Kültür Sanat Edebiyat Şiir

  • ABDÜLBAKİ BİLVANİSİ07.03.2006 - 14:07

    Gavsım sultanım efendim. Hidayet vesilem.

  • adıyaman / menzil köyü23.05.2005 - 17:01

    Kardeşlerim daha öncede anlatıldı. Kainatta mucize ve kerametler hariç hiçbir şeyi vesileler olmadan yaratılmıyor. Bunu biliyorsunuz. Ama bazıları kendi kibirlerini kıramadıklarından, başka insanların kendilerinden üstün olabileceği fikrini kabul edemediklerinden ısrarla aynı şeyleri tekrarlıyorlar.

    Yeni doğmuş bir bebek düşünün. Bu bebek ilk başta ne ile beslenir, anne sütüyle, peki Allah ona niye anneyi sebep kılmış, dileseydi anne olmadan yaşatamazmıydı. Yaşatırdı. Ama öyle yapmış. Devam edelim. Çocuk daha sonra biberonla beslenir, sonra mamayla,...... ve en sonunda katı gıdalarla. Buna itiraz eden var mı yok.

    Peki ben bu konuda bir şey soracağım. Sizce insanın manevi durumu da buna benzemez mi.

    Evliyaullah insanı bir nevi manevi sütle (feyzle) besler olgunlaşmasına sebep olur ki bu Bu da onların görevidir zaten.

    Bunun neresi garip ben anlamıyorum. İş manevi olunca insanlar, Allah'ın sebepsiz yarattığını mı zannediyorlar. Öyleyse Allah'ın sebepsiz meydana getirdiği tek bir manevi şey göstersinler (Keramet ve mucizeler hariç) . Ya kardeşim. Allah Kur'an-ı Kerim'i bile Hz Peygamber'e (S.A.V.) , Hz Cebrail (A..S) ile gönderdi. Allah 'ın insanların pek çok işini veliler eliyle yaptığına dair bir çok hadisi şerif var, isteyen onlara bakabilir. Bu hadisleri de mi inkar ediyorlar.

    Daha önce de yazdım. Bu garip lafları yazanlar arasında Kuran'ı Kerim 'i eline alıp ta Hz Musa (as) ile Hz Hızır (as) (ki Hz. Hızır velidir) kıssasını okuyan yok mu. Bu kıssa da bile Hz. Hızır'ın görevli olduğu rahatlıkla anlaşılabiliyor.

    Maddi manevi her şey vesilelerle olurken Velilerin insanların irşadına ve manevi ilerlemelerine vb. bazı şeylere vesile olmalarının nesi garip vede anlaşılmaz.

    Tasavvufta amaç önce bu benliği ve kibri temizlemektir. Şeytan 'Ben üstünüm dediği için huzur-u ilahi'den kovuldu'. Bunu bile bile ben biliyorum deyip, onca ehl-i iman'ı, ehli takvayı küfürle itham etmenin şeytanın mesleğini icra etmekten farkını bana söylermisiniz.

    Her devirde evliyaullah olmuştur ve Allah'ın izni ile kıyamete kadar da olacaktır. Şah-ı Nakşibendiler, Şah-ı geylaniler, İmam-ı Rabbaniler, Mevlana Celaleddinler, Hacı Bayram'lar Mevlana Halidler ve bunlar gibi daha niceleri. Onlara onların zamanında olmadık laflar söylenmiştir. Şimdi de söylenmesi normaldir. Mevye veren ağaç taşlanır.

    Bazıları Her şeye su-i zanla yaklaşıyorlar. İslamda su-i zan haramdır. En ednasından fasık bir müslümana karşı bile su-i zan haram iken, milyonlarca insanın Allah dostudur dediği, efendimizin mübarek soyundan gelen bir zat'a karşı böyle konuşmak nasıl bir su-i zandır siz tahayyül edin......

    Hz Peygamber'e bile Onu gördükleri halde inanmayanlar, olmadık işkenceleri reva görenler oldu ki, onun varislerine (Alimler peygamberlerin varisleridir.) de böyle lafları edenlerin ve de onları kabul etmeyenlerin olması tabi ki normaldir. Ama bu onların haklılığını değil, bahtsızlıklarını gösterir.

    'ALLAH DOSTLARINA DÜŞMANLIK EDENLERE SAVAŞ AÇAR'

    (Hadisten alıntı)

  • adıyaman / menzil köyü03.05.2005 - 14:01

    Kul İle Allah’ın Arasına Kimsenin Giremeyeceğini (Vesile Olarak) İddia Edenlere Soruyoruz. Öyleyse Peygamberlerin Şefaatini Nereye Koyacaklar.
    Kuran-I Kerim’i Gönderen Cenabı Rabbül Alemin, O Yüce Kitabını En Büyük Kelamı, Peygamberimize Ve İnsanlara Neden Hz Cebrail Aracılığıyla Gönderdi Öyleyse.
    Cenabı Rabbül Alemin Kainattaki Hemen Her Şeyi (Mucize Ve Kerametler Vebenzeri Haller Hariç) Sebeplere Bağlamıştır.
    İnsanın Günah Ve Sevaplarını Melekler Yazmıyor Mu? İnsana İlhamı Kalbinden Melekler Vermiyor Mu? İnsanları kabirde münkerle nekir sorgulamıyor mu?
    Hazreti Mikail(A.S.) Allah (C.C.) ‘In İzniyle Mevsimleri Ve Tabiat Olaylarını Kontrol Etmiyormu?
    Bu lafları söyleyenler arasında Kur’an-ı Kerimdeki Hz. Hızır ile Hz. Musa Aleyhimüsselam efendilerimizin kıssasını okuyan yok mu?
    İnsanın Canını Azrail (A.S.) Almıyormu?
    Şu koca kainatta sebepsiz olay gören var mı?
    Bunları Söyleyendemi Küfre Giriyor.
    Allah Kainattaki Hemen Herşeyi Sebeplerle Yapıyor. Buna Adetullah Denir.

    Evliyaullah’ın Allah’ın İzniyle İnsanların İrşadına, İmana Gelmelerine Ve Nefslerinin Islahına Vesile Olması ve Gene Allah’ın İzniyle Keramet Göstermesi (Ki En Büyük Kerametleri de İslamı Harfiyyen En Doğru ve Güzel Birşekilde Yaşamak Kuran ve Sünnet Çizgisinden Zerre Miktarınca Sapmamak ve Bunda Ölünceye Kadar Sebat Etmektir Ki Buna İstikamet Denir) de birer adetullah tır”. Yani Allah Kainattaki her şeyi Kullarının eliyle yapmakta ve kontrol etmektedir. Bunlarda anlaşılamayacak Ne Vardır Asıl Ben Bunu Anlamıyorum.

    Yani Yağmur bulutlardan yağar demek (vesile bilerek) küfürmüdür. Hayır değildir.

    Allah Dostları Ancak Bir Vesiledir.

    Siz Ey Tasavvufa Söz Söyleyen Kardeşlerim.

    Siz İstanbul ‘a Gitmek İsteseniz, Oraya Otobüs, Araba, Uçak, Tren Vb. Vasıtalar Kullanmıyormusunuz? (Bu Da Allah’ın İzniyledir) . Onların Vesile Olduğunu Kabul Ediyorsun. Bunu Küfür Görmüyorsun da, Evliyaullahın insanlara vesile olmasına Niye Söz Söylüyorsun.

    Onlar Sadece Ve Sadece Birer Sebeptir. Allah’a Giden Yolda Teşbihte Hata Olmasın Birer Uçak, Otobüs Vb. Mesabesindedirler. Bu Kutsi Yolun Rehberleri dirler.

    Hiçbir Tasavvuf Ehli Onlar Amaçtır Diyemez. Demez De. Onlar Araçtır. Amaç Sadece Allah’ın Rızası dır. Bundan Başka Bir Amacı Olan Hüsrandadır, Zarardadır. Onların elinden meydana gelen şeyleri direk onların kendi tasarrufu gibi görmek, yani vesile olduklarını değil de hakikatte onların yaptıklarını söylemek KÜFÜRDÜR.

    Ayeti Kerimede Bizlerin Allah’a Varmak Onun Rızasını Kazanmak İçin Vesileler Aramamız Emredilmiyor mu? Bu Ondan Başka Bir Şey Değildir.

    Lütfen Allah İçin Biraz İnsaflı Olalım ve imanımızın selameti için dikkatli konuşalım ve yazalım.

  • adıyaman / menzil köyü28.02.2005 - 14:46

    Aşağıdaki yazı menzil.net sitesinden alınmıştır.

    HADİS VE HADİSELERDE VESİLE ÖRNEKLERİ

    Vesile, iddia edildiği gibi Yüce Yaratıcı’ya başkasını ortak etmek değil, onun sevdiklerini aracı ederek ilahi huzura derdimizi arz etmektir. Vesile, nefsi aradan çıkarıp sevgilileri aracı yapmaktır. Vesile, yolu bilenle hedefe varmaktır. Vesile, aşıkların ağzı ile Allah’a yalvarmaktır. Vesile, dostların diliyle derde derman aramaktır. Bu haliyle vesile, Allah Rasulünün tavsiyelerinde de yer alır, sahabilerin hayatlarında da... Vesile, iddia edildiği gibi Yüce Yaratıcı’ya başkasını ortak etmek değil, onun sevdiklerini aracı ederek ilahi huzura derdimizi arz etmektir. Vesile, nefsi aradan çıkarıp sevgilileri aracı yapmaktır. Vesile, yolu bilenle hedefe varmaktır. Vesile, aşıkların ağzı ile Allah’a yalvarmaktır. Vesile, dostların diliyle derde derman aramaktır. Bu haliyle vesile, Allah Rasulünün tavsiyelerinde de yer alır, sahabilerin hayatlarında da... Salih insanların diğer insanlara nasıl vesile olduğunu şu hadislerden öğreniyoruz: “Allah, bu ümmete ancak aralarında bulunan zayıf görünümlü salihlerin duası, namazı ve ihlası sayesinde yardım eder.” (Nesaî) “Siz ancak içinizdeki zayıf ve garib görünümlü salih kimselerin dua ve bereketiyle ilahi yardıma ve zafere ulaşırsınız.” (Buharî, Ebu Davud, Tirmizî) “Zayıf görünümlü salihleri ihmal etmeyiniz. Çünkü siz onlar sayesinde rızıklandırılır ve ilahi yardıma mazhar kılınırsınız” (Nesaî) Konumuzla alâkalı bir başka hadiste de, bazı savaşlarda sahabe, tabiîn veya etbau tabiîn’den olan kişiler hürmetine o orduya zafer ihsan edileceği belirtilmiştir. (Buhari, Müslim) İslâm tarihinde, peygamber, veli ve alimleri vesile ederk Allahu Tealâ’dan bir şey istemenin örnekleri çoktur. Bu manada ilk vesileyi Hz. Adem (A.S.) yapmıştır. Hz. Ömer (R.A.) naklediyor: Hz. Rasulullah (A.S.) buyurdu ki: Hz. Adem (A.S.) , cennetten çıkarılmasına sebep olan hatayı işledikten sonra affedilmesi için şöyle dua etti: - ‘Allah’ım beni Muhammed’in hakkı için affeyle, tevbemi kabul buyur.’ Cenab-ı Hak: - ‘Sen Muhammed’i nereden tanıyorsun? ’ diye sorunca, Adem (A.S.) : - ‘Ya Rabbi! Beni yarattığın zaman başımı kaldırıp arşa baktığımda, arşın üzerinde, Lâ ilâhe illallah Muhammedü’r-Rasulullah yazıldığını gördüm. İsmi Allah’ın ismiyle beraber yazılan birinin O’nun katında en sevgili bir kul olduğunu anladım. Bundan dolayı onun ismini zikrederek affımı istedim.’ dedi. Allahu Tealâ: - ‘İzzet ve celâlime yemin ederim ki, o senin zürriyetinden gelecek son peygamberdir. Eğer o olmasaydı seni yaratmazdım.’ buyurdu. (Hakim, Beyhakî, Tabaranî, Heysemî) Peygamberi ve Onun Yakınlarını Vesile Yapmak Rasullah (A.S.) Efendimiz’in saadetli hayatlarında zat-ı alisini vesile ederek yapılan pek çok tevessül örneği mevcuttur. Biz, tevessülün edebine dikkat edildiğinde, bu ümmetin salihleri ile her zaman yapılabileceğini göstermek için aşağıdaki örnekleri veriyoruz: Enes b. Malik (R.A.) anlatıyor: “Hz. Ömer döneminde, müslümanlar kuraklık yüzünden kıtlık tehlikesiyle karşı karşıya geldiler. Durumu halife Ömer’e anlattılar. O da Hz. Peygamber’in amcası Abbas’ı (R.A.) yanına aldı, onu vesile ederek Allah’tan yağmur talebinde bulundu, şöyle yalvardı: - ‘Allahım! Bizler daha önce Peygamberimiz’i vesile edinerek sana niyazda bulunurduk, sen de bize yağmur verirdin. Şimdi ise O’nun amcasını vesile kılıyor ve senden talep ediyoruz; bize yağmur ihsan et.’ Dua ve vesilesi kabul edildi; o anda yağmura kavuştular.” (Buhari, Aynî) Hz. Ömer (R.A.) böyle davranmakla, Hz. Peygamber (A.S.) ’dan başka salih insanları ve özellikle Peygamber’e yakınlığı bulunan kişileri vesile edinerek yağmur isteneceği hususuna işaret etmiştir. Bu hareketi ile müslümanlara vesilenin mahiyetini anlatmak ve Kur’an’da emredilen tevessülün sadece salih amelleri değil; aynı zamanda salih zatlarla tevessülü de içine aldığını belirtmek istemiştir. Ayrıca, bu davranışı ile Ehl-i Beyt’in faziletini vurgulamak istemiştir. Allah Rasulü’nün hem nesebine, hem de edebine varis olan Ehl-i Beyt alimleri ve o şerefli silsileden gelen kâmil mürşidler, her devirde müslümanlar için Hakk’a ulaşmada en güzel vesiledirler. Onlara “el-Urvetü’l-Vüska” yani kopmayan, sağlam ip denir. Onlar, bir ucu Allah’ta, diğer ucu insanların arasında olan Hz. Kur’an’a sımsıkı sarıldıklarından, ellerinden tutanı, kalplerinden ilahi aşk yudumlayanı Allah’a ulaştırırlar. Hz. Ömer (R.A.) ’in Hz. Abbas (R.A.) ’la tevessülde bulunması, Hz. Rasulullah (A.S.) ’ın ona gösterdiği hürmete kendisinin de riayet etmesinden kaynaklanmıştır. O, böyle davranmakla Hz. Peygamber’e ittiba etmiştir. (Aynî, Umdetü’l Kari; Ali Ataç, Kelâm ve Tasavvuf Açısından Tevessül) Sahabilerin Birbirlerini Vesile Yapmaları Ebu Zur’a eş-Şeybanî anlatıyor: “Yezid bin Muaviye zamanında uzun bir müddet yağmur yağmadı. Bunun üzerine yağmur duasına çıktılar, fakat ne bulut geldi ne de yağmur yağdı. Yezid b. Muaviye, Dahhâk bin Esved’e dönüp ‘Kalkın! Bizim için yağmur isteyin! ’ dedi. O da kalktı, kollarını ileri doğru uzatarak ellerini açtı, başını semaya kaldırdı, şöyle dedi: - ‘Allahım! Bunlar benim vesilemle senden yağmur diliyorlar; onlara yağmur yağdır! ’ O daha duasını bitirmemişti ki, yağmur yağıverdi. Öyle ki, neredeyse su içinde kalacaklardı. (İbn-i Ebi’d Dünya, Resail) Hz. Muaviye (R.A.) , Yezid bin Esved el-Cureşî (R.A.) ’yi Şamlılar için vesile ederek yağmur duasında bulundu, elini açıp: - “Allahım! En hayırlımız ve en faziletlimiz vesilesiyle senden yardım diliyoruz” diye dua etti; daha evlerine varmadan yağmur yağdı.” (İbnu’s-Salâh, Ulumu’l-Hadis) İbnu Hacer el-Mekki (Rh.A.) naklediyor: “İmam Şafiî, Bağdat’ta kaldığı günlerde İmam Ebû Hanife’nin türbesine gelir, ziyaret eder, kendisine selam verir, sonra onu vesile edip Allahu Tealâ’ya ihtiyacını arzederdi.” İmam Ahmed b. Hanbel (Rh.A.) , Allahu Tealâ’dan bir şey isterken İmam Şafiî’nin ismini zikrediyor ve onun hatırına ihtiyacının giderilmesini istiyordu. Oğlu Abdullah buna hayret edip babasına durumu sorunca, İmam Ahmed: - “Şüphesiz İmam Şafiî, insanlar için güneş gibidir; herkese fayda sebebidir” demişti. Yine İmam Şafiî’ye, Kuzey Afrika’lı müslümanların İmam Malik’in ismini anarak Allah’tan birşeyler istediklerinin haberi ulaşınca, bunu hoş görmüştü. İmam Ebu’l Hasen eş-Şâzelî (Rh.A.) demiştir ki: “Kimin Allahu Teâlâ’ya arzedecek bir ihtiyacı olursa, İmam Gazzalî ile tevessül edip ihtiyacını Cenab-ı Hakk’a arzetsin.” (Nebhanî, Şevahidü’l-Hak) . Her devirde rahmete vesile olan Allah dostları bulunur. Kâmil insanlar, Allahu Tealâ’nın huzurunda insanlığı temsil ederler. Kâinatın ayakta durmasına vesile olan büyük zikri onlar çekerler. Ariflerin temiz kalbleriyle çektikleri zikirler, saf gönülleri ile yaptıkları dua ve niyazlar, hallerinden yayılan edeb, takva ve güzel ahlâk, aleme rahmet çeker. Velilerin yüzüne bakan Allah’ı zikreder; elinden tutan Allah’a gider, gönüllerinden sevgi yudumlayan Allah’ı sever. Bu da nasibi olana yeter

  • adıyaman / menzil köyü22.02.2005 - 17:22

    *******BİR SEVDADIR MENZİL*********