi parçalayıp bedenimi atmışlar beni bir köşeye.oysaki ayağıma batan paslı çivi.. tiberküloz aşısıda olmamıştım. şişecek ayağım işlerine yaramayacak. ve içtiğim arı zehri. çürütecekti er geç gözümü, parmağımı, organlarımı... iyi oldu şimdi size zahmet. biri beni uyandırsın...
yerden sıtkın sıyrılıyorum, ve gidip kendime beş tane yastık daha alıyorum. beş yastığın beşini toprağa serip yağmurun sesiyle uyumayı düşlüyorum.bir yandan uyurken diğer yandan ıslanıyorum. üşüdükçe ayaklarım ve ellerim onları kızgın demirlerle dağlıyorum. demir soğudukça demirci dükkânına gidip ateşi körüklüyorum. körüğe bir kıvılcım sıçrıyor. deliniyor ve çalışmıyor. sönmek üzere olan ateşe sönmek üzere olan nefesimden üflüyorum. üfledikçe tansiyonum düşüyor başım dönüyor ve yere düşüyorum. dükkan sahibi beni hurdalığa atıyor. hurdalıkta kendime demirden zırhlar ve kılıçlar yapıyorum. derken kapıya bir kamyon yanaşıyor. hurdaları ve beni yüklüyorlar. gidiyoruz. kamyonun yolunu bir kedi kesiyor. şöför yufka yürekli direksiyonu kırıyor. şarampole yuvarlanıyorum. göğsüme bir dal parçası saplanıyor. ve ağaçta asılı kalıyorum. beni bir serçe kurtarıyor. ve bir boing 747 nin kokpitinin üstüne bırakıyor. kafam bir buluta çarpıyor düşüyorum. yere serdiğim 5 yastığın üstüne düşüyorum. yorgunum. üşüsem bile kalkmak istemiyorum....
bir bina yapacaksanız bir temel atmak zorundasınız. bir doğru doğrudur her zaman fakat doğruyu doğru bir şekilde sıralamanız gerekir... işte insanlık vasfı öncelik temel olmalıdır. bu vasıf temeli oluşturmazsa ikili ilişkilerde o bina bir yerden mutlaka çatlayacaktır.
bu linki daha öncede vermiştim fakat içinden çıkamıyorum... sözlerini bilmeye gerek yok 'nana' anne demek bunu bilmek yeter sanırım.. keyifle dinleyin... 'ibiri nani nana' oyna benimle anne....
Sami dil ailesi grubu içinde yer alan ortadoğu yaygın olan dillerden biridir.
İbranice, Ârâmice ve Süryânice bu dil ailesine bağlı diğer dillerdir.
ve birbirine komşu olan bu dillerin birbirlerinden etkilenmemesi kaçınılmazdır.
o yüzden etimolojik olarak bir kelime en fazla hangi dilde kullanılıyorsa o dile ait olduğu kabul edilir.
Fakat ibrânicenin arapçadan daha kadîm bir dil olduğuda vakıadır.
tahtanın üzerindeki paslı çiviye bastım yalınayak. kanım akıp gidiyor bende onun peşinden.. akan kanımın üzerinde sörf yapıyorum. gri bir memlekette kırmızı suların üzerinde. kanım üztüme sıçrıyor. kanım bir tümseğe tosluyor. tümseğin üstünden atlıyorum. atlayıp bir söğüt yaprağına tutunmuş buluyorum kendimi. ordan bir çalının içine düşüyorum.bir arı zehrini akıtıyor ve ben içiyorum. etrafımda sinekler.. kanımın kokusuna gelmişler. davranıyorum çalıdaki dikene.saldırırken sineğe çığlık çığlığa, birden, ensemden tutup çekiyor birisi beni. bismillah.. neler oluyor nerdesin ve dahi neredeyim. karanlık düz duruyorum düşmeden. Fakat zemini hissetmiyor ayaklarım. hiçbir şeye basmadan ayakta durmak..
hem ağır değilim, bedenim..
kimler aldı bedenimi? organ mafyası.. bu onların işi parçalayıp bedenimi atmışlar beni bir köşeye.oysaki ayağıma batan paslı çivi.. tiberküloz aşısıda olmamıştım. şişecek ayağım işlerine yaramayacak. ve içtiğim arı zehri. çürütecekti er geç gözümü, parmağımı, organlarımı...
iyi oldu
şimdi size zahmet.
biri beni uyandırsın...
yerden sıtkın sıyrılıyorum, ve gidip kendime beş tane yastık daha alıyorum. beş yastığın beşini toprağa serip yağmurun sesiyle uyumayı düşlüyorum.bir yandan uyurken diğer yandan ıslanıyorum. üşüdükçe ayaklarım ve ellerim onları kızgın demirlerle dağlıyorum. demir soğudukça demirci dükkânına gidip ateşi körüklüyorum. körüğe bir kıvılcım sıçrıyor. deliniyor ve çalışmıyor. sönmek üzere olan ateşe sönmek üzere olan nefesimden üflüyorum. üfledikçe tansiyonum düşüyor başım dönüyor ve yere düşüyorum. dükkan sahibi beni hurdalığa atıyor. hurdalıkta kendime demirden zırhlar ve kılıçlar yapıyorum. derken kapıya bir kamyon yanaşıyor. hurdaları ve beni yüklüyorlar. gidiyoruz. kamyonun yolunu bir kedi kesiyor. şöför yufka yürekli direksiyonu kırıyor. şarampole yuvarlanıyorum. göğsüme bir dal parçası saplanıyor. ve ağaçta asılı kalıyorum. beni bir serçe kurtarıyor. ve bir boing 747 nin kokpitinin üstüne bırakıyor. kafam bir buluta çarpıyor düşüyorum. yere serdiğim 5 yastığın üstüne düşüyorum. yorgunum. üşüsem bile kalkmak istemiyorum....
bir bina yapacaksanız
bir temel atmak zorundasınız.
bir doğru doğrudur her zaman
fakat doğruyu doğru bir şekilde sıralamanız gerekir...
işte
insanlık vasfı
öncelik temel olmalıdır.
bu vasıf temeli oluşturmazsa
ikili ilişkilerde o bina bir yerden mutlaka çatlayacaktır.
bu linki daha öncede vermiştim
fakat
içinden çıkamıyorum...
sözlerini bilmeye gerek yok
'nana' anne demek
bunu bilmek yeter sanırım..
keyifle dinleyin...
'ibiri nani nana'
oyna benimle anne....
'bî' (olumsuzluk veren önek) + 'hûde' (hak,fayda)
faydasız... (farsça)
testesteron hormonlarıma..
saçlarım dökülüyor...
sayıklama, boş ve anlamsız konuşma
hayal gücünü..
zorlayıp hayaller dünyasında
kendine
zarar vermeyecek ve kendini unutturmayacak
bir devlet inşâ etmek
kelepçeliyken
arsızca..