boks tuhaf bir şeydir. çünkü içindeki herşey geriye doğrudur. sola gitmek istersen, sola adım atmazsın, sağ ayağa basarsın. sağa hareket etmek için sol ayağı kullanırsın. acıdan kaçmak yerine tıpkı çılgın birinin yapacağı gibi ona doğru adım atarsın. bokstaki herşey geriye doğrudur.
Bulut geçti Gözyaşları kaldı çimende Gül rengi şarap İçilmez mi böyle günde Seher yeli eser Yırtar eteğini gülün Güle baktıkça çırpınır yüreği bülbülün Bu yıldızlı gökler Ne zaman başladı dönmeye Kimse bilmez
eski mısırlılar gerçekten orijinal bir parfüm yaratmak için öne çıkacak ve diğerlerini bastıracak ekstra bir nota, son bir esans eklenmesi gerektiğine inanırlardı. efsaneye göre bir gün firavunun mezarında bir amfora bulunmuş. amforayı açtıklarında bir parfüm o kadar güzel ve güçlüymüş ki bir an için dünyadaki herkes kendini cennette sanmış. 12 esans tanımlanabilmiş, ama en önemlisi olan on üçüncü asla belirlenememiş. *neden? -neden mi? -ne demek, neden? -çünkü bu bir efsane, mankafa! *efsane nedir? -boş ver...
tıpkı müzikteki akorlar gibi parfüm akorunda da dört esans ya da nota bulunur. aralarında armonik bir ilişki olması için özenle seçilirler. her parfümde üç akor bulunur. baş, kalp ve temel yani toplam 12 nota baş akoru ilk izlenimi verir, birkaç dakika sonra yerini kalp akoruna bırakır, kalp parfümün temasıdır. birkaç saat sürer, son olarak da, taban akoru parfümün bıraktığı iz, birkaç gün sürer.
Şu insanlar ne de budala oluyor! Bahtın sillesini yiyince, çok kere kendi ektiğimizi biçtiğimiz halde, başımıza gelen felaketlerin sorumluluğunu güneşe, aya, yıldızlara yüklüyoruz. Sanki kaderin zorlamasıyla alçaklık ediyoruz; sanki göklerin zoruyla ahmak, doğuşumuza hâkim gezegenlerin baskısıyla hain, yıldızların etkisine boyun eğmek gerektiği için sarhoş, yalancı oluyoruz; zina ediyoruz. Ne kötülük edersek tanrıların zoruyla oluyor. Orospu peşinde koşan zamparanın hayvanlığını bir yıldıza yüklemesi çok güzel bir kaçamak doğrusu!
boks tuhaf bir şeydir. çünkü içindeki herşey geriye doğrudur. sola gitmek istersen, sola adım atmazsın, sağ ayağa basarsın. sağa hareket etmek için sol ayağı kullanırsın. acıdan kaçmak yerine tıpkı çılgın birinin yapacağı gibi ona doğru adım atarsın. bokstaki herşey geriye doğrudur.
Bulut geçti
Gözyaşları kaldı çimende
Gül rengi şarap
İçilmez mi böyle günde
Seher yeli eser
Yırtar eteğini gülün
Güle baktıkça çırpınır yüreği bülbülün
Bu yıldızlı gökler
Ne zaman başladı dönmeye
Kimse bilmez
Hayyam'ın demi, Mehmet'in soluğu
eski mısırlılar gerçekten orijinal bir parfüm yaratmak için öne çıkacak ve diğerlerini bastıracak ekstra bir nota, son bir esans eklenmesi gerektiğine inanırlardı. efsaneye göre bir gün firavunun mezarında bir amfora bulunmuş. amforayı açtıklarında bir parfüm o kadar güzel ve güçlüymüş ki bir an için dünyadaki herkes kendini cennette sanmış. 12 esans tanımlanabilmiş, ama en önemlisi olan on üçüncü asla belirlenememiş.
*neden?
-neden mi?
-ne demek, neden?
-çünkü bu bir efsane, mankafa!
*efsane nedir?
-boş ver...
Perfume: The Story of a Murderer
tıpkı müzikteki akorlar gibi parfüm akorunda da dört esans ya da nota bulunur. aralarında armonik bir ilişki olması için özenle seçilirler. her parfümde üç akor bulunur. baş, kalp ve temel yani toplam 12 nota baş akoru ilk izlenimi verir, birkaç dakika sonra yerini kalp akoruna bırakır, kalp parfümün temasıdır. birkaç saat sürer, son olarak da, taban akoru parfümün bıraktığı iz, birkaç gün sürer.
Perfume: The Story of a Murderer
"He Huan Hua” yani “Mutluluğu Bir Araya Getiren Çiçek"
İnsanın karakteri, onun yazgısıdır.
Herakleitos
"Güneşim ve yıldızlarım"
Martıları
Şu insanlar ne de budala oluyor! Bahtın sillesini yiyince, çok kere kendi ektiğimizi biçtiğimiz halde, başımıza gelen felaketlerin sorumluluğunu güneşe, aya, yıldızlara yüklüyoruz. Sanki kaderin zorlamasıyla alçaklık ediyoruz; sanki göklerin zoruyla ahmak, doğuşumuza hâkim gezegenlerin baskısıyla hain, yıldızların etkisine boyun eğmek gerektiği için sarhoş, yalancı oluyoruz; zina ediyoruz. Ne kötülük edersek tanrıların zoruyla oluyor. Orospu peşinde koşan zamparanın hayvanlığını bir yıldıza yüklemesi çok güzel bir kaçamak doğrusu!
William Shakespeare, Kral Lear
birkaç sirk sanatçısının hayal kırıklıkları.. siyah beyaz film.