Kültür Sanat Edebiyat Şiir

Tuna Kafkas
Tuna Kafkas

her uçurum; bir ovaya, sevdalıdır...

  • küslük11.12.2025 - 02:50

  • Hak yerde kalmaz.11.12.2025 - 02:38



    ---

  • ötmek11.12.2025 - 02:26

  • Bizimkiler11.12.2025 - 02:13

  • aşka davet11.12.2025 - 02:02



    ---

  • _En güzel aşk zor olandır_11.12.2025 - 01:50

  • zayıf halka11.12.2025 - 01:43

  • hey11.12.2025 - 01:35

  • seher yeli11.12.2025 - 01:30

  • 20/30/40 / yirmi,otuz,kırk11.12.2025 - 01:27

    XX
    altında kaldığını sandığın çığın,
    ne denli nefesinle eriyip giden,
    kar tanecikleri olduğunu görerek,
    ov o karlarla,
    aşkın narkozu altında,
    uyuşturduğun vicdanını arkadaşım ki;
    daima yan çıktığımız benliğe vedamız,
    bir yeni selama merhaba olsun…,
    ve,
    hiç muhabbetten aciz kalmasın hayatlarımız;

    ki bilirsin,
    ellerimize tutuşturulmuş avuntular
    ve oyuncakların hiçbiri tesellimiz olmadı…,
    zaaflara vedalar nasuh mertliğinde,
    merhabalarsa, diriltici kılabiliyorsa anlamlı;

    şu beyanlarım deklarasyonum olsun ki insanlığa,
    vardığım menzillerden biri de ey yâren,
    aşkta talepsiz olmaktı…;
    ama biliyorum,
    içgörünün tebliğini;
    benliği bilmek isteğidir kavuran o meşhur ben/i…,
    ve hakikatine ermek istemektir yakıcı olan özünde
    ortadaki, tüm medeniyet mefkûrelerinde,
    oysa marifet eriyebilmek emelidir zerrelikte…,
    ve tepeden tırnağa niyaza değer olan da budur,
    anlıyor musun dilimi…,

    ki dingin bir gölün sularında,
    nazlı nazlı süzülerek yüzen
    bir kuğu zarafetiyle,
    geldin ömrüme sen hekimlerin hekimi…,

    bakışlarım bulanıktı,
    ve derinliğini su sarmaşıkları sarmıştı,
    sense yok diyordun gözlerime bakarak
    böyle bir renk, yok…;

    içi yünden ve yumuşak,
    dışı, dokunulduğunda kadife hissi veren,
    süet ve dikişleri gizli olmayan ve sağlam,
    bir eldiven kadar muhtacım sohbetine…,
    bu muhabbetten yana buzul çağın ıssızlığında ve,
    bu ayaz iklimlerin, aldığım her soluğunda,
    sana, varlığına ve pratisyen kalmışlığına…,
    ah;

    amor;
    m
    o
    r,
    diye bir olgu var batının lisanında,
    ve karartma altında asırlardır,
    yine batının kendi kancıklığında…,
    peki o halde,
    artık söndürün ışıkları doğuda da madem,
    ki içimden geçen radyasyon,
    kalbimi röntgenliyor...,
    ve yahuda ağacı astım,
    kalbimin yedi stent takılmış kollarına,